ANNE VE HÜZÜN

Somuncu Baba


Göğe bulut ağdı¸ gönlüme hüzün


Dağlara sis çöktü ovaya duman


Annem neyi varsa toplayıp gitti


Ardından bakarken kör oldu gözüm



 


Ayrık otu gibi yayılan hüzün


Türkü olur yanar dudaklarımda


Kırda açıp kelebeği bekleyen


Koparılan çiçek kadar öksüzüm



 


Zaman yere göğe ölüm saçıyor


Ondan gül sürgünü güzün açıyor


Yetimliğin yaşı yokmuş anladım


Ölüm her kapıyı hazin açıyor



 


Anneymiş dünyayı yaşanır kılan


Eşya kıymetini ona borçluymuş


O yoksa gördüğün gök mavi değil


Onun şefkatiymiş gayrisi yalan



 


Her esen rüzgârla çoğalır hüzün


Dalga dalga yeryüzüne yayılır


Kirpiğime eşlik eder gözyaşım


Anneden gelirmiş kıymeti sözün



 


Ölüm meleğiyle gelen sessizlik


Ateşe¸ havaya¸ toprağa yansır


Artık göğe ağan buluttaki sır


Sır değil¸ faş olan¸ bir kimsesizlik



 


Hasret yoksa gönül dağlar aşamaz


Sararan yaprağı dalı taşımaz


Kahreder bülbülü bağın bozumu


Gamı kasaveti kanat taşımaz



 


İki nefes arasından sıyırıp


Çekip kurtarınca kendini annem


Arkasından geleceğim biliyor


Beni beklemekte Ukba’ya varıp

Sayfayı Paylaş