DİVÂN-I HULUSİ-Î DÂRENDEVÎ ESMÂ’ÜL-HÜSNÂ MELİK¸ KUDDÛS VE SELÂM İSİMLERİ

Somuncu Baba

Bil “alleme'l-esmâ” nedir isim ve müsemma nedir
Hem tâc-ı “kerremnâ” nedir anı giyen muhtar ola1

MELİK: Melik ismi gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir. Bu sıfat Allah’ın diğer bütün kemal sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar. Melik ya da Malik olma¸ malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir. Bütün kâinat Allahın mülküdür ve Allah mülkünde dilediği gibi tasarruf sahibidir. Cenabı Allah Kuran-ı Kerimde şöyle buyurur: “Melik olan Allah pek yücedir. O’ndan başka ilah yoktur. Kerim olan arşın Rabbidir.”(2) Allah gerçek mülk sahibidir. O’nun bu sıfatı yücelik¸ büyüklük ve üstünlük ifade eder. Her şeye hâkim olan Allah bütün işleri bir düzen içerisinde yürütüp idare eder. Kulları üzerinde mutlak tasarruf sahibidir. Emir ve yasaklar koymak¸ sonra da bunlara uyanları ödüllendirmek¸ uymayanları da cezalandırmak O’nun hakkıdır. İnsanlar daima O’na muhtaçtırlar. Yer ve gökler O’nundur. Bütün her şey O’nun mülküdür.(3) Bu konuda Osman Hulûsi Efendi’nin şu beyitlerini ise çok iyi anlamak gerekir.

Senin hüsn ü kemâlin âşıka fazl-ı kemâl olmuş
Nedir gayr-ı kemâl mâlik-i hüsnü cemâl olmuş(4)

Senin güzel kemâlin¸ yetişmişliğin¸ halin seni sevene¸ sana âşık olana kemâl-i fazilet olarak geri dönmüştür. Senin kemalin sevdiğin üzerinde bir lütuf olmuştur ki bu kemâl onda da vücuda gelmeye başlamıştır. Sevgilinin o güzel kemâli dışında başka bir kemâl de yoktur. Her şey Sevgilinin¸ Malik olanın güzel cemâli içerisinde meydana gelmiştir. Tüm kemâl ve güzelliklerin sahibi de Cenabı Allah’tır. Her şey O’nun güzel cemâlinin içerisinde hayat bulmuştur.

KUDDÛS: Her türlü kötülük ve eksiklikten uzak¸ temiz¸ kutsal¸ yüce ve saygın olan demektir. Kuddûs bütün üstün ve güzel sıfatlarla övülen¸ methedilen anlamındadır. Cenabı Allah yeryüzünde¸ gökyüzünde¸ uzayın derinliklerinde ve toprağın altında bulunan her şeyin tek yaratıcısıdır. İnsanın gözünü çevirip etrafına baktığında görebildiği ve çıplak gözle göremediği her yerde bulunan düzen¸ kanunlar¸ istikrarın tamamı Allah’a aittir. Allah’ın son derece aciz olarak yarattığı insanlar hata yapar¸ unutur¸ yanılır¸ gaflete düşerler. Aynı zamanda hem bedeni hem de ruhî yönden son derece eksiklik ve acz içindedirler. Ömürleri boyunca bedenlerine bakmak¸ yaşayabilmek için ona sürekli ihtimam göstermek zorundadırlar. Ancak her şeyin yaratıcısı ve güzel isimlerin sahibi olan Allah elbette tüm eksikliklerden münezzehtir. O ilim ve hikmet sahibidir. Bu doğrultuda Dîvân-ı Hulûsi-î Dârendevî’de şu dörtlük ne kadar muhteşemdir.

Yüzler sürem ol hadrâ-i Firdevs-i berine
Canım verem ol Hazreti Kuddûs-ı Emin’e
Bu sâyede ererse gönül hadd-i yakîne
Can ola fedâ Ka’be-i vasl-ı Haremeyn’e(5)

Her türlü eksikliklerden uzak olan¸ temiz ve kutsal olan Hazreti Allah’a/Kuddûs’e canımı vereyim. O’nun çok yüksek ve yeşillikler içerisinde yaratmış olduğu Firdevs cennetine yüzlerimi süreyim. Ancak bu şekilde gönüller gerçek mahiyetiyle¸ hakiki anlamıyla sevgiliye ererler. Bu canda O’na/Kuddûs’e feda olsun. Kâbe-i Şerif ve Haremeyn’e de feda olsun. Her şey de O’nun yoluna fedadır. Bizler de O’nun huzuruna erer¸ yüzlerimizi O’nun eşiğine süreriz.

SELÂM: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır. “O Allah ki¸ O’ndan başka ilâh yoktur. Melik’tir¸ Kuddûs’tur¸ Selâm’dır…”(6) Bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmaktadır: ”Ey Allah’ım! Sen Selâm’sın; Selâm (esenlik) yalnız sendedir. Ey ikram ve celâl sahibi olan! Sen ne yücesin.”

İbni Arabî’ye göre; Allah hakkındaki “Selâm” sözünün nisbet anlamında olduğu ve takdirinin “Selamet¸ esenlik sahibi” olduğu İslâm âlimlerinin ortak görüşüdür. Ancak nisbet’in hangi anlama geldiği hususunda üç farklı görüş bulunmaktadır.

1) Selâm hiçbir ayıbı olmayan¸ her türlü eksiklik ve kusurdan uzak olan demektir.

2) Selâm¸ huzur ve esenlik sahibi demektir. Yani cennetteki kullarına esenlik mutluluk ve huzur verendir. Şu ayet-i kerime bunu onaylar özelliktedir. “Çok esirgeyen Rab’dan onlara birde Selâm sözü (vardır).”(7)

3) Selâm varlıkları karanlıklardan kurtaran demektir.

İbni Kesir şunları söyler: “Selâm zatında¸ fiillerinde ve sıfatlarında mükemmel oluşu nedeniyle her türlü eksiklikten¸ noksanlıktan¸ kusur ve ayıptan sâlim olan demektir.”(8)

Selâm ey kıble-i canım sana rûhum mutî’indir
Vücudum tal’at-ı rûyunla gayrıdan müberradır(9)

Benim canımın kıblesi¸ ruhumun¸ her şeyimin itaat ettiği¸ boyun eğdiği ey huzur ve esenlik sahibi; vücudum¸ yüzüm¸ her şeyim¸ senden gayri her şeyden temizlenerek¸ aklanarak yine senin huzuruna varmıştır. Ruhumun tek istediği sensin¸ yalnızca sana kavuşmak¸ seninle beraber olmak¸ senin huzuruna ermektir.

Seninle câna yetsem hem aradan gayrılık kalksa
Selâmet kuşesinde hân-ı vaslına ulaştırsan(10)

Ey sevdiğim; sana kavuşsam¸ Sana erişsem¸ aradaki engellerin bütünü kalkmış olsa böylece esenlik içerisinde Senin huzuruna varsam¸ Senin mekân ve köşende Sana kavuşsam. Beni Sana selâmet (esenlik ve huzur) içerisinde ulaştırsan. Beni Senin huzuruna tüm engellerden kurtararak ulaştıracak olan yine Sensin. Ben ancak seninle sana ulaşırım.

 

DİPNOT
1 Ateş¸ Osman Hulûsi¸ Dîvân-ı Hulûsî-i Darendevî¸ (Haz: Prof. Dr. Mehmet Akkuş- Prof. Dr. Ali Yılmaz) ¸ Ankara¸ 2006¸ ş6.
2 23/Mü’minûn¸ 116.
3 İbni Kesir¸ Beyhaki¸ Kurtubi¸ Esmâ’ül-Hüsna¸ ş314.
4 Ateş¸ age¸ ş390.
5 Ateş¸ age¸ ş360.
6 59/Haşr¸ 23.
7 36/Yasin¸ 58.
8 İbni Kesir¸ Beyhaki¸ Kurtubi¸ age¸ ş185.
9 Ateş¸ age¸ ş58.
10 Ateş¸ age¸ ş147.

Sayfayı Paylaş