ÇETE EMİRE AYŞE EFE

195-somuncubaba-aile-cete_emire

İstiklâl Savaşı’mıza katılan kadın kahramanlarımızı anlatmaya devam ediyorum. Önceki yazımızda da üzerinde durduğumuz gibi, tarihimizde her zaman kadınlarımızın erkeklerimizin yanında vatan müdafaasında bulunduklarını biliyoruz. Bu yazımızda, Çete Emire Ayşe’nin hikâyesine yer vermek istiyorum. Daha doğrusu, hayatından kısa bir kesiti sizinle paylaşırken hayırla ve hayranlıkla yâd etmektir niyetim.

Komşu ülkelerden bazıları, çeşitli istilalar ya da iç savaşla yangın yerine döndü. Halkı, özellikle kadın ve çocuklar, perişan oldu. Bir kısmı, vatanını savunmak için ülkesinde bile kalamayıp dört bir yana dağılmak zorunda kaldı. Onların şu anda içinde bulundukları felaketle ilgili empati kurmamız çok zor olsa da, sadece Suriye’de 2012 yılından bu yana süren işgal ve iç savaşta ölen çocukların sayısının yirmi beş bin olduğu düşünülürse, durumun vahameti biraz daha iyi anlaşılır. Bunu anlamak, sahip olduğumuz nimetlerin farkında olmamıza yardım eder. Bir nimete sahip olduğumuzun bilincinde olursak, onun şükrünü eda edebilir ve onu korumak için bütün varlığımızla mücadele ederiz. Tıpkı tarihimizde kahramanlıklarıyla destan yazanlar gibi.

Çete Emire Ayşe Efe de bunlardan biridir. Çete Emire Ayşe, kocasının 1915’de Çanakkale’de şehit olması üzerine, evlilik nedeniyle ayrıldığı köyü olan İmamköy’e geri döner. 1919 yılında Yunanlıların ilk Aydın işgaline karşı durmak ve onların Anadolu’muzun iç kısımlarına doğru yayılmasını önlemek üzere, evde bulunan silahını alır, iki kızını komşuya bırakarak, dağda savaş veren Yörük Ali Efe Çetesi’ne katılır. Çete Emire Ayşe, Yörük Ali Efe Çetesi’yle Malgaç baskınına katılır ve Yörük Ali Efe ve diğer çetelerin mücadelesiyle Aydın işgalden kurtulur. Aydın’ın Yunan işgalinden ilk kurtuluşunun ardından köyüne geri döner ancak ikinci işgalde, bu defa çocuklarını da alarak Çakınar’a gelir ve Yörük Ali Efe Çetesi’yle birlikte, birinci bölüğün dördüncü mangasında avcı neferi olarak Mendegüm baskınına katılır. İşgal bitene kadar da düşmana karşı mücadele eder. Mendegüme Savaşları sırasında, sıtma nöbetine tutulur ve köyün kadınları alıp götürerek tedavi ederler.

Çete Emire Ayşe, 1922 yılında Aydın işgalden kurtulana kadar, diğer çetelerle birlikte düşmana karşı savaşır. Yıllar sonra Atatürk, köyüne geldiğinde kahramanlığından dolayı, ona kendi eliyle İstiklal Madalyası’nı takar. Ayşe Efe bu konuyla ilgili;

– O günlerden iki hatıram kaldı. Biri kadınlığımla verdiğim savaş, diğeri rahmetli Mustafa Kemal Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyası, der.

Ne güzel ve şerefli iki hatıra… Sözü İstiklal Marşı’mızın muhteşem son üç dizesiyle bağlayalım:

Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Sayfayı Paylaş