"Meseleye dinin nasıl baktığına göz atacak olursak; insanların gözünde hiç tasvip
görmeyen çift şahsiyetli olmayı Allah'ın asla sevmeyeceği âşikârdır. Çünkü kulların
hoş görmediğini Allah'ın da hoş görmeyeceği bellidir."...
Bu bilmenin imkânı ve özgürlük düºüncesine bir kısıtlama getirmediği meselesi¸ insan aklını zorlasa da bu böyledir. Dolayısıyla zamana mahkûm bir varlığın zaman üstü bir varlığı anlamaya çalıºırken¸ önce...
"Hayâ imandan olduğuna göre¸ hayâsız kimsenin ya imanı zayıftır veya hiç yoktur. Hayâsız bir kimsenin¸ "Kalbim temizdir¸ imanım kuvvetlidir." demesinin asılsız olduğu anlaşılır. Hayânın en kıymetlisi¸ Allahu Teâlâ'dan utanmaktır. Allahu Teâlâ'dan utanan...
"Yaratılıºtaki düzen ve harikalık üzerinde düºünmek¸ insanda ancak sonsuz bir ilim¸ hikmet ve kudret sahibinin bu tür bir yaratılıºı gerçekleºtirebileceği bilincini oluºturur."...
"Kur'ân Allah'ın tanınması/marifetullah konusunda gözleme dayalı bir akıl yürütmeyi esas alır: Ona göre öncelikle Allah'ın âyetlerine ve yaratıklarına bakmamız gerekir."...
Bu çelişkili durumun sebebi¸ umut edenin¸ umudunu bağladığı varlığı¸ Allah'tan müstağnî/bağımsız görmesidir. İnsanları böyle bir görüşe saplanmaya sevk eden temel etken ise¸ sebepler ile sonuçlar arasındaki ilişkiyi doğru değerlendiremiyor olmalarıdır. İnsan her türlü seb...
"Kadın şöyle veya böyle¸ özellikle içinde yaşadığı toplumun sosyo-kültürel yapısına ve geleneklerine göre sosyal hayatında bütünüyle dışında kalamayacaktır. O halde¸ sosyal hayatın içinde olduğunda¸ iffet; ahlak ve vakarını koruyabilmesi gerekir; câzibesini sergileyerek en azı...
"Annelik kadını ikincil bir varlık değil¸ tam aksine yüklendiği
manevî işlev nedeniyle daha saygıdeğer ve değerli kılar. Ancak
ailede kadının anne olması yanında¸ erkek de baba rolünü
üstlenir. Yani birinin diğeri üzerinde egemenlik kurması ve onu
baskılaması için hiçbir dinî da...
"Meselâ genel kabuller ışığında kadının daha
kıskanç¸ daha çabuk ikna olan¸ daha duygusal¸
daha sâdık olması2 gibi hususlar¸ bütünüyle
kadının fıtratında olan özelliklerdir. Bu özellikler
kadını erkeklerden farklı kılarken¸ daha değerli
yahut daha değersiz hal...
Yüce dinimiz devamlı surette bizlere böyle bir sorumluluk bilinci aşılamaya¸ bizleri bütün insanlık için yararlı işler yapmaya çağırmaktadır. Allah'ın emri doğrultusunda hizmet etmek¸ hayır ve iyilik yolunda yarışmak ve insanlığın mutluluğu için çalışmak gerekmektedir. Nitekim Yüce Allah; "…İy...
Âyetleri kendi özel bağlamlarından kopararak yapılan yorum ve içtihadlardan kaynaklanan bu tür tehlikeli ve dinin temel amaçlarıyla hiç de uyuşmayan eğilimlerin¸ Kur'an'a bir bütün olarak yaklaşıldığında ne kadar yanlış oldukları açıkça görülebilecektir. ...
"Şiddet¸ şiddeti şiddetle halletme eğiliminde olan insanın kendisinden kaynaklanır. Aslında insanın onu¸ en son başvurması gereken seçenek olarak düşünmesi¸ hatta mümkünse seçeneklerin arasından çıkarması gerekir. Ama bazen bu eğilimini kontrol edemez; bazen keyfi¸ bazen...
Bu ümitsizlik ve dışlanmışlık hissi¸ bazen çok tehlikeli bir biçimde¸ "Bir kere bahtın kara olmaya dursun¸ ne yapsan boş; dua da etsen sesini Rabbine duyuramazsın." tarzında bir önyargıyı besler. Bu tür bir katı karamsarlık ve kötümserlik kapanına kısılan insan¸ her...
PEYGAMBER VE BERABERİNDEKİ MÜ'MİNLER DEDİLER Kİ: ALLAH'IN YARDIMI NE ZAMAN?
Her görevin zorluk oranında büyük riskler taşıdığı herkesin malumudur. Bu bakımdan¸ Kur'ân'ın açıkça zorluğuna işaret ettiği görevlerde¸ her mü'minin çok dikkatli olması gerekmektedir. Zira bu tür görevlerin yerine getirilebilmesi için her şeyden önce çok güçlü ve keskin bir ...
"Belaları büyük bir talihsizlik ve eksiklik olarak görmek yerine¸ onları ebedî hayır ve saadetin temînini sağlayan birer fırsat ve imkân olarak görmek gerekir. Bu fırsat ve imkânı değerlendirmek¸ ancak akıllı ve iradeli varlıklar için mümkün olduğuna göre¸ insan başka hiçbir ş...
"Kur'an'ın açık ifadesiyle herkes dünya ve ahrette kendi çalışmasının karşılığını görecektir. Bununla birlikte hiç kimse¸ Allah'a rağmen sonucu istediği gibi belirleme imkânına sahip değildir. Her bireyin bütün imkânları ve hareketleri Allah tarafından bilinmekte ve kontrol edilmektedir....
Cemiyet hayatında istikrar¸ huzur ve düzen¸ karşılıklı ilişkiler bağlamında hoşgörü ve tolerans ahlâkının geliştirilmesiyle sağlanabilir. Medeni insan olmanın gereği de insanların birbirlerine saygı duymalarıdır. İnsan¸ toplumsal bir varlıktır....
Kur’an-ı Kerim¸ Maide sûresinin 14. ayetinde teknolojiye işaret etmektedir. Kur’an bu işaretinde¸ teknolojinin Hıristiyan medeniyetine verilmiş bir ceza olduğunu belirtmektedir. Bu ayetlerin bu şekilde tefsiri şüphesiz yenidir. Ayette kullanılan “yesnaun” lâfzı “yamelun...
Çağımızda dünya gündeminin en mühim meselelerinden bir kısmı da çevre meseleleridir.
“Çevre¸ âdemoğluna ruh üfürülüp beden elbisesi giydirildikten sonra ona takdim edilen bir emanet; çevre büyük bir insan¸ insan ise büyük bir çevredir.”...
Hesaba Çekilmeden¸ Kendimizi Hesaba Çekelim
Nefis muhasebesi yapıyor muyuz? Zaman zaman şöyle kendimizle baş başa kalıp da¸ bilerek veya bilmeyerek ettiğimiz günah ve yanlışlıklardan dolayı kendimizi sorguladığımız oluyor mu? Hatta iyilik ve ibadet diye işlediklerimizin bile dinî standartlara uygun...
İnsanların gün geçtikçe sekülerizmin pençesine biraz daha düşerek başkalaştığı¸ cehalet ve dünya sarhoşluğuna kapıldığı ve kuru kalabalıklara rağmen yalnızlığı yaşadığı çağımızda Müslümanı çok önemli görevler beklemektedir....
Modernizm¸ günümüz Müslümanlarını dönüştürmektedir. Çok kötü bir değişim yaşıyoruz. İslamî ilkelerimizde¸ ihlasımızda¸ takva ve değişmez sabitelerimizde zedelenmeler var....
Hazret-i Mevlâna bir rubaisinde şöyle der:
"Men¸ bende-i Kur'ân'em eğer ki cân dârem
Men¸ hâk-i reh-i Muhammed Muhtârem
Eğer nakl küned cüz in kes ez gûftârem
Bîzârem ez ü ve'zan suhen bîzârem"...
Türk edebiyatının mümtaz fikir ve sanat dehası Necip Fazıl Kısakürek¸ ahir ömrünün sonunda yazdığı ‘Evim’ adlı şiirde¸ kaybolan değerlerin arkasından temel dinamiklerimizle ilgili enfes düşüncelerini ölümsüzleştirir....
Milli mücâdelede birçok isimsiz kahramanımız vardır. Gerek zamanın gerekse de bizlerin onlara gereken değeri vermeyişimizin bir sebebi olarak¸ bu insanlar¸ tarihin karanlık sayfaları arasında kalmıştır....
SİVAS'IN ÖNDE GELEN ÂLİMLERİNDEN MUSTAFA TAKÎ EFENDÎ'YE GÖRE NEFSİ TEZKİYE ETMENİN YOLLARI
Osmanlı döneminin son yıllarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarını idrak etmiş (1873-1925)¸ ömrünü dine¸ vatana ve millete adamış olan Mustafa Takî Efendi¸ Sivas’ın yetiştirdiği ender âlim¸ mutasavvıf ve mütefekkir şahsiyetlerden biridir....
Hiç şüphesiz korkusuz insan olmaz. Zira korku insanî bir duygudur; sıkıntı verici bir heyecan türüdür. Ancak¸ korkunun kabul edilmez olanı¸ aşırısıdır. İnsana¸ özgürlüğün ve imanın cesaretini yaşamasını engelleyeceğinden dolayı böylesi bir korku¸ bilhassa mü'mine asla yak...