15 TEMMUZ’DA YAŞANAN KARANLIK GECENİN AYDINLIK SABAHI

15 temmuz

“Devletin içine sızan¸ devletin kurumlarında kadrolaşan¸ kurumsal hiyerarşiyi devre dışı bırakan¸ kendi iç yapılanmasıyla emir komuta zinciri oluşturan¸ süfli emellerine ulaşmak için her şeyi mübah gören bu masonik yapı aslında milletimizin enerjisini heba etme projesiydi.”

15 Temmuz gecesi¸ ümmete ve milletimize kastedenlerin hain tuzaklarına sahne olunduğu gecedir.

15 Temmuz gecesi¸ FETÖ denilen silahlı terör örgütünün millet düşmanlığında sınır tanımadığının sahnelendiği bir gecedir.

15 Temmuz gecesi FETÖ yanlılarının terörize edildikleri bir ihanet kalkışmasıdır.

Bu gece milletin parasıyla alınan silahların askerî kılığa bürünmüş millet düşmanlarınca millete çevrildiği bir gecedir.

Bu gece milletimizin yürüyüşünü¸ devletimizin güçlenmesini¸ ülkemizin bölgesel ve küresel bir güç hâline gelmesini hazmedemeyen şer odaklarının gücümüzü kırmaya kalkıştıkları bir darbe girişimidir.

15 Temmuz darbe girişimleriyle sonuç alacaklarını zanneden hainlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Pis emelleri akamete uğradı. Hain planlarını bozan Allah’ın iradesini yok saydılar. Sinsi sinsi örgütlenen bu yapı her şeyi kullanmaya kalkıştı. Din-i mübin İslâm’ı bağlamından koparmaya¸ tevhid inancını devre dışı bırakmaya¸ Müslümanların samimi duygularını sömürmeye kalkıştı. Tesettürü teferruat¸ kelime-i tevhidde Muhammedu’r-Rasûlullah demeyi zait addetmeye kalkıştılar. Müslümanların küfre¸ şirke¸ batıla¸ hurafelere¸ sapkın anlayışlara yönelik sergilemesi gereken tavrı ve reddiyeyi ortadan kaldırdılar. Dolayısıyla Paralel Yapı en fazla İslâm’a zarar verdi. Paralel Yapı DAİŞ gibi İslâm’ın sağlam akidesini bozmayı hedefleyen bir yapıdır. Paralel Yapı “Dinler arası Diyalog” projesiyle tevhid inancının temelini dinamit koyan bir örgüttür. Yahudi ve Hıristiyanlara tanınan toleransı Müslümanlardan esirgemişlerdir. Güneydeki ülkeye duydukları ilgi ve desteğin zerresini gönül coğrafyamıza duymamışlardır. Batı’nın taşeronluğunu yaparak gönül coğrafyamızı tahrip etmişlerdir. Paralel Yapı yetiştirdiği insan tipolojisiyle tek tip insan yetiştirmekte¸ kurgulanmış beyinler oluşturmakta¸ kendi süfli emelleri için fedailer oluşturmaktadır. Amaçlarını elde etmek için her şeyi mübah görmektedirler. Usulsüz vusul mü olur? Yolu ve yordamı olmayanın akıbeti salim mi olur? Paralel Yapı İslâm’ın temelleriyle o kadar çok oynamış¸ İslâm’ın esaslarını o kadar çok tersyüz etmiştir ki sonunda İslâmî kavramların içini boşalttı. Hizmet¸ imam ve himmet gibi İslâmî ıstılahları kendi süfli yapılanmalarına mihenk teşkil etti.

 

Anadolu İnsanının İyi Niyetlerini ve Samimi Duygularını Sömürmek

 

Paralel Yapı mensupları kendilerini merkeze koyup diğerlerini yok saydılar. KPSS benzeri sınavlardaki soru hırsızlıklarıyla hak ve ehliyeti yok sayıp kendi yapılanmaları için her türlü entrikaya cevaz verdiler. Kâinatın imamı kılmak adına elebaşlarını Türkiye’ye getirip 21. yüzyıl İslâm dünyasını Batı’nın yeniden terbiye ve dizayn etmesine fırsat tanıyacaklardı. Anadolu insanının iyi niyetlerini ve samimi duygularını sömürerek toplanan paraları belirsiz adreslere sevk ettiler. Ne zekâtın ne kurbanın ne infakın ciddiyetine ve İslâmîliğine riayet eder oldular. Türkiye’yi vatan olarak değil 170 ülkeden biri sıradanlığına düşürdüler. Millet¸ vatan¸ devlet ve bayrak derdini ve hassasiyetini bağlılarının zihninden ve gönlünden koparmaya çalıştılar. FETÖ elebaşının televizyon mülakatında belirttiği üzere baştan beri Batı’nın emellerini hayata geçirdiler. Batı’nın ekmeğine yağ sürdüler. Batılı güçlerin hesabına çalıştılar. Açtıkları okullarda mazlum ve fakir Afrika halklarının çocuklarını değil¸ gittikleri ülkelerdeki kalburüstü kesimlerin çocuklarını yüklü miktardaki ücretlerle okutur oldular.

 

Allah’a Değil Güce Tapma Yanlışlığı

 

Paralel Yapı’nın en önemli meziyeti; takiye¸ maske¸ düzenbazlık¸ ortama göre şekil değişikliği¸ bukalemun tabiattır. Sıdk¸ istikamet¸ selamet¸ ihlâs¸ samimiyet¸ takva¸ vera¸ niyet ve tevazu Müslüman’ın olmazsa olmaz hayat ölçüsüyken Paralel Yapı’nın seyri reklam¸ şöhret ve güç baronu hâline gelmek oldu. Allah’a değil güce tapmak¸ ilâhî rızaya değil menfaate göre evrilmek¸ istikamet üzere değil menfaat ilişkileri üzerine yaşam sürmek şaşmaz ölçütleri oldu. Gizlenmek¸ sırlara sığınmak¸ efsunlaştırmak ve efsaneleştirmek cibilliyetleri oldu. Tarihî veriler¸ aklî ölçütler¸ sünnet-i seniyye düsturu¸ Kur’ân-ı Kerim’in ahkâmı görmezden gelindi. Akıl¸ izan¸ insaf¸ tefekkür¸ tenkit ve eleştiri Paralel Yapı’da tatile çıkarıldı. Sorgulanamayan¸ eleştirilemeyen¸ teslimiyetçi ve ön kabulcü anlayışlar esas kabul edildi. Sinsice örgütlenme¸ karda yürüyüp iz belli etmeme¸ kast sistemiyle matruçka gibi katmanlaşmış toplum modeli¸ çevreden çekirdeğe doğru daralan ve tehlikeleşen kadrolaşma virüs gibi toplumun her kesimine ve devletin tüm kurumlarına sızar oldu. Şifreli konuşmalar¸ gizli haber ağları¸ şeffaf gibi gözüken ama en kapalı kutu oluşları¸ kendilerinden başkalarına yaşam hakkı tanımayışları¸ kartopu gibi birden büyüyen ve yatay yayılan ilişki ağları hem ürkütücü hem de felaketti.

Devletin içine sızan¸ devletin kurumlarında kadrolaşan¸ kurumsal hiyerarşiyi devre dışı bırakan¸ kendi iç yapılanmasıyla emir komuta zinciri oluşturan¸ süfli emellerine ulaşmak için her şeyi mübah gören bu masonik yapı milletimizin enerjisini heba etme projesiydi. Casusluk eylemleriyle devlet sırlarını dışarıya aktarmış¸ başka devletler adına çalışmış¸ devletimizin en mahrem bilgilerini yabancı güçlerle paylaşmış¸ MİT’e ait olan araçları durduracak kadar küstahlaşmış bir örgüttü. FETÖ Terör Örgütü savaş uçaklarıyla halkı bombardımana tabi tutmak¸ Milletin Meclisi’ne bombalar yağdırmak¸ tankların namlularını halka doğrultmak¸ meşru hükümeti yok saymak¸ halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’nın hayatına kastetmek¸ demokrasiyi ortadan kaldırmak cüretkârlığı ile tarihin benzerine şahit olmadığı Haşhaşilerden daha berbat¸ daha şirret ve daha çirkef bir örgüt olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ama maalesef bu örgütü besleyip büyüten Amerika Birleşik Devletleri hâlâ delil ve belge iddiasında. Hayatlarına kastettikleri şehitlerimizi görmediler. Bombalanan Meclisimizi umursamadılar. Katledilmek istenen demokrasiyi gündeme bile getirmediler. Milletimizin gözbebeği olan Türk Ordusu’nun içine sızmış bu karanlık odağın hainlerini dostları olarak nitelediler.

 

Türkiye’de Yakılan Bağımsızlık Meşalesi

 

Tüm bu ahlaksız¸ imansız¸ insafsız ve insanlık dışı uygulamaları nedeniyle ruhunu şeytana satan FETÖ taraftarları halkın gücünü hesap edemediler. Taptıkları gücün kendilerine fayda veremeyeceğini göremediler. 15 Temmuz gecesi bu millet diriliş destanı yazdı. Yeniden Kurtuluş Savaşı vermenin azmini yaşadı. Millet olarak vatan nöbeti tutuldu. Ezanları susturan darbelerin tarihine son verildi. Okunan salâlarla hain darbe girişimi püskürtüldü. Millet olarak kültür ve medeniyetimizden ödün vermeyeceğimiz¸ demokrasi ve halk iradesine gölge düşürmeyeceğimiz¸ kardeşlik ve birlikteliğimize kastedenlere fırsat vermeyeceğimiz ispatlandı. Silahlı çetelere karşı silahsız iman dolu yüreklerin kahramanlık yürüyüşü yaşandı. Yenikapı Mitingi örneğinde millet olarak bir ve beraber olduk. Vatan ve millet olunca mevzu bahis diğerlerinin teferruat olduğu haykırıldı. Bu milletin kolay yutulur lokma olmadığı öğretildi. Mazlumların umudu olan Türkiye’yi¸ iç savaş çıkartarak bölmek isteyen hainler¸ yakılan bağımsızlık meşalesiyle mazlum halkların umudunu artırmasından korkmaya başladılar.

Sonuç olarak¸ 15 Temmuz bir kıyam hareketidir.

15 Temmuz ölüm kalım mücadelesidir.

15 Temmuz Çanakkale ruhunun şahlanışıdır.

15 Temmuz terör örgütleriyle terbiye edilmek ve sindirilmek istenen Türkiye’nin barış ve esenlik yurdu olmaya ebediyen devam edeceğinin kararlı bir ifadesidir.

15 Temmuz hainlerin pis emellerine karşı ma’şeri vicdanın uyanık kalması ve nöbetten uzaklaşamama gecesidir.

15 Temmuz sokaklara¸ meydanlara¸ şehirlere¸ hanelere ve gönüllere mutlaka sahip çıkma gereğinin ilanıdır.

15 Temmuz özgür¸ güçlü¸ varlıklı¸ söz sahibi¸ gelişen ülke oldukça Türkiye üzerinde oynanan hain planların bitmeyeceğinin göstergesidir.

Milletimizin her bir ferdi Cumhurbaşkanı’mızın kararlı¸ metanetli¸ millet sevdalı ve yürekli çağrısına uyarak meydanları doldurduğu 15 Temmuz gecesi halkın sesinin Hakk’ın sesi olduğunu haykırdığı bir gecedir.

Millet olarak neslimize¸ çocuklarımıza¸ geleceğimize¸ umutlarımıza kastedenlere karşı uyanık olmanın vatan nöbeti olduğunu idrak ettiğimiz gecedir 15 Temmuz gecesi.

 

Vatan Savunması İmanlı Yürekler İşi

 

15 Temmuz süreci bu milletin cesaretini¸ cesametini¸ iradesini ve tarihî cevabını bir kez daha tüm cihana gösterdi. Bu milletin esaret ve zilleti kabul etmeyen millet olduğunu hatırlattı. Göğsünü namluların ucuna siper eden ve tankların altına yatan vatan evladı şehitlerin kanlarıyla sulanan bu toprakların her karışının ne denli kutsal¸ ne denli kıymetli ve canımızdan aziz bildiğimiz cennet yurdu olduğunu gösterdi. Vatan savunmasının imanlı yürekler işi olduğunu¸ şanlı direnişin inanmış milletin kararlı duruşu olduğunu gösterdi. Sergilenen şanlı direniş milletin has evladının ve bu topraklara ait olan insanımızın kutsal değerlerine bir bütün olarak sahip çıktığının göstergesi oldu. Ülkemizin geleceğine kastedenler¸ Türkiye ekonomisinde kaos ve kriz beklediler¸ halkımızı birbirine kırdırmak istediler¸ ülkemizi dünyadan izole etmek istediler¸ halkın iradesine ipotek koymak istediler. Ama “elhamdülillah” ülkemizin demokrasisi de ekonomisi de sapasağlam ayakta kaldı ve milletten aldığı iradeyi millet adına kullanan¸ milletin seçilmiş gerçek temsilcilerinin eliyle daha sağlıklı bir süreçte devam edecektir inşaallah. Türkiye’nin 2023 hedefleri şaşmamalı¸ Yeni Türkiye bağımsızlığı¸ gücü¸ kurumları¸ birikimi¸ kaynakları ve Yenikapı ruhuyla yükselişini her geçen gün sürdürmeli.

15 Temmuz kahraman kardeşim¸ haldaşım¸ hasretim¸ mektep arkadaşım¸ yiğit dostum¸ vatanperver can yoldaşım Ahmet Özsoy’un Türksat önünde kurumuna sahip çıkarken haince¸ kalleşçe ve zalimce şehit edilişinin unutulmayacağı bir gecedir.

Rabb’imden tüm şehitlerimize rahmet diliyorum. Özellikle 15 Temmuz gecesi şehit düşen vatan evladı kardeşlerimin makamlarını âlî eylesin¸ mekânlarını cennet eylesin. 15 Temmuz akşamı saldırılarında yaralanan ve tedavi gören vatan kahramanı ve özgürlük sevdalısı kardeşlerime Rabb’imden acil şifalar diliyorum.

 

Sayfayı Paylaş