HASSÂNE EL MÜZENİYYE (R. ANHÂ)

195-somuncubaba-aile

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ismini değiştirdiği bahtiyar bir hanım sahâbî… Hazreti Hatice (r. anhâ) Validemiz’in samimi arkadaşı idi. Arada bir buluşur, bir araya gelir ve sohbet ederlerdi.

İslâmiyet gelmeden önceki bu arkadaşlıkları İslâm’dan sonra da devam etti. Hazreti Hatice (r. anhâ) Validemiz Hz. Peygamberimiz (s.a.v.)’le evliliğinden sonra hâne-i saadetlerine de sık gelir giderdi. Zira o, Hz. Hatice Validemiz’i çok sever ve ona çok güvenirdi. Çünkü onun güzel ahlakına, asaletine, doğruluğuna ve dürüstlüğüne hayrandı. Doğacak olan yeni dinin gelmesini o da beklemekteydi.

Güzel ahlakî umdelere sahip olan Hassâne el-Müzeniyye, arkadaşı Hazreti Hatice (r. anhâ)’nın Müslüman olmasıyla ilgili davetini şüphe etmeden kabul edip İslâm’la müşerref oldu. O, bir defasında hâne-i saadete ziyaret için gelmişti. Allah’ın Rasûlü Efendimiz (s.a.v.) onun Cahiliye dönemindeki Cüsâme veya Cessâme olarak taşıdığı ismini Hassâne olarak değiştirdi.

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.), Hazreti Hatice (r. anhâ) Validemiz ebediyete irtihal ettikten sonra Hassâne (r. anhâ)’ya hürmet gösterir, onu sık sık ziyaret ederek hal ve hatırını sorardı. Bunu bir vefakârlık olarak kabul ederdi. Hz. Aişe (r. anhâ) Validemiz’den bu konuyla ilgili bir hatırayı İbni Ebi Müleyke şöyle nakleder: Hazreti Aişe (r. anhâ) anlatıyor: “Bir gün yaşı hayli ilerlemiş bir kadın geldi. Rasûlullah (s.a.v.) ona; “Sen kimsin?” dedi. O da: “Ben Cüsâme veya Cessame el-Müzeniyye’yim.” dedi.

Bu isimleri beğenmeyen Peygamberimiz (s.a.v.) ona: “Hayır, sen Hassâne el-Müzeniyye’sin.” buyurdu.

Cüsâme, tembel, uykucu ve ağır davranan manasına geliyordu. Hassâne ise; çok güzel anlamına gelmekteydi.

İki Cihan Güneşi Efendimiz (s.a.v.) sonra sözlerine devam ederek; “Nasılsın? Bizden sonra ne yaptın?” diye sordu. O da:

“Anam babam sana feda olsun, iyiyim yâ Rasûlallah!” cevabını verdi.

Hassâne el-Müzeniyye (r. anhâ) huzur-u saadetten çıkıp gidince Hazreti Aişe (r. anhâ) Validemiz Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’e: “Yâ Rasûlallah! Bu ne iltifat? İşini gücünü bırakıp bu yaşlı kadına vakit ayırıyorsun?” dedi.

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz tebessüm ederek Hazreti Aişe (r. anhâ) Validemiz’e şöyle buyurdu: “Yâ Âişe! O, bize Hatice zamanında gelip giderdi. Vefakârlık, güzel arkadaşlık imandandır.” buyurdu. (Hâkim, Müstedrek, 1, 62)

Vefakârlığa, kadirşinaslığa ne güzel bir örnek!… Allah’ım bizlere de vefakâr olabilmeyi nasib et!.. (Âmin)

Sayfayı Paylaş