AŞK DERDİNİ DERMAN GÖRENLER

Somuncu Baba

“Sevgi en kutsal duygudur. Seven sevdiğini candan sever. Seven sevdiğine bende olur. Seven sevdiğinden aslâ vazgeçmez. Seven sevdiğinin kapısında Kıtmîr olur. Sevdâ dilde değil gönüldedir.”


Tasavvuf aşk yoludur. Tasavvuf erbâbı aşk mektebinin müdâvimleridir. Aşk¸ erdiren¸ olduran ve bulduran bir iksirdir. İbadetler aşk tadında yapılır¸ yola aşk binitiyle çıkılır¸ aşk destanı okunur¸ aşk derdi dervişe derman olur. Aşk bıkılası ve usanası bir yöntem değildir. Aşk alakalardan¸ kayıtlardan ve her türlü süflî arzulardan sıyrılmanın bitip tükenmeyen mücâdele seyridir. Âşığın beklentisi ve hesâbı olmaz. Bu gerçeği ifade sadedinde Osman Hulûsi Efendi tercihini aşktan yana koymakta¸ aşkı yüceltmekte ve aşkın yolunda engel oluşturan her türlü kayıtları ortadan kaldırmaya davet etmektedir. O bizleri ten dâvâsından geçip vücûdun odlara salınmasından¸ pervâneler gibi aşk ateşine gönüllü olarak düşmeye¸ vuslat arzusuyla dopdolu olmaya¸ cismin virâne kılınsa da cemal arzusuna koyulmaya şu şekilde davet etmektedir:


Koy bu vücûdum odlara yansın


Ersin visâle pervâneler tek



Vaslın demiyle dolsa bu cânım


Yarana sunsam peymâneler tek



Görsem yüzünü tek cânım alsan


Hâk olsa cismim virâneler tek



Düşsem Hulûsi meydân-ı aşka


Cevlân kılsam merdâneler tek.1


Aşkta samimiyet esastır. Aşk candanlık ister. Aşk sebât ister. Aşk tahammüldür. Aşk hakîkate sevdâlanmaktır. Aşktan geri kalmak¸ aşkı başka bir kıymete fedâ etmek aldanmaktır. Sevgi en kutsal duygudur. Seven sevdiğini candan sever. Seven sevdiğine bende olur. Seven sevdiğinden aslâ vazgeçmez. Seven sevdiğinin kapısında Kıtmîr olur. Sevdâ dilde değil gönüldedir. Osman Hulûsi Efendi¸ Allah bizlere aşkın iddia değil sevgilinin yoluna baş koymak olduğu dersini verir ve der ki:


Sevdim demekle mümkün değil ki sevem seni


Cânım meğerki sen sevesin bendeni hubb-i rızâ senin.2


Hak Sevgisine Müştâk Olmak


Gönülde hem mâsivâ hem Hak sevgisi yer almaz. Hak sevgisine müştâk olanın gönlünde mâsivâya yer verilmez. Hak'tan özge ne varsa silinir. Gönül radar gibi odaklanacağı tam adresi arar durur. Kalbin sebat kılacağı yegâne sevda Hak aşkıdır. Hak âşıkları Hakk'ın rengine boyananlar ve Allah'ın ahlâkıyla ahlâklananlardır. Tıpkı Hulûsi Efendi'nin şu dizelerinde dile getirildiği gibi:


Senin sevdâna yanmak gayrı sevdâdan usanmakdır


Seni sevdim demek hâline rengine boyanmakdır.3


Dervişin aşk kesilmesi¸ serâpâ aşka bezenmesi umulmaktadır. Aşk tam bir gıdâdır. Aşk ehli bütün benliğiyle ve kalıbıyla aşk yoluna koyulmaktadır. Aşk mezhebini benimseyenler aşktan özge ne varsa yok sayarlar. Kulluk ve tâatlerini aşk tadında icrâ kılarlar. Peygamber Efendimiz'in günlük duâlarında Allah'tan önünü arkasını¸ sağını solunu¸ içini dışını¸ kalbini bedenini¸ gözünü kulağını nur kılmasını niyaz etmesi gibi Hulûsi Efendi de insanı bezemesi gereken bu nuru aşk boyası olarak nitelemekte ve mânevî tecrübesini şu şekilde beyan etmektedir:


Elim aşkdır¸ dilim aşk¸ her şeyim aşkla dolu.


Bülbülüm aşk¸ gülüm aşk¸ yâre giden yolum aşk.



Nem var ise aşk aldı¸ oldu sağım solum aşk.


Yandım aşkın oduyla¸ hâsılım aşk¸ külüm aşk.4


Aşkın Bütün Mevsimleri Bahâr


Kendini bu kadar aşka kaptıran insan ne kazanır? Cevabını yine Hulûsi Efendi vermektedir. Aşkın bütün mevsimleri bahâra¸ bütün geceleri gündüze¸ bütün dikenleri güle¸ pâdişâhları gedâya¸ gedâları pâdişâha dönüştüreceğini söylemektedir. İşte onun seslenişi:


Her halde aşk leyl ü nehâr¸ her faslı bahâr eder.


Her dil nağme-i hezâr¸ her hârı gül-izâr eder.



Aşktır pâdişâh iken ged⸠gedâ iken şâh eden.


Aşktır nesi var ise âşıkın tarumâr eder.



Aşktır sem' oduna yandıran pervâneyi¸


Aşktır gül için bunca zâr zâr eder.



Aşktır Mecnun'a kûh u sahrâyı gezdiren¸


Aşktır Leylâ'ya hüsnüne i'tibâr eder.



Aşktır¸ Ferhâd'a tîşesin başa urduran¸


Aşktır¸ şîrîn lebinden Kevser nîsâr eder.



Aşktır deryâya salan nehr eyleyip katreyi¸


Aşktır deryâyı cûsa getirip buhâr eder.



Aşktır Hulûsi her ne ki var âlemde¸


Aşktır bîgâne gönlünü mahrem-i visâl-i yâr eder. 5


Bahsedilen bu kazanımlar bedel ister. Aşk uğruna can vermek ve serden geçmek gerekmektedir. O zaman ancak Hakk'a dost olunur. Bu gerçeği Hulûsi Efendi şöyle dile getirmektedir:


Seferdedir aşk eri¸


Dostdur dilde ezberi¸


Verince cân u seri¸


Gönül yâra yâr olur.



Âşık aç susuz gerek¸


Her dem uykusuz gerek¸


Gamsız kaygusuz gerek¸


Gönül yâra yâr olur.



Âşık olan post olur¸


Mevlâ ile dost olur¸


Gece gündüz mest olur¸


Gönül yâra yâr olur. 6


Sonuç olarak aşk gibi devlet mi olur? Aşktan özge hüner mi olur? Aşktan öte tercih mi olur? Âşıkın aşktan usanası mı olur? Aşk herkesi nasip olmayan¸ bedenini târumâr kılarken gönlü mâmur kılan bir pâyedir. Sevmek bir sanattır. Ancak neye ve neden sevdâlanmak gerektiğini bilmek gerekmektedir. Aşkın kalitesi sevgilinin kıymeti oranındadır. En güzel aşk ilâhî aşktır. İlâhî aşk sıdk ister¸ sadâkat ister¸ ihlâs ister¸ teslîmiyet ister¸ gayret ve sebât ister. Makâlemi;


Ben nâr-ı aşk ile yanıp¸ hâk ile yeksân olmusum.


Cân u teni diri tutan kimdir ki hayrân olmusum.7


diyen Hulûsi Efendi'nin şu dizeleriyle sonlandırmak istiyorum:


Aşk u muhabbet ezeli sıdkı bütünlerde bütün


Sırr-ı rûh-ı lemyezeli sıdkı bütünlerde bütün



İlm ile irfân arasan¸ gevher-i pürkân arasan¸


Derdliye dermân arasan¸ sıdkı bütünlerde bütün.



Yârı gören dîde-i aşk¸ varı veren sîne-i aşk¸


Gevher-i sencîde-i aşk¸ sıdkı bütünlerde bütün.



Kenz-i Hudâ'nın güheri¸ mâye-i zâtın eseri¸


“Men aref”in hoş haberi¸ sıdkı bütünlerde bütün.



Âdemi ikmâle sebep¸ lâzım olan cümle edep


Hulûsiyâ bak gör ki¸ hep sıdkı bütünlerde bütün. 8


 


Dipnot


1. Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş¸ Dîvân-ı Hulusi-i Dârendevî. Haz. Mehmet Akkus ve Ali Yılmaz¸


Nasihat Yayınları¸ 3. Baskı¸ İstanbul 2006¸ s. 138.


2. Ateş Dîvân¸ s. 156.


3. Ateş Dîvân¸ s. 70.


4. Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş¸ Mektûbât. Haz. Mehmet Akkus ve Ali Yılmaz¸ Nasihat Yayınları¸ 2. Baskı¸ İstanbul 2006¸ s. 297.


5. Ateş Dîvân¸ s. 70.


6. Ateş Dîvân¸ s. 81.


7. Ateş Dîvân¸ s. 198.


8. Ateş Dîvân¸ s. 234.

Sayfayı Paylaş