RAMAZANDA HAYIR HİZMETLERİ

Somuncu Baba

''İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır'' Hadis-i Şerif

Mübarek Ramazan ayı içerisinde çeşitli kuruluşlar ve şahıslar hayır hizmetlerini yoğunlaştırırlar. Bunlardan birisi de Merkezi Darende'de bulunan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'mızın dağıttığı “Somuncu Baba Sebil Ekmeğidir.”
Vakıf anlayışı güzelliklerle dolu bir kavramdır. Vakıf düşüncesi bizim inancımızın¸ tarihimizin¸ kültürümüzün vazgeçilmez bir unsurudur. İnsani duyguların en güzel tezahürünün vakıf yoluyla olduğu hepimizin malumudur. ''İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır'' prensibine candan sarılan ecdadımız¸ insanlığın hizmetine hayatlarını vebütün varlıklarını adamışlardır. Vakfa gönül veren ler hizmeti sadece insanlarla sınırlı tutmayıp¸ mahlukata da yararlı olmayı vakıf geleneği içinde sürdürmektedirler.
Somuncu Baba Sebil Ekmeği
Vakfımız tarafından¸ bu kutlu ayda Ankara¸ İstanbul¸ Bursa¸ Adana¸ Mersin¸ Karabük¸ Konya¸ Malatya¸ Darende başta olmak üzere her gün vatandaşlarımıza binlerce sebil ekmeği ikram edilmektedir. Yaklaşık bir rakam söylemek gerekirse¸ bu yıl 100.000 ekmek dağıtıyoruz.
Somuncu Baba (Şeyh Hamid-i Veli)
Somuncu Baba adıyla bilinen Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri 1331-1412 yılları arasında yaşamıştır. Ailesi Anadolu'ya Horasan'dan manevi fetih için gelen erenlerdendir. Osmanlı devletinin kuruluşunda Anadolu'da insan topluluklarını ruhen olgunlaştıran ve devlet haline getiren manevi mimarlardandır.
Sebil Ekmeği Hakkında
Somuncu Baba'nın adına izafeten Sebil Ekmeği¸ Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı Başkanı H. Hamidettin ATEŞ Efendinin teşvikleriyle 1992 yılından itibaren ülkemizin birçok ilinde dağıtılmaktadır.
Sizlere ikram edilen bu Somuncu Baba Ekmeği hayır hizmetlerine gönül vermiş Somuncu Baba meşalesini günümüze taşıyan¸ insana hizmet anlayışını benimseyen Vakfımızın bir hediyesidir.
14. yüzyılda yaşayan Somuncu Baba'nın Bursa sokaklarında “Somunlar mü'minler” diyerek dağıttığı ekmeklerin anısı bugün vakfımız tarafından yaşatılmaktadır. Somuncu Baba'nın gönlünü de katarak¸ muhabbetle pişirdiği ekmekler o devirde kapış kapış olurdu. Özelikle Bursa Ulu Camii'nin yapımı esnasında Somuncu Baba'nın bütün ustala ve ameleler ile askerlerin ekmeğini temin ettiği rivayet edilmektedir. İhlasla pişirdiği ekmekler bedenlere kuvvet¸ gönüllere muhabbet verirdi. Bu günde aynı olmaktadır. Biz tam olarak Somuncu Baba'mızın ekmeğin içerisine neler kattığını bilemiyoruz ama¸ şimdi ikram edilen ekmeklerin içerisinde¸ bal¸ patateş çörek otu gibi lezzet katan maddeler ilave edilmiştir. Maksadımız insanlarıma hizmet etmek¸ ikramımızın lezzetini artırmaktır… Yine Ramazan Ayı içerisinde İstanbul Eyyüp¸ Sultan Ahmet ve Fatih Camileri önünde her cuma günü¸ Ankara’da ise Kocatepe ve Hacı Bayram-i Veli Cami önünde binlerce Cemaata Somuncu Baba Ekmeği dağıtılmıştır. İstanbul ve Ankara Temsilciliklerimiz basın açıklaması yaparak bu hizmetin tanıtımı sağlamışlardır
Yardımlaşmanın Önemi
Genellikle ifâde edildiği gibi İslâmiyet bir yardımlaşma dinidir. İslâmiyetten önce de sonra da hiç bir din ve fikir sistemi onun kadar bu konuya eğilmemiş yardım anlayışını ve bu anlayışın uygulanışını bu kadar geniş boyutlara ulaştıramamıştır. Kur'an-ı Kerim'den öğrendiğimiz bu gerçeği¸ hayatımızın her anında görüyoruz. Geçmişte olduğu gibi¸ şimdi de hayatı paylaşan insanlar¸ aynı düzeyde değillerdir¸ örneğin zayıfı¸ güçlüsü¸ fakiri¸ zengini¸ erkeği¸ kadını gibi. Böyle insan toplulukları beraber doğup¸ beraber ölürler. Bu beraberlik “hayat”ın kaynağını oluşturuyor. Ancak bu farklı insanlar¸ yaşadıkları süre içinde birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Zenginler bile fakirlere ihtiyaç duyar. Hiç bir zengin benim kimseye ihtiyacım yoktur diyemez.
O insan servetini çalıştırdığı insanların gücü ile kazanır. Zira kimi çalıştırıyorsa ona muhtaç demektir. İnsanların birbirlerine muhtaç olmaları¸ aralarındaki yardımlaşmaları zorunluluğunu ortaya çıkarır. Yardımlaşma toplum halinde yaşamanın sonucudur. Cenâb-ı Hakk: “İyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın¸ günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” buyuruyor. Zekat vermenin¸ güzel söz söylemenin¸ ve daha pek çok şeyin¸ iyi olarak kabul edersek¸ yardımlaşmanın sınırını sonsuz olduğunA anİlarız.iey verilebilir. Verme işi bazan zekat fitre gibi mecburi olduğu halde¸ bazan tamamen isteğe bağlıdır. Bu vermenin sınırı yoktur.Bu yardımın dışında¸ müslümanlar birbirlerine sevgi ile bağlanmak zorundadırlar.
Yardımın İnsanların ve Toplumların Yaşamlarındaki Yaptığı Değişiklikler:
Yardımla yoksullar korunmuş olur. Onlara yapılan maddi yardımlar¸ onların hırsızlık gibi kötü yollara sürüklenmesini engeller. 2- Yardım yapanla yapılan arasında sevgi ve ülfet doğar.yardımla topluma kazandırılan insanlar kin¸ hased¸ düşmanlık gibi kötü huylardan kurtulur¸ kimsenin malında gözü olmaz. 3- Hz. Muhammed¸ müslümanlara yardım edilenin değil¸ yardım eden kişi olmalarını bildirmiştir.Sıkıntı zamanında müslümanlardan yardım¸ anlayış ve sevgi görenler¸ sıkıntılarını atlatınca¸ alan değil veren kişiler olmaya çalışacaktır.
Ramazan ayı içerisinde Vakfımız tarafından bin aileye ayni gıda ve giysi yardımı yapılmıştır.

Sayfayı Paylaş