"Tasavvufi şiirin muhatapları iç mânâya erenler¸ tasavvufun özel diline vakıf olanlar¸ anlama kapasitesi olan ehil şahsiyetler¸ yüksek hakikatleri anlayabilecek kapasitede olanlardır."...
"Gönlün sınır tanımaz dünyasında yaşanan nüktelerle¸ dinin esasları arasındaki hassas dengeyi gözeten sûfîler¸ bu konuda meslektaşlarını sürekli ikaz etmişler¸ dengeyi bozanların dikkatlerini çekmişler¸ konuyu "iyi bir mü'min olma" noktasında yoğunlaştırmak istemişlerdir."...
"Şerîat¸ vahiyle sâbit din kurallarını ifade eden bir kavramdır. Tarîkat¸ şerîat esaslarına riayetle dinin özüne erişme riyazetinin belirli bir disiplin içinde gerçekleştirilmesini hedefleyen tasavvuf müessesesi veya kısaca Allah'a ulaşan yol demektir."...
"Râbıta¸ fıtrî bir duygudur. Râbıtasız insan
yoktur. Herkesin kendince bir râbıtası
vardır. Her yiğidin gönlünde bir aslan
yatmaktadır. Râbıta dinî bir eylem değil¸
insanî bir olgu ve kalbî bir sevgidir."...
"Havf ve rec⸠gece ve gündüz gibidirler. Gündüzün güzelliği¸ ancak gecenin karanlığı ile anlaşılmaktadır. Recâ ile havf¸ kulu frenleyen iki dizgin gibidirler. Kişiyi her zaman ve her işte doğrulturlar. Recânın alâmeti¸ kulun gücü yettiğince ibadete yönelmesi¸ havf...
"Peygamberimizin Kur'ân'a göre en belirgin vasıflarından birisi "rahmet peygamberi" oluşudur ve Müslümanın ana amacı¸ Peygamber (s.a.v)'in ahlâkı ile ahlâklanmak¸ onun boyası ile boyanmaktır." ...
"Hak dostları dualarında Allah'a güven duyup teslim olurlar¸ O'na duydukları aşk ve
özlemi dile getirirler. Onlara ait duaların özü ne dilemek ne de istemektir; sonsuz
hamd ve kulluktur. Onların dualarında tevekkül¸ muhabbet ve şevk birlikte bulunur.
Onların istekleri ne ...
"İşverenin yükümlülüğü¸ işçiye ancak gücünün yeteceği işi yüklemek¸ zorlamamak¸ ücretini tam ve zamanında ödemektir İşçinin hak ettiği verilmeden kazanılan mal haksız kazançtır. İşçinin yükümlülüğü; işine ve işverene karşı dürüst davranmak¸ işine dikkat ve ihtimam göster...
"İntisab¸ ferdî egonun/nefsânî dürtülerin izâle edilmesini ve yeniden doğuşu temsil eder. Müridin mâneviyatını Sonsuz'a bağlar. Allah ile gerçekleştirdiğimiz ahde sadâkate davet eder¸ fıtrata sadâkat eylemi¸ misâk âleminde verilen sözün gereğini yerine getirme çabasıdır.&q...
"Rütbeler¸ payeler ve etiketler ne olursa olsun insanı insan eden onun tabiatıdır. Kişi makam ve mevkilerin konuşturduğu bir isim değil¸ makam ve mevkilere anlam katan bir asâlet örneği haline gelmelidir. Fıtratı temiz¸ özü berrak ve içi ile dışı bir konumda olmalıdır. Yapay d...
“Teslîmiyet duygusuna ermek kulluğun gereğidir. Allah ile dost
olmak teslîmiyetimize bağlıdır. Zira teslîmiyet; kişinin hoşuna
gitmese bile¸ kayıtsız şartsız Allah’ın emirlerine itiraz etmeden
boyun eğmesi¸ kaderin tecellîlerini rızâyla karşılaması ve
mukadderâtı kabullen...
"Sûfîlerin nazarında takv⸠kulun kalbine atılan ilâhî bir nurdur.
Takvânın aslı¸ yasak olan şeylerden uzaklaşmak ve nefi s ile zıtlaşmaktır.
Kul¸ nefsin hazlarından uzaklaştığı ölçüde yakîni idrak eder. Bu yakîn
neticesinde kul¸ Rabbi ile birlikte olur."...
"Kişi duâ ederken korku ile ümit arasında olmalıdır. Du⸠kendimiz ve başkaları için hayır dilemek şeklinde olmalıdır. Kişi duâyı sırf kendi nefsi için yapmamalıdır. Duâ ederken kişinin kul haklarından sıyrılması esastır."
...
Anadolu topraklarında yaşayan bazı varlıklı aileler uşaklarını kapıda beklettirir ve dışarıdan geçen insanları yemeğe davet ederdi. Bu¸ her Pazartesi ve Cuma gecesi olurdu. Ramazan'da ise her gece olurdu. Uşaklar yemeğe davet etmek için o kadar çok ısrar ederlerdi ki¸ insanları nered...
YERYÜZÜNDE TEVÂZÛ İLE YÜRÜYEN ALLAH’IN HAS KULLARI
“Allah’a iman¸ kişinin kendine¸ hayata ve dünyaya anlam
vermesini sağlar. İman mü’minde benlik algılamasını
gerçekleştirir¸ ben ve ben ötesi şuuruna sahip kılar.
İman¸ kişide sorumluluk duygusu ve imtihan bilinci
uyandırır. İmanın esasında Yaratıcıya kar...
"İçsel gelişimini gerçekleştirememiş¸ rûhî donanıma erememiş ve gönül aynasını parlatamamış insanların içlerindeki karanlıkları dış dünyaya da yansıttıklarını görmekteyiz. Asil davranışlar her şeyden önce asil ve erdemli bir ruha sahip olmayı gerektirir. Mutlu ve bahtiyar bir toplumun inş...
"Doğru insanlardan oluşan bir toplum oluşturmak Peygamber Efendimizin en büyük
hedefiydi. Doğruluk onun hayatının her safhasında görülen bir hasletti. Onun içi ile
dışı¸ özü ile sözü birdi. Emredilen sınırlar içinde ve istenildiği gibi dürüst bir hayat
sürmek¸ takdir edileceği gibi¸ büyük bir cid...
"Cenâb-ı Hak¸ belâ ve musîbetlerle kullarını imtihan eder¸ bunlara sebât ve sabır
göstermeleri ile de onların makam ve derecelerini yükseltir. Belâ ve musîbetler herkes
için söz konusudur. Ama özellikle sâlih ve seçkin kullara gelen belâlar¸ onların derecelerini
yükselten b...
“Zenginliğe şükür¸ fakire infakla; sıhhate şükür¸ hastaları gözetip onları ziyaret etmekle; ilme şükür¸ bir başkasına öğretmekle; akla şükür¸ aklı vereni bilmek ve onu Allah’ın istediği yönde kullanmakla; insanlığımıza şükür¸ Allah ve Resulünü bilmek¸ ...
"Tevekkül¸ içselleştirilmesi anlamında¸ tevhîdi gerçekleştirmek demektir; çünkü yaratılmış bir varlığa güvenmek ya da ondan korkmak şirk-i hafî/gizli şirk olur. Tevekkülün bu yönü sûfî psikolojisinin temel gerçeklerinden biridir. Her duygu ve düşünce¸ ikincil bir neden olmadan...
"İbnü'l-Arabî¸ ilâhî sevgi nazariyesi ile bizleri kendi gerçekliğimizi idrâk etmeye davette bulunmaktadır. Kendimiz de dâhil her şey sevgi dürtüsü ile yaratıldığına göre¸ hayattaki en gerçek duygu sevgidir. Sevgiden yoksun olmak hamlık¸ za'fiyet ve acziyet göstergesidir."
...
Ilmin müşterek bir isim olduğunu¸ dolayısıyla çeşitli şekillerde tanımlanabileceğini ifade eden İmam Gazâlî (ö.505/1111)¸1 ilmi şu şekilde tarif etmektedir: "İlim¸ eşyayı olduğu gibi bilmek ve tanımaktır. İlim¸ dünya ve âhiretle alâkalı şeyleri¸ akıl ile alâkalı ge...
İnsan¸ erkek ve kadın şeklinde iki ayrı cins ve çift olarak yaratılmıştır. 51/Zâriyât¸ 49. âyet-i kerîmesinde Allah her şeyi çift olarak yarattığından bahsetmektedir....
"Tasavvufî eğitim¸ ibadetin kalitesini artırmaya¸ kullukta derinleşmeye¸ mânevî donanıma ermeye ve iç dünyanın aydınlatılmasına yönelik bir çalışma olduğu için¸ rehbersiz yol almak bir takım problemlere yol açacaktır. Hastalığın teşhîsindekiusulleri bilen bir doktorun önereceği tedavi ile tıbba dair...
"Şeyh¸ Allah'ı kullarına gerçek mânâda sevdiren¸ insanları da Allah'a sevdiren ve O'nun yoluna yönlendiren kişidir. Bunu gerçekleştirecek olan şeyhin öncelikle kemâl kesbetmesi gerekmektedir. Zira nâkıs insanlardan kâmil işler çıkmaz. Şeyhlik rütbesi; tarîkat yolunun en yüce mertebesi¸ ...
“Velâyete ulaşmanın bir diğer yolu¸ insan-ı kâmilin hizmetinde bulunmaktır. Kalp ehline hizmet¸ Hak’tan gelen bir izzet bilinmeli ve ihlâsla yerine getirilmelidir. Zira bu gibi kimseler¸ her an Hakk’ın huzurunda olma şuuruna sahiptirler. Hakk’ın sevdiğini sevmek ve sevindirm...
Vakıflar¸ tarih boyunca Müslümanların sosyal¸ ekonomik ve kültürel hayatlarında önemli rol oynayan¸ bu yönleriyle İslâm kültür ve uygarlığının ortaya çıkışında etkin bir görev ifa eden kurumlardan biridir."<...
Mücâhede ilmi olan tasavvuf¸ müntesiblerine eylem adamı olmayı¸ uyanık kalmayı ve kararlı bulunmayı öğretir. Ârif olmayı şiar edinen tasavvuf erbâbının iç dünyası¸ birer irfan¸ hikmet ve ilham kaynayan bir kaynaktır....
İslâm’ın zâhirî hükümleri yanında derûnî hikmetlerini gerçekleştirebilme yetisi olan tasavvuf¸ toplumun her katmanında etki uyandıran bir düşünce sistemidir¸ bireysel kemâlin yanında sosyal ki...
Tasavvuf; Allah-insan-evren ilişkisini ele alan¸ gaye varlık olarak yaratılan insana evrensel gerçekliğini hatırlatan¸ makro âlemdeki âhengin insanın kendi mikro âleminde de teşekkülünü öngören bir ilimdir. Tasavvuf¸ insanlık tarihi kadar eskidir. Her dinin ve her insanın mutlaka bir sırrî boyutu bu...
Aşk medeniyeti inşacısı olan¸ şiirleri ile gönüller kuşatan ve gönüller yapan Mevlâna¸ "Aşk benden doğmadı¸ aşk beni doğurdu."; "Gönlüme girince sen¸ kapıyı arkadan kilitledim."; "Sen bakmasını bil de dikende gül gör! Dikensiz gülü herkes görür." der.
...
Kur'an-ı Kerim'de müminlere yönelik hitaplar; "Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar¸ mümin erkekler ve mümin kadınlar¸ itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar¸ sâdık erkekler ve sâdık kadınlar¸ sabreden erkekler ve sabreden kadınlar¸ (Allah'a) gönülden bağlı (mütevâzi) erkekler ve ...
Kur'an'da insanın iki yönüne dikkat çekilmektedir. Mükemmellik yönü ile insan¸ manevî¸ ilâhî¸ sermedî¸ lâhutî¸ bâtınî ve hakikî niteliklere sahiptir. ...
Peygamber Efendimizin şahsında topladığı üç ayrı otorite vardı:
a. Dinî otorite
b. Siyasî otorite
c. Manevî otorite
Bu üç otorite İslam tarihi boyunca farklı kurum ve zümrelerle temsil edilmiştir....
Allah'a kulluğun en güzel örneklerini peygamberler sergilemiştir. Cenab-ı Hak onlar için Kur'an-ı Kerim'de yer yer¸ "Ni'me'l-abd: Ne güzel bir kul"1 ifadesini kullanmaktadır. Peygamberler¸ dünyayı esenlik ve barış yurdu hâline getirmek için görevlendirilmiş kimselerdir....
KURTULUŞ SAVAŞINA KATILAN DİN BİLGİNLERİ VE TEKKELER
Anadolu'da Mustafa Kemal'in önderliğinde başlayan Millî Mücadele Hareketi¸ ırkçı olmayan¸ etnik¸ bölgesel ve mezhebî kaygılardan uzak¸ Türk milletinin varlığını ve bağımsızlığını korumak için maddî-manevî tüm imkânlarını seferber ettiği İstiklâl Savaşı idi....
Diğer mistik akımlardan farklı olarak tasavvufun kendine özgü bir irfan boyutu ve belirli prensipleri vardır. İslâm'ın dışında herhangi bir anlayışı değil¸ İslâm'ın özüne sâdık yaşam sürmeyi hedefleyen bir ‘ilim'dir....
"Hayatın kavranması¸ sosyal münasebetlerin ayarlanması¸ güzel sanatların toplum içindeki terbiye ve âdâbı çeşitli ruh ve beden egzersizlerinden faydalanılarak insan iradesine yerleştirilmesi tekkelerin görevleri arasındadır."...
"İslâm inancında Ramazan ayı mağfiret¸ lütuf ve ihsan ile birlikte anılır. Hepimiz inanırız ki¸ bu ayda açılan eller boş çevrilmeyecek¸ gönüller mutluluk¸ yüzler tebessümle dolacaktır."...
"Hadis kitaplarında Hz. Peygamber'in bizzat kendisinin¸ günde yetmiş veya yüz defa tevbe ve istiğfar ile meşgul bulunduğunu gösteren" rivayetler bulunduğu gibi¸ önce fakir sahâbilere özel olarak¸ daha sonra diğer sahâbilere ve bütün ümmete öğretip benimsettiği tesbîhat vardır."...
Afrika'daki sûfî tarikatlar İslâm'ın kıtada yayılmasına öncülük etmiş olan kurumlardır. İlk fetih hareketlerinden sonra sadece kuzey sahil şeridinde varlığını sürdüren ama iç kesimlere henüz sirayet edememiş olan İslâm'ın kıtada hakim din haline gelmesi sufiler eliyle sağlanmıştır¸ desek...
NEFSİN KARANLIK GECESİ: KABZ GECENİN ORTASINDAN DOĞAN GÜNEŞ: BAST
"Emin olan¸ doyan ruh mevcutla yetinir¸ yetinen ise daha ileri gidemez. Bu yüzden¸ İslam büyükleri emin olmamayı en geçerli ölçülerden biri hâlinde korumuşlardır."...
"Kimi arıyorsun¸ niye ıztırap içindesin? Zira O bütün zuhûruyla meydanda; sen ise örtü altında gizlisin. O'nu arasan kendinden başkasını göremezsin. Kendini ararsan O'ndan başkasını bulamazsın."...
"Halktan fânî Hakk'la bâkî olan¸ nefsânî hazlarından fânî İlâhi Nûr'a garkolan sufînin bu fenâ deneyimlerinde bir takım farklı hâlleri de yaşadığı görülmektedir."...
"Sâfî" olan kâmil insan ise¸ tamamıyla Allâh'ın aşk denizine batmıştır. Aslında o¸ kimsenin oğlu (yâni kimseye bağlı) değildir. Vakitlerden de¸ hâllerden de kurtulmuştur....
"Seyr ilallah¸ tezkiye edilmemiş bir nefsten tezkiye edilmiş nefse¸ şer'î olmayan akıldan şer'î akla¸ kâfir¸ münâfık¸ fasık¸ hasta ve katılaşmış kalbden¸ sağlam ve mutmain kalbe¸ Allah'ın yolundan uzaklaşmış¸ kulluğunu unutmuş ve bu kulluğu araştırmamış bir ruhtan Allah'ını bile...
SÛFÎ BULUT GİBİDİR¸ HER ŞEYİ GÖLGELENDİRİR; YAĞMUR GİBİDİR¸ HERŞEYİ SULAR
"Küreselleşmenin¸ çoğulculuğun¸ çok kültürlülüğün ve birlikte yaşama tecrübelerinin tartışıldığı günümüzde farklılıkları zenginlik kabul eden ve bağrında her cins¸ dil ve ırktan zümreleri barındırabilen tasavvufî telâkkilere her zamankinden daha fazla muhtacız galiba."...
"Dün gece Rabbi'min huzurunda ağladım¸ sızladım. Ya Rabbi! Müslümanlar niçin böyle hor ve hakir oldular dedim. Rabb'imden şu sözlerin içimde yankılandığını hissettim. ‘Onların gönülleri var¸ ama sevgileri yok!"...