ELLİSEKİZİNCİ HUTBE

Somuncu Baba

Muhterem Cemâat-i Müslimîn!

Cenâb-ı Hak¸ Kur'ân-ı Kerîm'inde: “Mü'minler kardeşten başka bir şey değildirler. Kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz ve Cenâb-ı Allah'tan korkunuz ki¸ rahmetine nail olasınız.” (49/Hucurât¸ 10.) Mademki Cenâb-ı Hak “Mü'minler birbirinin kardeşidir.” buyuruyor¸ öyle ise birbirimize¸ dâima¸ kardeş muamelesi yapmak lâzımdır. İki sevgili kardeş¸ birbirine nasıl muamele yaparsa biz de birbirimize öyle muamele edeceğiz. Bizde¸ bugün bu anlayış tam aksine devam ediyor. İnsaf et müslüman kardeş¸


Muhterem Cemâat-i Müslimîn!


Cenâb-ı Hak¸ Kur'ân-ı Kerîm'inde: “Mü'minler kardeşten başka bir şey değildirler. Kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz ve Cenâb-ı Allah'tan korkunuz ki¸ rahmetine nail olasınız.” (49/Hucurât¸ 10.) Mademki Cenâb-ı Hak “Mü'minler birbirinin kardeşidir.” buyuruyor¸ öyle ise birbirimize¸ dâima¸ kardeş muamelesi yapmak lâzımdır. İki sevgili kardeş¸ birbirine nasıl muamele yaparsa biz de birbirimize öyle muamele edeceğiz. Bizde¸ bugün bu anlayış tam aksine devam ediyor. İnsaf et müslüman kardeş¸ kendi varlığını kendin söndürmeye çalışma. Her Müslümanın canı¸ malı¸ ırz ve nâmûsu diğer müslümana haramdır. Mademki Müslüman¸ Müslümanın kardeşidir. Müslüman¸ kardeşinin meşru' haklarına hürmet ve riâyete mecburidir. Allah (c.c)'ın¸ Peygamberin emri budur. Yüce dinimizin gösterdiği yol da bu.


Artık elini göğsünün üstüne koy da¸ iyice düşün. Hareketini dinî emirlere uygun olarak yapmaya çalış. Herhangi bir canlının sebebsiz incinmesine rızâ gösterme. Vatandaşlık ve komşuluk hukukuna riâyet et. Bütün insanlara ve yaratıklara karşı Allah (c.c) için hürmet et ve yaratılmışı¸ Yaratan'dan ötürü hoş gör. Lisânını gıybetten ve gönlünü sûi-zandan muhafaza et¸ kimsenin aleyhine söz söyleme¸ dâima yapıcı bir zihniyete sâhib ol. Yıkıcı ve kırıcı işlerden sözlerden sakın¸ memleketin ve milletin hayır ve nef'ine olan hususlarda aklını¸ irâde ve arzularını kullan¸ kötülüklerden vazgeç¸ ne kimseyi incit ve ne de kimseye incin.


Kötülüklerin dâima iyilikle ve güzellikle hail ü faslına çalışın. İnsanların diyanet ve fazîlet dâiresinde yaşamaları için elinden geldiği kadar uğraş¸ kimseyi hor görme¸ kimseye kin besleme¸ buğz edip ihanette bulunma. Aile efradıyla takayyud her Müslümanın dinî ve içtimaî borcudur. Onların iyi yaşamasında beşeriy-yetin hayırlı bir uzvu olabilmelerinde yegâne âmil¸ vereceğimiz terbiyeye bağlıdır. Cem'iyyetin nizâmını bozucu bir unsur olarak yetiştirdiğimiz zamanda mes'ûliyyet yine bize râcidir. Bir hadîs-i nebevîde; “Nâsın (insanların) hayırlısı insanlara hayırlı olandır.


Bi'l-akis insanların şerlisi insanlara zararlı olanıdır.” buyurulmuştur. Varlığımızın bakâsını temsîl edecek olan eserlerimiz ve nesillerimizdir. Evlâdlarımızı muzır bir mikrop olarak hazırlarsak¸ içinde bulunduğumuz topluma ihanet etmiş oluruz. Faydalı bir insan olarak yetiştirirsek¸ bir arada yaşadığımız cem'iyyetin yücelmesine¸ huzuruna büyük katkıda bulunduğumuz gibi dünyevî ve uh-revî saadeti de elde etmiş oluruz. Müslümanız¸ Allah (c.c)'tan korkarız diyoruz. Bu¸ ne biçim Müslümanlık ve nasıl Allah'tan korkmak bu. Sözümüz özümüze¸ işimiz içimize uymadıkça¸ muamelemiz dosdoğru¸ kitâbullah ve sünnet-i Resûlullâh'a mutabık olmadıkça (uymadıkça)¸ kavl-i mücerredden ibaret kalan sözümüze i'tibâr yoktur. Bu kuru söz iki âlemde de bizi mahcûb etmekten başka bir şeye yaramaz. Allâhu Teâlâ hazretlerinin¸ mü'minin gıyabında söz söylemeyi haram kıldığı bilinir.


Muhterem Müslümanlar!


İçine düştüğümüz tehlikeyi ve ne halde olacağımızı hepiniz bilirsiniz. Allah korusun¸ birbirimizi yiyecek hâle geldik¸ Peygamberimiz “Nâ-hak yere bir damla kan dökülürse arşullah titrer.” buyuruyor. Birbirimizin hânumânını¸ ocağını söndürmeye çalışıyoruz. Buna ne Allah¸ ne Peygamber ne de vicdan razı olur. Artık uyanalım. Necîb milletimizin¸ azîz memleketimizin ve cennet vatanımızın rahat ve huzur içinde yaşamasını¸ elbirliği ile te'mîne çalışalım. Hiçbir kötü hareketimizle onları rencide edecek halde bulunmıyâlım. Artık kötülüklere son verelim; İlâhi emirlere riâyet edelim. Mel'ûn ve muhteris münafıkların¸ kötü niyetli¸ bölücü kimselerin sözüne ve tahrikine kulak asmayalım. Muhakkak bilelim ki¸ bu insanların istediği¸ tesânüd-i İslâmiyyeyi bozmak¸ aramıza nifak sokmak¸ süfli emellerine nail olmak için birbirimize düşürmek¸ kardeşlik bağlarını koparmak için ellerinden geleni yapmaya çalıştığı menfur¸ arzularıdır.


Velhâsıl gayemiz dâima memleketimizin ve milletimizin zararına değil¸ yararına olmalıdır. Allah (c.c) cümlemizi kârını¸ zararını¸ hayrını ve şerrini müdrik¸ ahlâkî fazilet sahasında hareket eden bir gönül ve niyyet-i hasene ihsan buyursun. Amîn.

Sayfayı Paylaş