O'NUN RIZASI

Somuncu Baba

Dünyanın geçici hevâ ve hevesleriyle oyalanan insanlar¸ gaflet yüzünden burada yaptıklarının âhirette hesâbını vermeyi bir an için unutanlar¸ çoğu zaman zevk ü safâ içinde hayatlarını sürdürürler. Böyleleri yaptıkları her işi bir oyun ve eğlence zanneder¸ yaşadıkları her ânı ise bilinçsizce yaşayıp vakit öldürürler. Bu şekilde hayat sürdürenler belki dünyanın nice imkânlarına kavuşurlar¸ hayatın tadını aynı şekilde doya doya ya&#351

Dünyanın geçici hevâ ve hevesleriyle oyalanan insanlar¸ gaflet yüzünden burada yaptıklarının âhirette hesâbını vermeyi bir an için unutanlar¸ çoğu zaman zevk ü safâ içinde hayatlarını sürdürürler. Böyleleri yaptıkları her işi bir oyun ve eğlence zanneder¸ yaşadıkları her ânı ise bilinçsizce yaşayıp vakit öldürürler. Bu şekilde hayat sürdürenler belki dünyanın nice imkânlarına kavuşurlar¸ hayatın tadını aynı şekilde doya doya yaşarlar.


Hayatı sırf yiyip içip kâm almak¸ gezip tozup gününü gün etmek olarak düşünenler Hakk'ın rızâsını değil¸ nefsinin arzûsuna tâbi olanlardır. Oysa bir gün gelecek bu dünya hayatı sona erecek¸ burada yapıp ettiklerimizden¸ yiyip içtiklerimizden¸ insanlarla olan ilişkilerimizden teker teker hesaba çekilecek¸ karşılığında azâbla ya da rahmetle muâmele göreceğiz.


Âhiret hayatının bu gerçeğini her ân tefekkür hâlinde olanlar¸ her şeye gülüp geçip¸ her yaptığını yanına kâr bilip boşu boşuna bir hayat sürdürmezler. Yaptıklarını zaman zaman göz önünde bulundurup¸ kötülüklerden dolayı pişmanlık duyarak¸ tevbe ederek hesap gününe kendilerini hazırlarlar. O halde biz de amellerimizle baş başa kalacağımız gün gelip çatmadan kendi hayatımıza bir düzen vermenin çarelerini aramalıyız.


Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi (k.s) aşağıda açıklaycağımız şiirinde tevâzu gösterip¸ kendisinin diğer insanlar kadar rahat olmadığını¸ bir sevgiliye gönül verdiğini belirtmekte¸ ancak ona layık bir amelde bulunup bulunmadığını sorgulamaktadır. Dünyada her hangi bir derde mübtelâ olanların bir şekilde şifa bulup arzularına kavuştuklarını¸ kendisinin ise istediği gibi amel edememekten dolayı ağlamaktan gözlerinin pınar olduğunu ifade etmektedir.


O her ne kadar kendisinin bahtsız olduğunu düşünmekte ise de¸ diğer taraftan mademki derdi olanlar bir şekilde devâ bulmaktadır¸ o halde ümitsizliğe gerek yoktur. Duâ eden nice kullar Allah'tan istediklerine kavuşmuşlardır. Nitekim Cenâb-ı Hak¸ "Bana duâ edin¸ benden isteyin¸ ben de size icâbet edeyim." buyurmaktadır.  Öyleyse O'nun afv u mağfiretini elde etmek için duâ etmeli¸ O'nun merhametine sığınmalıyız. 


Hulûsî Efendi şiirinin son beyitinde Allah yolunda varlıklarını harcamayanların gerçek vuslata eremeyeceklerini ifade ettikten sonra şöyle demektedir. "Gerçek vuslat¸ kâinâtı yaratan Ulu Pâdişâh'ın dilediği istikâmette varlığını harcamak ve hattâ O'nun yolunda kendini fedâ etmekle mümkün olacaktır." 


 


 


GAZELİN METNİ


  


1. Bu fenâda cümle âlem şâd oluben güldüler


Bu benim baht-ı hazînim şâd oluben gülmedi


 


2. Her biri buldu safâ-yı lezzeti hâlince hep


Vasl-ı dil-dâra erip gönlüm murâda ermedi


 


3. Bahtiyâr olan erişdi nice nice devlete


Bu benim gibi bî-bahtı devrân görmedi


 


4. Ağlamakdan hasret ile gözlerim oldu pınar


Rahm edip hâlim bilip gözyaşlarımı silmedi


 


5. Derde düşenler nihâyet bir devâya erdiler


Bî-devâ olan bu derdim daha dermân bulmadı


 


6. Cümle sâiller kapısında çok oldu müstefîd


Ben gedâ bî-çâresine lutf u ihsân kılmadı


 


7. Ey Hulûsî ol şehe sen varını eyle fedâ


Varını yok etmeyenler hiç visâle ermedi


 


 


Gazelin Açıklaması


 


1. Fânî¸ geçici olan bu dünyada hemen herkes sevinçli ve neşeli olarak güldüler. Ancak benim kötü talihim ise gülüp de hiç beni mutlu ve mesut etmedi.


 


2. Herkes bir şekilde kendi hâline göre bu dünya hayatının lezzetini tadıp safâsını sürdü. Bana gelince¸ gönlümü ferahlatan o sevgiliye ulaşıp da gönlümün arzusu yerine gelmedi.


 


3. Mutlu mesut olanlar nice nice imkânlara¸ mutlulukara kavuştular. Ama benim gibi bahtsız olanı hiç kimse hiçbir devirde görmedi.


 


4. Sevgiliye kavuşamamaktan dolayı onun hasretiyle gözlerim sanki bir pınar oldu.  Buna rağmen halimi bilip de merhamete gelerek de gözyaşlarımı silmedi.


 


5. Her hangi bir derde düşenler nihâyet bir vesileyle devâya ulaşmışlardır. Benim ise çaresiz olan derdime henüz derman bulunamadı.


 


6. Onun kapısına gelen bütün dilenciler çok istifâde ettiler de benim gibi çaresiz dilenciler ise hiç lutuf ve ihsâna kavuşmadılar.


 


7. Ey Hulûsî! Neyin var neyin yoksa o şâhın yolunda bütün varlığını fedâ eyle. Çünkü malını mülkünü bu yolda harcamayanlar hiçbir zaman vuslata eremezler.

Sayfayı Paylaş