Doğru Sözlü Olmak

238 Aile-4

Doğru sözlü olmak, doğru davranışlarda bulunmak insanı yüceltir, doğruluktan ayrılmak ise insanın perişan durumlara düşmesine sebep olur. İnsanoğluna verilen nimetlerin farkında olması dürüst davranarak, hayatın her alanında kazançlı çıkması ayet ve hadis-i şeriflerde öğütlenmiştir. Doğruluk kelime olarak; doğru olma hali, doğruya has olan davranış, dürüst olma, hile yapmamak, yanlışsız olmak, hatasızlık gibi anlamlar ifade eder.  Dürüstlük kelime olarak; dürüst olma hali, doğru olmak, sahih olma anlamlarını taşımaktadır.

Doğruluk, kişinin inanç, niyet ve düşünceleri, amelleri, konuşma ve davranışları ile hakikat, adalet ve gerçekler arasındaki uygunluktur. Doğrulukta en önemli unsur gerçekle örtüşme, olup bitenle uyuşmadır. Bunun yanında bir ahlak terimi olarak sıdk, insanın söz ve davranışları açısından niyetinde ve inancında doğru, dürüst ve iyilikten yana olması anlamındadır.  “Sıddık “, son derece doğru sözlü olan, doğruluğun en üst mertebesinde bulunan, eylemleriyle ve davranışlarıyla sözünü doğrulayan kimse anlamlarını taşıdığı ifade edilmiştir.  İslam kaynaklarında çoğunlukla “kazib”(yalan) kelimesinin zıddı olarak doğruluk ve dürüstlük manasında kullanılan “sıdk” kavramı bir rivayete göre Kurân-ı Kerim’de on dört yerde bir başka rivayete göre ise on beş ayette geçmektedir. Aynı zamanda “inanç, düşünce, söz, tutum ve davranışları açısından doğru ve dürüst müslüman” anlamındaki “sadık” ve bu kelimenin çoğulu olan “sadikun, sıddikın” da pek çok ayette yer aldığı görülmüştür.

“Sıdk” kavramının Kur’ân-ı Kerim’de zikredilen; iman ve salih ameller, ahde vefa, doğru söylemek, doğruluk, Allah Teâlânın vaadini yerine getirmesi, Kur’an, hak, gerçek, değerli, şerefli, kıymetli ve yüce anlamlarında kullanıldığı ifade edilmiştir. Nitekim Kurân-ı Kerim’de Allah’ın, Peygamberlerin ve müminlerin doğruluk ve dürüstlüğünden örnekler verilerek söz edilmiştir. Allah Teâlâ tarafından, Hz. Peygamberin hakkında “Beni ihtiyarlattı” buyurduğu Kur’an’ı Kerim’de Hud Suresi 112. ayetinde “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (11/Hud. 112) buyurularak hem Peygamberine hem de onun şahsında tüm Müslümanlara “sıdk”ı yani her zaman her şartta doğru ve dürüst olmayı emretmektedir. Yine “Ey İnananlar Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun” (9/Hdcöd. 119) ayetini Müslümanlara ileten Allah Resulü (s.a.v.) bir taraftan da yaşadığı hayatla insanlara örnek bir yaşantı sunmuştur. Hz. Peygamber gerek sözlerinde gerekse davranışlarında ve niyetlerinde doğru ve dürüst olduğu gibi, Müslümanlara da bunu emretmiştir. Gerektiğinde de onlara öğütleriyle sıdk üzerinde sebat etmelerini istemiştir. “Size doğruluğu tavsiye ederim; çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete ulaştırır. Doğruluğu düstur edinen kimse Allah katında doğru sözlü (dürüst kişi) olarak yazılır. Size yalan söylemeyi yasaklıyorum; çünkü yalan söylemek günaha götürür, günah da cehenneme gitmeye sebep olur. Kişi yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında kezzab (çok yalancı) diye yazılır” (Buhari, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103-105.) hadisi Rasulullah’ın sıdk ile ilgili en dikkat çeken öğütlerinden biridir. Hadislerde doğruluğun huzur ve mutluluk sebebi olup cennete götüreceğine yalancılığın da güvensizlik ve huzursuzluk kaynağı olduğuna ve cehenneme götüreceğine dikkat çekilmekte, doğru sözlü, dürüst tüccarların ahirette peygamberlerle birlikte olacağı belirtilerek doğru sözlülük ve dürüstlük teşvik edilmektedir.

 

Sayfayı Paylaş