SAHABEDEN EBU MA’LEK’İN DUASI

229-aile-06

Hz. Peygamber (s.a.v)’in ashabı içinde Ebu Ma’lek diye birisi vardı. Bu zat, Şam ile Medine arasında tüccarlık yapardı. Kendisi Allahu Teâlâ’ya tevekkül ederek bir kafileye katılmaz kendisi, yalnız gidip gelirdi. Bir defasında Şam’dan Medine’ye doğru gelirken önüne at üzerinde bir hırsız çıktı.

“Dur dur! ” diye bağırdı. Ebu Ma’lek durdu ve hırsıza:

“İşte malım, al senin olsun; beni bırak.” dedi. Hırsız,

“Ben malı istemiyorum, seni öldürmek istiyorum.” dedi. Ebu Ma’lek:

“Beni öldürüp eline ne geçecek? İşte malım, senin işine yarar, al da beni bırak.” dedi. Hırsız aynı sözleri tekrar etti, onu öldüreceğini söyledi. Ebu Ma’lek:

“Öyleyse bana biraz müsaade et de bir abdest alıp namaz kılayım, Yüce Rabb’ime son kez bir dua edeyim.” dedi. Hırsız da, “İstediğini yap.” dedi. Ebu Ma’lek, abdest aldı, sonra namaz kıldı. Namazdan sonra ellerini açtı ve şöyle dua etti:

“Yâ Vecûd, Yâ Vedûd, Yâ Zel-Arşi’l-Mecîd, Ya Mübdiü Ya Müîd, Ya Fe’alün Limâ yürîd, es-elüke bi nûri vechike’l-lezî melee erkâne arşik. Ve es-elüke bi kudretike’l-leti kaderte bihâ alâ halkık. Ve bi rahmetike’l-leti vesiat külle şey’in, lâ ilâhe illâ ente, Yâ Müğis, eğisnî/Ey yüce dost, ey yüce arşın sahibi! Ey yoktan var eden, var ettiğini yok eden Rabb’im! Ey her istediğini yapan Allah’ım! Arşın her yanını dolduran Zat’ının nuru hürmetine, Bütün mahlûkata hükmettiğin kudretinin azametine, her şeyi kuşatan rahmetinin bereketine, Senden istiyorum. Senden başka ilah yoktur. Ey çaresizlerin yardımına yetişen Allah’ım, bana yardım et.”

Bu duayı üç kez tekrarladı. Duasını bitirir bitirmez boz renkli, yeşil elbiseli bir atlı belirdi. Elinde nurdan bir mızrak vardı. Hırsız kendisine yaklaşınca atlı ona hücum edip mızrağı öyle bir vurdu ki, hırsız atından yuvarlandı. Sonra Ebu Ma’lek’e dönerek:

“Kalk onu öldür.” dedi. Ebu Ma’lek:

“Sen kimsin? Ben bu zamana kadar hiç kimseyi öldürmedim. Onu öldürmek hoşuma gitmez.” dedi. O zaman atlı gidip hırsızı öldürdü, sonra Ebu Ma’lek’in yanına geldi ve ona şöyle dedi:

“Ben üçüncü kat gökte bulunan bir meleğim. Sen ilk dua ettiğin zaman göğün kapılarının gıcırdayıp ses verdiğini işittik ve “Yeni bir olay oluyor.” dedik. Sen ikinci kez dua yapınca göğün kapıları açıldı. Sonra üçüncü kez dua edince, Cebrail gelerek:

“Şu anda darda kalmış kula kim yardım eder?’ dedi. Ben Yüce Allah’tan o hırsızı öldürme işini bana vermesini istedim, izin verildi ve sana yardıma geldim. Ey Allah’ın kulu, Şunu bil, kim başına gelen her türlü sıkıntı ve musibette senin yaptığın dua ile dua ederse, Allahu Teâlâ onun sıkıntısını giderir, kendisine yardım eder.”

Bu Ebu Ma’lek sağ salim Medine’ye döndü. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yanına geldi, başından geçenleri ve yaptığı duayı kendisine anlattı. Hz Peygamber (s.a.v.) ona:

“Allahu Teâlâ sana kendisiyle dua edinince kabul ettiği, bir şey istenirse verdiği güzel isimlerini öğretmiş.” buyurdu.

Sayfayı Paylaş