AKRABA İLİŞKİLERİ

195-somuncubaba-aile-akraba

Günümüz dünyasında kaybettiğimiz değerlerin başında, akraba ilişkilerimiz geliyor. Aylar oluyor ki akrabalar bir araya gelip görüşemiyorlar. Ancak ölüm ve düğünlerde görüşme imkânı oluyor.

Cenab-ı Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de, “Akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.”1 buyuruyor.

Müslümanlar arasında birbirinden farklı derecelerde bir soy, bir neseb, bir hısımlık ve akrabalık vardır. Bu bakımdan da aralarında birtakım görevler, haklar ve hükümler bulunur. Bunların gözetilmesi dinimizin emridir. Kan bağı, hısımlık, süt bağı veya manevi (psiko-sosyal, kültürel) sebeplerle sahip olunan akrabalar ile münasebetler, toplumdaki diğer fertler ile olan münasebetlerimize göre bir ayrıcalık gösterir.

Akraba, bir kimsenin kan bağıyla bağlı olduğu biyolojik yakınları anlamına gelir. Amca, hala, dayı, teyze ve bunların çocukları akrabaya en güzel örnektir. Toplum hayatında insanın ailesinden sonra en yakını, akrabasıdır. Sosyal hayatta dikkat edilmesi gereken ilişkilerin başında akraba ilişkileri gelmektedir.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, akrabalık bağlarının karşılıklı ziyaret, haberleşme, maddî ve manevî yardımlaşma gibi çeşitli yollarla korunması ve güçlendirilmesi üzerinde hassasiyetle duruluyor. Bilindiği gibi akraba arasındaki bu ilişkiye “Sıla-i Rahim” denilmekte. Bu sebeple Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) “Sıla-i rahim ömrü arttırır.” buyurmuşlardır.

Akrabalarla olan ilişkilerin kuvvetlendirilmesi, insanın, yalnızlık psikolojisinden kurtularak manevî anlamda kendisini her zaman bir güven atmosferinde hissetmesine zemin hazırlar. Akrabalarla kurulacak iyi ilişkiler, hem manevî anlamda ve hem de maddî anlamda sosyal yardımlaşma ve dayanışma şeklinde de ortaya çıkabilir.

Hiç kuşkusuz, birbirini arayıp soran insanların yaşadığı bir cemiyette sosyal ve manevi bağlar kuvvetlenmekle kalmaz, sevgi ve gönülden kurulacak bu ilişkiler, geçmişten geleceğe kalıcı köprüler oluşturur. Akrabalık ilişkileri, birey ve toplumda mensubiyet duygusunu ve yalnız olmadığı hissiyatını canlı tutar. Bu sebeple İslâm dini, akraba ilişkilerine büyük önem vermiştir.

Mübarek Kur’an’ın birçok ayetinde, sosyal yardımlaşma konusunda önceliğin akrabalara verilmesine teşvik vardır: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Anne-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin.”2, “Allah, şüphesiz, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder.”3, “Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver.”4

Akrabalık ilişkilerini sürdürmek farz, bu ilişkileri koparmak ise haramdır. Akrabasını unutmayan, onlar ile ilişkisini sürdüren kimse sevap kazanmış, aksi davranan kimse ise günaha girmiş olur. Yüce dinimiz, akrabalar arasındaki ilişkilerin sağlam, sıcak ve devamlı olmasına, akrabaların birbirine maddeten ve manen destek olmalarına çok önem vermektedir. Hısımlık hakkını gözetmek, Allah (c.c.) ve Rasûlü’nün ısrarla emrettiği şeylerdendir.

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabb’inize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz, Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.”5

Sevgili Peygamberimiz’in akraba ilişkileri ve ziyaretleriyle ilgili hadis-i şerifleri:

“Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir.”6

“Rızkının geniş, ömrünün uzun olmasını arzu eden, (akrabalarını ziyaret etsin), onlarla olan bağlantısını devam ettirsin.”7

“Akrabalık bağını koparan, (cezasını çekmeden) cennete giremez.”8

“Faziletli işlerin en üstünü, senden ziyareti kesen akrabanı ziyaret ederek ilişkiyi sürdürmendir.”9

Akrabalık bağında öncelik, ana-babaya aittir. Bu sebeple Rabb’imizin emri ve Sevgili Peygamberimiz’in tavsiyeleri olan ana-babaya iyilik, en temel davranış şeklimiz olmalıdır. Çünkü ana-babaya itaat farz, onlara isyan ise büyük günahlar arasında zikredilmiştir. Akrabayı koruyup gözetmek, arada bulunan sıla-i rahim dinin temel esaslarındandır. Cennete girebilmenin ve cehennemden kurtulmanın yollarından biridir. Akraba ne kadar uzak olursa olsun bu güzel ve anlamlı bağı korumalı ve akrabalarımıza karşı iyi davranmalıyız.

Yüce Allah (c.c.), sevdiklerimizle beraber güzel bir hayat geçirmemizi, akrabalık bağlarımızı koparmamayı, birbirimizle olan güzel ilişkileri kesmemeyi, sadece törenlerde değil diğer zamanlarda da bir araya gelmeyi bizlere ihsan etsin. Âmin…

 

Sayfayı Paylaş