Tevazu

Tevazu, alçak gönüllülük demektir. Alçak gönüllü kimse ise, “kendi değerini olduğundan aşağı gösteren, başkalarını küçük görmeyen, büyüklenmeyen kimse, engin gönüllü, mütevazı, tevazulu” olarak tanımlamaktadır. Tevazu, bir kişilik özelliğidir. Tevazu insan kişiliğinde yer alan bir erdemdir. Belki de en önemli erdemdir.

Tevazu konusu ele alındığında gurur, kibir, ego, öz saygı gibi kişiliğe ait özellikler de ele alınır. Tevazu kesinlikle düşük öz saygı, kendi değerini küçültme ya da kendini başkasından aşağı görme değildir. Kibir, bencillik, kabalık, kendini üstün görme, sürekli haklı olma çabası insanlar arası ilişkilerde sirayet etmişken, tevazu bu olumsuzluklarla baş etmede etkili olabilecek en önemli erdemlerdendir.

Mütevazi insan kendini üstün görmez. Allah’ın yarattığı evrenin bir parçası olarak ve yalnızca bir zerre olarak görür. Bu, kendini değersiz görmek değildir. Evrendeki yerini ve gerçek değerini bilmektir. Yani kendi değerini de çok iyi bilir, diğer insanların ve evrendeki her şeyin de değerini çok iyi bilir. Kendi zayıf ve güçlü yönlerinin farkındadır. Kendisini olduğu gibi kabul eder. Yani sağlıklı bir benlik yapısına sahiptir. Kendini abartmaz. Kibir, gurur ve aşırı özgüvenden sakınır. Mütevazi insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Kendi başarı ve yeteneklerini doğru bir şekilde değerlendirir
  • Sınırlarını, eksikliklerini ve kusurlarını bilir.
  • Kendini yenilmeyi bilir. Fikir ve tavsiyelere açıktır.
  • İnsan ilişkilerinde sevgi ve muhabbet ön plandadır.
  • İnsanı, eşref-i mahlûkat olarak ve Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak görür. Dolayısıyla Allah’ın en güzel şekilde yarattığı insanlara karşı kibirli davranmaz, alçak gönüllü olur.
  • İnsanların ve evrendeki diğer varlıkların kıymetini bilir.

Tevazu, toplumda bazen olumsuz bir özellik olarak lanse edilir. Tarihi arka planında bu durum bilinçli yapılan bir şeydir. Alçak gönüllü olmak sanki bir kişilik yetersizliğiymiş gibi sunulur. Alçak gönüllü olmak, sefil, haysiyetsiz, onursuz ve şerefsiz bir hayat sürmek kesinlikle değildir. Alçak gönüllülük, nerede olursa olsun kişinin ölçülü ve ılımlı olması; kendini üstün görmemesidir.  Alçak gönüllü olmak makam, zenginlik, yetenek, şöhret, bedensel güç ve güzellik, başarı gibi gelip geçici şeylere gereğinden fazla önem vermemektir. Makamları ve itibarı, kendinin ve başkalarının gelişmesi ve olgunlaşmasına hizmet ve yardım vasıtası olarak görmektir. Makam ve mevkiler, tevazu sahibi için önemli yerler değildir. Yani bulunan konum övünç kaynağı değildir. Herkesle uyumlu bir iletişim ve dostluk kurar; güler yüzlü, tatlı dilli ve sevecen bir yaklaşımı vardır. Yaşayışı, davranışları, tutumları, giyimi gösterişten uzaktır. Tevazu, kişinin çevresine olduğundan farklı görünmesini ortadan kaldıran bir tür ağırbaşlılıktır.

Tevazu aslında zıttı olan kibir ile anlama kazanır. Tevazu aynı zamanda gururun da tersi olan bir haslettir.  Kibir büyüklük taslama, kendini diğer insanlardan üstün görme ve başkalarına yüksekten bakma eğilimidir. Gurur da kendini değerli ve üstün görme duygusudur. Gurur, bencilliğin bir yansımasıdır. İnsanın kendi benliğine fazla güvenmesi ve kendine çokça değer vermesidir. Kibirli olan kişiler çok gururlu olurlar. Başkalarını küçük görme onlara yüksekten bakma alışkanlıkları vardır.

Tevazu, insanın egosuna ağır gelir. Ego ile tevazu aslında çatışma halindedir. Ego, nefistir. Mütevazi davranmak egoya ağır gelir. Terazinin bir kefesinde tevazu varsa diğer kefesinde ise ego vardır. Ego, tevazu karşısında var olmak ister. Ego, kibre neden olur. Terazin iki kefesinde olan bu iki özellik insan ilişkilerinde çatışma halindedir. Hangisi üstün gelirse kişiliğimizde karşıya yansıyan da o olur.

Burada hedeflenen, tevazunun egoyu yumuşatması, silik hale getirmesidir. Ego zayıfladıkça tevazu artar. Böylece karşılıklı ilişkilerde sevgi ve muhabbet ön plana çıkar.

Tevazu, insanın psikolojik olarak sağlıklı olmasını da sağlar. Mütevazi insanlar daha az stresli durumlar yaşarlar. Tevazu, toplum için yaşatılması gereken bir erdemdir. Yardımlaşma, paylaşma, affetme ve merhameti besler. Yani tevazu psikolojik, ahlaki ve sosyal yaşamaya dokunan toplum yanlısı bir erdemdir.

 

Sayfayı Paylaş