TATİL VE YENİLENME FİKRİ

Somuncu Baba

"Yenilenmeye¸ meselelere yeni açılardan bakmaya ihtiyacımız var. Bu¸ farklı olanları görmekle mümkün oluyor. Yenilenmek farklı olana dokunmak¸ duymak¸ görmekle oluyor. Bunun için illa seyahate çıkmak gerekmez ama seyahat işi kolay kılar."


Son yılarda kültür gezilerine önem vermeye başladık. Eskiden tatili sadece deniz ve kum sananların da kültür gezilerine programlarında yer verdikleri görülüyor.


Bu iyiye alamettir.


Neden?


Şundan ki¸ kültür gezileri tarih bilinci veriyor ve tatil mefhumu manasını genişletiyor. Şunu demek istiyorum: Gezilen görülen yerlerdeki tarihî yapılar¸ türbeler¸ incelenen mezar taşları¸ uğranan konaklar¸ kervansarayları¸ çeşmeler¸ çıkılan kaleler vs. bir yandan¸ sanat tasrihi ve mimariye olan alakayı artırdığı gibi¸ öbür yandan da o mekânlara hayat veren insanların kişisel tarihi ve dönemin sosyal ve kültürel tarihine karşı merak uyandırıyor.


İnsan merakıyla gelişir… Merak öğrenmeyi¸ araştırmayı ve incelemeyi teşvik eder.


Bu illa kitap okumak şeklinde anlaşılmasın; oradan birisine sorulan soru¸ bir kahvede ansızın karşılaştığınız bir halk bilgesinden duyduğunuz bir söz¸ okuduğunuz bir kitabe¸ yediğiniz yemek¸ dinlediğiniz bir türkü vs. de sizin bilginizi artırır¸ sizi yeniler.


Tatil; insanın bilgisini artırma vasıtası oluyorsa¸ onu yeniliyorsa manası genişliyor demektir. Sadece dinlenmek¸ yan gelip yatmak¸ yemek içmek ve eğlenmekten ibaret sanılan tatil¸ kültür seyahatine dönüştükçe insanı yeniliyor.


Yenilenmeye¸ meselelere yeni açılardan bakmaya ihtiyacımız var.


Bu¸ farklı olanları görmekle mümkün oluyor. Yenilenmek farklı olana dokunmak¸ duymak¸ görmekle oluyor. Bunun için illa seyahate çıkmak gerekmez ama seyahat işi kolay kılar.


Selmana Çıkmak


Eskiden “Selmana çıkmak” diye bir tabir vardı.


Unutulan bir tabir… Ama pek önemli!


Nedir bu tabir?


Tekkede derviş feyz alamaz¸ adeta tıkanır¸ sıkılır¸ daralır¸ durgunlaşır ve en önemlisi kendini tekrara başlar. Buna biz kabz hâli diyoruz; darlık… Mürşid-i kâmil dervişin bu hâlini görünce¸ ona seyahat emri verir; kalk şu şehre git¸ şurayı ziyaret et¸ şu görevleri yap¸ der. Bu emirle derviş tekkeden çıkar yola koyulur.


“Selmana çıkmak” işte bu yolcuğun adıdır.


Derviş yola çıkınca¸ mekân değişiyor¸ rutin hâline gelen işler yerini yeni işlere tebdil ediyor. Yeni yerler görüyor¸ yeni insanlarla tanış oluyor¸ farklı sohbetlerde bulunuyor. Böylece o darlık hâli genişliyor. Kabz hali bast hâline¸ genişlik ve coşkunluğa evriliyor.


İnsan içi genişledikçe gelişiyor…

Sayfayı Paylaş