KIRKALTINCI HUTBE

Somuncu Baba

Yaşadığımız çağ¸ bilgi çağıdır¸ yükselme çağıdır¸ geceyi gündüze katarak çalışma çağıdır. Bilgi¸ ilköğretimle atılır. Çalışmanın hazzı ilköğretimden alınır. Millet olarak çalışmaya¸ çok çalışmaya mecburuz. Dünya milletleri göklerin sırlı kapısını çalmaya¸ fezalarda yol almaya başladılar. Her an biraz daha ileriye¸ biraz daha yukarıya gidiyorlar.

“İlim Rütbesi Rütbelerin En Üstünüdür”

Muhterem Cemaat!

Yaşadığımız çağ¸ bilgi çağıdır¸ yükselme çağıdır¸ geceyi gündüze katarak çalışma çağıdır. Bilgi¸ ilköğretimle atılır. Çalışmanın hazzı ilköğretimden alınır. Millet olarak çalışmaya¸ çok çalışmaya mecburuz. Dünya milletleri göklerin sırlı kapısını çalmaya¸ fezalarda yol almaya başladılar. Her an biraz daha ileriye¸ biraz daha yukarıya gidiyorlar.

Devletimiz 222 sayılı ve 5 Ocak 1961 tarihli ilköğretim ve eğitim kânunu ile kısa zamanda¸ kız olsun erkek olsun mecburi öğretim yaşındaki bütün yurt çocuklarını okur-yazar ve çevresine ışık tutar hâle getirmek azmindedir. Bunu büyük fedakârlıklar pahasına da olsa mutlaka başarmak kararındadır. Milletimiz¸ bu verimli azmi¸ bu hayırlı kararı kadını ile erkeği ile köylüsü ile şehirlisi ile candan desteklemek zorundadır. Yüzyıllar boyunca bilgisizliği¸ bilgiye karşı bilgisizliğin acısını tatmış¸ üstüne çöken tozları artık silkip atmıştır. Okuma-yazma seferberliği¸ hepimiz için millî bir vazife olduğu kadar da¸ dinî bir vecibedir. Mensubu bulunduğumuz İslâm dini¸ bilgiye sonsuz değer ve her şeyden üstün yer veren bir dindir.

Kitabımızın birçok ayetleri¸ Peygamberimiz’in sayısız öğütleri¸ İslâm ulularının söz ve gönül açıcı nice nice sözleri¸ dinimizin bilgiye verdiği¸ bilgiye ayırdığı müstesna yeri belirtmektedir. Şöyle ki: Allah’ın sevgili Rasûlü’ne ilk emri Kur’an’da ilk vahiy¸ Rasûlü’ne ilk tebliği “Oku!” diye başlar “Oku! Yaratan Rabbinin adı ile. O¸ insanı bir pıhtıdan yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir ki¸ kalemle öğreten O’dur. İnsana bilmediğini öğretti.” (96/Alak¸ 1-5)

Başka bir ayet: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu hiç?” (39/Zümer¸ 9.) buyurur. Nitekim diğer bir ayet bu gerçeğe ışık tutar. “Allah sizden iman getirenleri ve bilgiye nail olanları yüksek derecelere vardırır. O¸ bütün işiyle sınırsızdır¸ haberdardır. Bütün işlediklerinizden haberdardır.” Cenab-ı Hak bir ayette de ulu Peygamberine “Ey Rabb’im! Bilgimi arttır!” (20/Tah⸠114) yollu niyazda bulunmasını emreder. Peygamber Efendimiz’in bilgi konusundaki uyarıcı öğütleri o kadar şümullü ki işte onların birkaçı: “İlim payesi payelerin en üstünüdür.” ¸ “Öğrenmek için çabalama erkek ve kadın her Müslümana boyun borcudur.” “Çin’de¸ Çin’e kadar uzak yerde de olsa bilgiyi dileyin.” “Bilgi isteklisi rahmet isteklisidir. Bilginin ecri peygamberlerinki ile birlikte verilir.”

 

Biri sordu¸ “İşlerin en üstünü nedir?” Allah’ın Rasûlü şu cevabı verdi: “Bilgi”¸ dedi. Sualini ikinci defa tekrarladı. Allah (c.c)’ın Rasûlü her defasında ilk cevabı gibi cevap verdi. İslâm ulularının da ne kadar düşündürücü sözleri var. İşte birkaçı: Hz. Ömer (r.a.); “Çocuklarınızı sizden sonraki zaman için hazırlayın.” diyor. Hz. Ali ( r.a.); “Bana bir harf öğretenin kulu¸ kölesi olurum.” diyor.

Aziz Cemaat!

 

Bilgi ilköğretimde başlar¸ Türk olarak da Müslüman olarak da ilköğretim seferberliğine katılmamız şarttır. Bunu böyle bilelim. Kânunun icaplarını ev ev¸ oymak oymak¸ köy köy¸ kasaba kasaba¸ şehir şehir¸ yerine getirelim. Milletçe saadetimizin¸ devletçe bakâmızın tek şartı bilgidir.

 

Sayfayı Paylaş