FATİH’İN İSTANBUL RÜYASI

235 Aile-15

Yazarı: Talip Arışahin

Yayınevi: Damla Yayınevi

Yayın yeri ve yılı: İstanbul/2018

Sayfa sayısı: 176

Yaş aralığı: 14+

İşlenen konular: İstanbul’un tarihi ve fethi, Fatih Sultan Mehmet’in kişiliği ve hükümdarlığı…

İstanbul’un ilk yerleşim yeri olması, bilinen tarih itibarıyla, milattan önce 700 yıllarına tekabül ediyor. İstanbul, o günden bugüne pek çok uygarlığa başkentlik yapmış bir kültür ve medeniyet şehridir. Elbette Türk-İslâm tarihi açısından İstanbul’un apayrı bir yeri vardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in, “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” hadisi ile pek çok hükümdar bu hadise mazhar olmak düşüncesiyle İstanbul’u alma girişiminde bulunmuştur. Yine Eyyub El-Ensari Hazretleri gibi ileri yaşlarda pek çok sahabe, yine bu hadise mazhar olabilmek arzusuyla, İstanbul’un kuşatmasına katılmış ve bu uğurda şehit olmuştur.

İstanbul, Bizans İmparatorluğu Dönemi’nde Bizans’ın iç çekişmeleri yüzünden oldukça hırpalanmış, ihmal edilmiş bir şehir durumuna gelmiştir. Hatta Haçlılar tarafından yağmalanan İstanbul’un kültür ve sanat eserleri, Venedikliler tarafından kendi şehirlerini süslemek amacıyla ülkelerine götürülmüştür.

Osmanlıların İstanbul önlerinde görülmeleri 14. yüzyılın ortalarıdır. Bu dönemde hem I. Bâyezîd hem de II. Murat tarafından kuşatılan İstanbul, bu kuşatmalardan kurtulur. O, zamanını beklemektedir. İşte onu fethedecek ve bir çağı kapatıp yeni bir çağı açacak “Ebu’l-Feth, Çağ Açan Hükümdar, Kayser-i Rûm” olarak adlandırılan VII. Osmanlı sultanı Fatih Sultan Mehmet (Avnî) 1432 yılının 30 Mart sabahında hayata gözlerini açar.

Fatih Sultan Mehmet; Molla Zeyrek, Molla Hüsrev, Molla Gürani, Hızır Bey, Hocazade, Şeyh Vefa Hazretleri ve Akşemseddin Hazretleri gibi zamanının büyük hocalarından çok iyi bir eğitim alır. Adeta İstanbul’un fethi için hazırlanır. İki defa -12 ve 19 yaşında- tahta çıkar. Onun en büyük hayali İstanbul’dur. Bu uğurda çıktığı yolda Allah onu yalnız bırakmaz. Büyük mücadelelerden sonra “Şehirlerin Kraliçesi” olarak adlandırılan İstanbul, 29 Mayıs 1453’te Türklerin hâkimiyeti altına girer. Böylece 1500 yıldır Doğu Roma idaresinde başkent olan İstanbul, artık Müslüman Türklerin başkenti olur.

Fatih Sultan Mehmet, şehre ilk girdiğinde canlarından, mallarından ve inançlarından endişe edenlere güvence verir.

Fethin ardından, sıra İstanbul’un tekrar imarına gelmiştir. İşe Ayasofya ile başlanır. Ayasofya, camiye çevrilir ve ilk ezan okunur. Daha sonra İstanbul’un ilim ve kültür merkezi olması yolunda diğer adımlar atılır.

Kısaca tanıtmaya çalıştığım kitapta, bu bilgilerin dışında, İstanbul’un tarihini daha ayrıntılı okumanız mümkün. Ayrıca değinmeye fırsat bulamadığım Fatih’in kişisel özelliklerini ve İstanbul’un fethi yolunda yanında yer alan hocalarını da yine ayrıntılı olarak bu eserden okuyabilirsiniz.

Son olarak resimlerle süslenen ve sonuna kaynakça eklenen kitap, hem bir belgesel hem de bilimsel bir çalışma olarak siz okurlarını bekliyor. İyi okumalar…

 

Sayfayı Paylaş