GENÇLERİMİZİ BİLİNÇLİ YETİŞTİRMELİYİZ

Somuncu Baba

"Günümüz gençliğinde ahlakî bir erozyon hızla devam etmektedir.
Çünkü popüler kültür gençlerimizin idealsiz yetişmelerine sebep
olmaktadır. Gençlerimizin bugün içine düştükleri bu kötü durumun
birçok sebebi vardır. Fakat o sebeplerin başında da inanç boşluğu
yatmaktadır. Gençlere sağlam bir din eğitimi verilmezse işte
sonucun böyle olması kaçınılmazdır. Nitekim bugün bazı zengin
aile çocukları satanizm ve ateizm gibi sapık akımlar peşinde
koşmakta¸ bazı fakir aile çocukları da misyonerlerin ve çeşitli illegal
örgütlerinin maşası haline gelmektedir."

Gençlik bir milletin geleceğinin teminatıdır. Gençlerini iyi yetiştiren milletlerin geleceği daima aydınlık olmuştur. Acaba geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi iyi yetiştirebiliyor muyuz? Bu soruya maalesef müspet cevap vermemiz mümkün değildir.


Günümüz gençliğinde ahlakî bir erozyon hızla devam etmektedir. Çünkü popüler kültür gençlerimizin idealsiz yetişmelerine sebep olmaktadır. Gençlerimizin bugün içine düştükleri bu kötü durumun birçok sebebi vardır. Fakat o sebeplerin başında da inanç boşluğu yatmaktadır. Gençlere sağlam bir din eğitimi verilmezse işte sonucun böyle olması kaçınılmazdır. Nitekim bugün bazı zengin aile çocukları satanizm ve ateizm gibi sapık akımlar peşinde koşmakta¸ bazı fakir aile çocukları da misyonerlerin ve çeşitli illegal örgütlerinin maşası haline gelmektedir.


O halde gençlerimizi bu içine düştükleri kötü durumdan kurtarmanın çaresi nedir? Gençlerimize sağlam bir din eğitimi verip onların ruhlarını Allah inancıyla¸ peygamber sevgisiyle ve ahiret bilinciyle süslemeliyiz. Her şeyi yoktan var eden gücü kudreti sonsuz olan Allah'a inanan¸ âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'i seven ve hayatında onu örnek ve rehber edinen¸ öldükten sonra tekrar dirilip bu dünyada yaptıklarından dolayı hesaba çekileceği şuurunda olan hiçbir genç¸ çevresindeki insanlara eliyle diliyle zarar vermediği gibi şiddet ve terör olaylarına da kesinlikle katılmaz.


Burada Asr-ı Saadet'ten bir olayı anlatmak istiyorum. Olay İslâm'ın ikinci halifesi Hz. Ömer'in hilafeti zamanında geçmiştir. 


Hz. Ömer¸ hilafeti döneminde zaman zaman insanların durumlarını öğrenmek¸ fakir ve muhtaçları tespit edip onlara yardım etmek için geceleri Medine sokaklarında dolaşırdı. Bir gece Medine sokaklarında dolaşırken bir kadının kızına şöyle seslendiğini işitti.


Anne: "Kızım¸ kalk¸ yarın çarşıda satacağımız süte biraz su kat."


Kız: "Anneciğim¸ bu işin dinen haram olduğunu bilmiyor musun anne? Nitekim müminlerin Emiri Hz. Ömer de süte su katılmasını yasakladı ya."


Anne: "Kızım sen¸ suyu ilave et¸ korkma¸ Ömer bizi nereden görecek."


Bu duruma son derece üzülen kız: "Ama anneciğim Ömer görmese de Allah görüyor ya!" der.


Bu karşılıklı konuşmayı dinleyen Hz. Ömer'in¸ kızdaki Allah korkusu çok hoşuna gitmişti. Daha sonra evine dönünce bu ailenin kim olduğunu öğrenen Hz. Ömer¸ o kızı oğlu Asım'a istemiştir. İşte Hz. Ömer'in gece gezintisi¸ oğlu Asım'ın bu kızla evlenmesine vesile olur. Bu evlilikten Ömer b.Abdülaziz'in annesi Ümmü Asım dünyaya gelir. Yani o Allah korkusuyla dopdolu olan genç kız¸ adil halife Ömer b. Abdilaziz'in ninesidir. Ömer b.Abdilaziz ise¸ tarihte ikinci Ömer olarak şöhret bulmuştur. (Bkz.¸ Hasan İbrahim¸ İslam Tarihi¸ I¸ 413.)


İşte Allah korkusuyla¸ ahiret bilinciyle yetiştirilen genç kızların¸ evlenip güzel bir aile kurduktan sonra büyütüp yetiştirdiği çocuklar adaletiyle ün kazanan devlet başkanı ve âlimler olurlar. Şunu unutmamak gerekir ki¸ her başarılı erkeğin yanında mutlaka bir mükemmel kadın vardır.


Gençlerimizi içine düştükleri bu kötü durumdan kurtarmak için eğitimimizi tekrar gözden geçirmeli ve onları milli kültür ve dinî eğitimle donatmalıyız. Şunu iyi bilmeliyiz ki Allah'a inancı tam olan¸ peygamberini sevip onu hayatında kendine örnek edinen ve ahiret bilinciyle yetişen¸ inanç ve ibadet şuuruyla gelişen gençler¸ kendisine¸ ailesine ve toplumuna faydalı bireyler olarak yetişir.


Gençliğine önem verip onları güzel yetiştiren milletlerin gelecekleri daima aydınlık olmuştur. Gençlere ve onların eğitimlerine yapılan yatırımlar asla boşa gitmez.

Sayfayı Paylaş