SEZAI KARAKOÇ’UN DİRİLİŞ NESLİNİN ÂMENTÜSÜ

Yazar    : Sezai Karakoç    Sayfa Sayısı    : 68
Yayınevi/Yılı    : Diriliş Yayınları/2017     Yaş Aralığı    : 15+
İşlenen Konular    : İdeal devlet, ideal Müslümanlık, gençliğin yol haritası

Erdemle yoğrulmuş tek tek insan sicimlerinden, sapasağlam bir devlet halatına yolculuğa çıkaran bir kitap duruyor önümüzde. Sezai Karakoç’un tutuşturan kaleminden, Diriliş Neslinin Âmentüsü… İdeal bir toplum, Müslümanın ideal devleti… Bir nevi Farabi’nin El-Medinetü’l-Fâzıla’sı veya Thomas More’un Ütopya’sı… Ayrıntılara inmez, fakat deniz fenerleri misali, anakaraya çakılı yasaları vardır. Dağlar… Yeryüzünün sağlamlığına zemin olan dağlar… Adı üstünde âmentü… Bir ant, söz, ruh… Kişi, özellikle de çekirdekten yetişen genç, bu yasalarla doğrulup, İslâm’ın heyecanını da zırh namına kuşanıp yola çıktığında; hangi namert ona zincir vuracakmış, şaşılır. Kitap, okuruna iki kapı açıyor: Allah (c.c.)’a er olmak veyahut şeytana yaver… İşte tüm mesele bu… Tüm olan biten bu iki seçenekle başlıyor ve bu iki seçeneğe ayrılıyor topyekûn dünya. Erlik yolu düz gider, yaverlik yolu öksüz, yönsüz ve yüzsüz… Yollardan biri pürüzsüz; biri düpedüz ölçüsüz, ölçütsüz ve mühürsüz… Allah’ın mühründen daha güzel mühür var mıdır? İki eli kendi boynuna sarılmış insanoğluna bu tepetaklak gidiş ar mıdır?!..

Erler ki, çorağı diri eden, hastayı gürbüz… Maddeye mana katan, kuru nefese hamd ü senâ… Gâlû belâ’dan âşinâ, Rabb’ine en sıkı bağla bağlanmış neferler… Ve diğer yanda, kor taşıyan yaverler… Omuzlarında köz iziyle dünyayı dünyalığından utandıran piyongiller… Tek dünyalık cambazlıkla çift dünyayı kaybedenler… Kaybedişlerine durmaksızın bahaneler türetenler…

Diriliş gençle başlıyor; özellikle genç kızla. Genç kız anne oluyor; anne dirilince aile diriliyor, aile dirilince mahalle… Mahalleden kasabaya, kasabadan kente; tıpkı bir kutlu çağrının dalga dalga yayılması gibi kentlerden bölgelere ve sonra koca bir devlete… Farzlara belini bağlayıp, sünnet sünnet ilerleyen bir akım bu. Sadece diliyle değil, yaptığıyla konuşan bir toplumun, gaflet diyarından, hasret çektiğimiz zirvelere göçüdür. Evinin kapısından İslâm’la çıkan, İslâm’ca çıkan ve İslâm’ı başına taç, yoluna yoldaş, gönüllere şifa eyleyen diriliş erleri olmak için… Bu yolda tek kalsa ve ölse de küllerinden yeniden doğacak cevheri besleyebilmek için… Her anne ve anne adayı en başta olmak üzere, gençlik, yetişkinlik ve dahi olgunluk dönemindeki tüm Müslümanların kana kana, sindire sindire ve özüne işlercesine okumasını tavsiye ederiz.

Sayfayı Paylaş