VAKIF MÜLKÜ ALLAH'IN MÜLKÜ

akıf mülkünü korumak ve sahiplenmek noktasında ise Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Vakfiyesinde geçen şu cümleler çok dikkat çekicidir: “Her kim Allah’tan korkmayıp vakıflarıma zarar vermeye niyet eder veya değiştirirse dünyada zalimler gurubundan sayılsın

“Vakıf kültürü ve medeniyeti 21. yüzyılın ilk çeyreğinde de aynı şekli¸ nizamı¸ işleyişi¸ mükemmelliği ve anlayışıyla devam etmektedir. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)’nin temellerini attığı Vakfımızın hizmet anlayışı; vakıf medeniyetinin devamlılığının en güzel örneğidir.

İnsanın ilk yaratılışı ile birlikte başlar vakıf. Allah’ın mülkünün insan eliyle ihsanıdır vakıf. Fakirlere¸ yetimlere¸ yolda kalmışlara¸ ihtiyaç sahiplerine¸ tüm insanlığa uzanan eldir vakıf. Tüm canlıya hizmeti esas alır; bu doğrultuda tüm coğrafyalara çok yönlü hizmet taşır; hanlar¸ hamamlar¸ yollar¸ camiler¸ mescitler¸ kütüphaneler¸ çeşmeler¸ imaretler¸ hastaneler¸ medreseler¸ bedestenler vb. yapılar inşa etmiş tüm sahaları mamur hale getirmiş¸ her zerresiyle yaratılmışa hizmet etmeyi düstur edinmiştir vakıf. Bu sebepledir ki¸ vakıf mülkü Allah’ın mülküdür. Bu mülke itina ile sahip çıkıp şartlarını yerine getirmek gerekir. Vakfın malına verilecek olan en küçük zararın hesabı pek zordur¸ pek çetindir. Osmanlı arşiv vesikalarının Evkaf belgeleri arasında bulunan şu deyim çok mânidardır. “Vakfın sabununu yiyen farenin gözü kör olur.” Bu ikaz insanı derin düşüncelere sevk ederken vakfın malının önemi ve kutsiyetini bizlere bir kez daha hatırlatır.
Allah’ın kudretinin şüyu’ bulmuş olduğu bu kâinatta O’nun mülkünü O’nun rızası için harcamak  ve insanlığa hizmet gayesi ile sarf etmek gerekir. Bu sarf etme cihetinde ise sevgi¸ muhabbet¸ yardım¸ irşat doğrultusunda ortaya çıkan faaliyetler asırlar boyunca süregelen vakıf medeniyetinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Somuncu Baba Hazretlerinden günümüze gelen¸ Taceddin-i Veli Hazretlerinden günümüze gelen¸ Balaban Bey’den günümüze gelen… Vakıf kültürü anlayışı ve medeniyeti 21. yüzyılın ilk çeyreğinde de  aynı şekli¸ nizamı¸ işleyişi¸ mükemmelliği ve anlayışıyla devam etmektedir. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)’nin temellerini attığı Vakfımızın hizmet anlayışı; vakıf medeniyetinin devamlılığının en güzel örneğidir. Günümüzde ise Hamid Hamideddin Efendiyle aynı şekliyle devamı tarihin günümüze yansıması olarak görülürken hizmetlerin artarak en iyi¸ en güzel biçimde devam etmesi¸ eşyanın hakikatine ermesi bizleri derinden etkilemekte ve duygulandırmaktadır. Darende’de yapılan hizmet ve çalışmalar tüm dünyaya örnek olabilecek niteliktedir. Vakıf medeniyeti içerisinde ise çok güzel model teşkil etmektedir. Bu modelde esas olan¸ gönül ve ruh güzelliğinin hizmete ve eşyalara yansımasıdır. Bu ise net bir şekilde görülmekte ziyaretçilerin hayranlık içerisinde kaldıkları gözlenmektedir. Vakfın niteliği ve misyonunu¸ Anadolu’dan¸ Habeşistan’a¸ Suriye’ye¸ Ürdün’den Cezayir’e ve bir çok coğrafyaya taşıyarak “Vakfın mülkü Allah’ın mülkü” bilinciyle tüm canyıla hizmet şuurunu gaye edinen Vakfımız yoluyla bizlere ecdada layık olabilmenin güven ve hazzını yaşatan büyüklerimiz¸ mananın kıymetini tüm insanlığa kavratmaktadırlar.        
     

Vakıf mülkünü korumak ve sahiplenmek noktasında ise Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Vakfiyesinde geçen şu cümleler çok dikkat çekicidir: “Her kim Allah’tan korkmayıp vakıflarıma zarar vermeye niyet eder veya değiştirirse dünyada zalimler gurubundan sayılsın. Ahirete elleri boş¸ Allah’ın rahmetinden mahrum ve sonsuz azaplarla azap olunsun.” Yine aynı vakfiyede vakfın mülkünü koruyup gözetenler için ise şu güzel sözlerin olması bizleri duygulandırmaktadır: “Her kim ki! Vakıflarımın bekâsına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse bağışlayıcı olan Allah Teâlâ’nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup mükâfatı sayılmayacak kadar çok olsun. Dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin.”

Vakıf çalışmalarında hassasiyet gösterilmesi¸ itinalı bir şekilde hizmetin devam etmesi vakıf medeniyetinin sürekliliği açısından çok önemlidir. Bu ise tüm insanların üzerine düşen en önemli vazifelerden biridir. Gayret bizden tevfik Allah’tandır.

Sayfayı Paylaş