PİRİ REİS'İN MUCİZE HARİTASI VE AMERİKA

Somuncu Baba

“Haritayı inceleyen Harita Albayı Sabri Tümer¸ haritada geçen Ekvator Çizgisi'nin bugünkü ile aynı konumda olduğunu¸ okyanustaki adaların doğru konumda gösterildiğini belirtmiştir.”


Asıl adı Ahmed Muhyiddin Pîrî olan Gelibolulu ünlü Osmanlı denizcisi¸ coğrafyacısı ve harita bilgini Piri Reis (1465/1470-1554)¸ Osmanlı'da haritacılığın öncüsü olarak kabul edilmiştir. Amcası Kemal Reis'in yanında 1487-1495 arasında geçirdiği yıllar onu¸ denizler¸ denizcilik ve haritacılık konularında tecrübeli hâle getirmiştir.


Haritadaki Akıl Almaz Ayrıntılar


Piri Reiş bugün üzerindeki esrar perdesi henüz kalkmamış olan “mucizevî” haritasını hazırlarken 34 haritadan yararlandığını belirtmiştir. Haritayı 1513 yılında çizen Piri Reiş Kolomb tarafından 1498'de çizildiği belirtilen¸ ama elde olmayan dünya haritasını¸ muhtemelen daha da geliştirmiş ve 1517'de Mısır'da¸ Yavuz Sultan Selim'e takdim etmiştir.


Bu ilk harita¸ enlem ve boylam çizgileri yerine rüzgârgülü ve yön çizgileriyle¸ efsanevî ve gerçekçi resimlerle süslenmiştir. İspanya¸ Atlas Okyanus'u¸ Doğu Afrika ve Amerika'nın bilinen(orta ve kuzey) kısımlarını içine almaktadır. Güney Amerika hakkında oldukça geniş bilgiler barındırmaktadır. Haritanın coğrafî keşifler bakımından en önemli kısmı ise Orta Amerika'dır.  Fakat 21 veya 22 parça olduğu tahmin edilen haritanın bazı parçaları kayıptır.


1528 yılında Gelibolu'da çizerek devrin padişahı Kanûnî Sultan Süleyman'a takdim ettiği ikinci haritanın ise¸ sadece Kuzey Amerika¸ Grönland sahillerini gösteren parçası ele geçmiştir. Harita¸ deve derisi üzerine sekiz ayrı renk kullanılarak çizilmiştir. Günümüz ölçülerine büyük oranda uymaktadır. Birinci haritaya bakarak yeni bilgilere göre¸ daha iyi ve özenle çizilmiştir.


Bu harita¸ Amerika Kıtası'nın keşfinden yaklaşık 10 yıl sonra çizilen en eski Amerika haritasıdır. Üzerinde daha sonra yapılan incelemeler neticesinde Akdeniz¸ Kuzey ve Güney Amerika haritalarının doğru olduğu anlaşılmıştır. Arapça¸ Yunanca¸ İtalyanca¸ İspanyolca dillerini bilen Piri Reiş haritada¸ Amerika'nın doğu kıyılarını da göstermiştir.


İlk haritada bulunan bazı hayali adaların bu haritada yer almaması; Yengeç Dönencesi'nin çizilmiş olması; Amerika kıyılarının daha da isabetli çizilmesi¸ Piri Reis'in birinciye göre daha doğru bir harita oluşturma amacı taşıdığını ortaya koymaktadır. Yansıra Piri Reis'in¸ Kolomb'tan sonra yapılan keşif gezilerini de izleyip¸ haritalarına yansıttığı da açıkça görülmektedir. Ayrıca Piri Reiş dünya üzerindeki bilinmeyen yerleri¸ günümüz tekniğine uygun olarak boş bırakmıştır.


Ülkemizin bilim tarihi otoritelerinden Prof. Fuat Sezgin'in haritanın gerçekliği ve bilimsel kıymetiyle alakalı tespitleri şöyledir: “Piri Reis'in haritasını bilgisayar yardımı ile modern bir haritayla karşılaştırdığımızda¸ Güney Amerika sahillerinin hemen hemen çok iyi¸ kısmen içerilere doğru nispeten iyi çizildiğini¸ Afrika ile aradaki boylam derecelerinin¸ Avrupa kartografyacılığında ancak 18. ve 19. yüzyılda mümkün olan bir doğruluğa ulaştıklarını görüyoruz.”


Bilimsel Gerçeklik ve Çözülemeyen Sırlar


ABD'nin George Town Üniversitesi¸ 1956 yılında harita üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda “haritanın bilimsel olduğunu” kabul etmiştir.


Bugün¸ Dünya haritalarının yapımı işinde Washington'daki National Geographic Society¸ özel bir projeksiyon (dünyanın yüzey şekillerinin orantılı şekilde kâğıda aktarılması)1 olan trimetrik (üç ölçekli) sistemi2 kabul etmiştir. Bu sistem dâhilinde¸ birçok uzman çok duyarlı âletlerle çalışmaktadır. Oysa Piri Reis'in 21 parça deri üzerine yaptığı harita¸ resimlendirilmesi dâhil¸ tamamen kendi elinden çıkmıştır ve projeksiyon sistemi tam anlamıyla mükemmeldir.


Dünyanın etrafını dolaşan ve sözde yuvarlak olduğunu ispatlayan ünlü Portekizli kâşif Ferdinand Macellan (1480-1521)¸ Amerika'nın güney ucuna ancak 1519'da gidebilmiştir. Hâlbuki Piri Reiş 1513'te yaptığı haritada Amerika'nın güney ucunu göstermiştir.


Haritada gösterilen La Plata Nehri 1515'te keşfedilmiş; fakat Piri Reiş La Plata Nehrini¸ keşfedilmesinden iki sene önce göstermiştir.


Piri Reiş haritasının yanına Amerika'nın keşfiyle ilgili 5 de not düşmeyi ihmal etmemiştir. Bu notlar¸ harita uzmanlarınca hâlâ incelenmektedir.


Haritada¸ çağlar boyu buzullarla kaplı olarak kalan Antarktika Dağlarının son derece doğru bir şekilde göstermesi de haritaya olan hayranlığı bir kat daha artırmıştır. Çünkü bu dağlar ancak 1952 yılında ses yansıtıcı âletlerle keşfedilebilmiştir.


Haritayı inceleyen Harita Albayı Sabri Tümer¸ haritada geçen Ekvator Çizgisi'nin bugünkü ile aynı konumda olduğunu¸ okyanustaki adaların doğru konumda gösterildiğini belirtmiştir.


Burada zikrettiğimiz bütün bu özelliklerinden dolayı Piri Reis ve mucize haritası dünyada büyük bir hayranlık uyandırmıştır. O zamanın şartları¸ ulaşım ve haberleşme imkânları çerçevesinde¸ başta Amerika Kıtası olmak üzere dünyanın fazla bilinmeyen¸ el değmemiş coğrafyalarını daha önce gidip görmediği hâlde adeta gidip (hatta bugünkü anlamda uzaydan/uydudan) görmüş gibi net ve gerçeğe yakın bir şekilde nasıl isabetle çizdiği¸ bununla da kalmayıp o bölgelerle ilgili önemli bilgileri nereden elde edip not düştüğü hâlâ bir muamma olarak ortadadır ve cevabı henüz tam anlamıyla bulunamamıştır.


Prof. Afet İnan¸ haritayla ilgili çalışmaları ve üzerindeki sır perdesi hakkında şu önemli bilgileri vermiştir: “Genova Üniversitesindeyken ilk Amerika haritalarını incelemiştim. Genova Coğrafya Kurumu'na Piri Reis'in haritasının bir kopyasını vermiştim. Olay çok ilgi çekti. 1937 yılında çeşitli ülkelerin gazetelerinde yayımlandı. Fakat o gün bugündür bu haritanın esrarı çözülememiştir.”


Harita¸ 9 Kasım 1929'da Topkapı Sarayı'nda yapılan düzenleme esnasında yeniden fark edilmiştir. Amerika haritasını 1933 yılında bilim dünyasına ilk tanıtan Alman oryantalist Paul Kahle olmuştur. Türkçe olarak 1945 yılında Yusuf Akçura'nın açıklamalarıyla birlikte Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanmıştır.3


Kitab-ı Bahriye ve Antilya (Amerika)


Dünyanın ilk denizcilik kılavuzu kitabı özelliğine sahip olan Kitab-ı Bahriye'yi toplam 743 sayfa olarak 1521'de nazım ve nesir halinde telif eden Piri Reiş 1525'de eserini genişleterek ikinci kez kaleme almıştır. Kitab-ı Bahriye¸ Sadrazam Makbul İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni'ye sunulmuştur.


Eserde¸ denizcilikten bahsetmekte¸ tehlikeli deniz yolları¸ sahiller¸ adalar¸ limanlar¸ kaleler ve kayalık yerler anlatmaktadır. Yansıra liman ve kıyıların su derinlikleri¸ demir atma yerleri¸ kıyı bitki örtüsü¸ içme suları¸ gemi inşaatına ait imkânlar¸ insan toplulukları¸ dinler¸ politik güç dengeleri¸ arkeoloji¸ şehir haritaları¸ önemli binalar hakkında ayrıntılı bilgilere de yer verilmiştir. Eser¸ benzersiz bir Akdeniz Seyahatnamesi olarak değerlendirilmiştir. 


Kitab-ı Bahriye¸ Osmanlı'nın Akdeniz'deki egemenliğinin de önemli göstergelerinden biridir. Eserde ayrıca¸ Portekizlilerin denizlerdeki başarısı anlatılarak Padişah Kanuni¸ üstü kapalı bir şekilde uyarılmıştır.


Prof. Afet İnan¸ Kitab-ı Bahriye'de geçen bilgilere dayanarak¸ Amerika'nın Osmanlılar adına keşfinin Hicri 870/Miladi 1465 yılında¸ Kolomb'dan 27 sene önce olduğunu belirtmiştir.


Piri Reiş kitabın Önsöz'ünde¸ Antilya'nın yani Amerika'nın keşfinden söz etmiş¸ 77-85. sayfalar arasında bu kıtayı anlatmıştır. Eserde¸ Antilya isminin geçtiği metin nazım olarak aynen şöyledir:


Lodos üstünde bulundu bir diyar¸


Septe'den dört bin mil öte uzar¸


Hangi tarihte bulundu işbu yer¸


Şerh edeyim ehl-i tarih gör ne der¸


Tarih-i hicret buydu ol zaman¸


Ta sekizyüz dahi yetmişdi ol an¸


İşbu tarih de bulundu ol zemin¸


İsmine “Antilya” dediler hemin…


Kitab-ı Bahriye¸ 2612 numaralı Ayasofya nüshası esas alınarak önce tıpkıbasımı 1935 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yapılmış; daha sonra da 1988-1991 yılları arasında Türkçe¸ İngilizce ve orijinal metin olarak dört cilt halinde basılmıştır.4


 


Dipnot


1. Geometride¸ bir nokta¸ doğru ve düzlemin taşınmak suretiyle diğer bir nokta¸ doğru ve düzlemde meydana getirdiği izdüşüme denir. Haritacılıkta ise¸ küre biçimindeki kütlelerin veya dünyanın yüzey şekillerinin düz bir kâğıt üzerine orantılı bir şekilde aktarılma işlemine denir.


2. Perspektif eksenlerinin resim düzlemiyle yaptığı açıların değişik ölçülerde ve perspektif eksenleri üzerindeki kenarların kısalma oranlarının birbirinden farklı olduğu üç ölçekli sisteme denir.


3. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi¸ Yeni Kütüphane¸ No: 1633¸ 2754-9357; J. H. Kramerş “Coğrafya”¸ İslam Ansiklopedisi¸ MEB Yayınları¸ c.3¸ s.216; Mahmut Ak¸ “Coğrafya”¸ “Osmanlılar Dönemi”¸ Diyanet İslam Ansiklopedisi¸ c.8¸ İstanbul¸ 1993¸ s.63; Ekmelettinİhsanoğlu¸ “Eğitim ve Bilim”¸ Osmanlı Medeniyeti Tarihi¸ c.1¸ Editör: E. İhsanoğlu¸ İstanbul¸ 1999¸ s.273; S. MaqbulAhmad¸ “Coğrafya” maddesi¸ Diyanet İslam Ansiklopedisi¸ c.8¸ İstanbul¸ 1993¸ s.55-62; İrfan Yılmaz¸ Yitik Hazinenin Kâşifi Fuat Sezgin¸ Genişletilmiş 4. Baskı¸ Yitik Hazine Yayınları¸ İstanbul¸ 2014¸ s.140¸ 149; İslam Ansiklopedisi¸ MEB Yayınları¸ c.3¸ s.208-209; Şaban Döğen¸ İslam ve Coğrafya¸ İstanbul¸ 1997¸ s.35-48; Sabri Tümer¸ Kara Kuvvetleri Dergisi¸ KKK Harekât Dairesi Başkanlığı Neşriyat Şubesi¸ Sayı: 23¸ Ağustos 1965; Hasan Tahsin Fendoğlu¸ “Amerika'nın Keşfi Sorunu”¸ (2002)¸ http://www.hasantahsinfendoglu.com¸ Erişim: 28.04.2014.


4. Piri Reiş Kitab-ı Bahriye¸ Türk Tarih Kurumu¸ İstanbul¸ 1935; Kramerş “Coğrafya”¸ İslam Ansiklopedisi¸ c.3¸ s.216; Ak¸ “Coğrafya”¸ “Osmanlılar Dönemi”¸ Diyanet İslam Ansiklopedisi¸ c.8¸ s.63; Afet İnan¸ Piri Reis'in Hayatı ve Eserleri¸ Ankara¸ 1974¸ Türk Tarih Kurumu Yayınları¸ s.38-39; Fendoğlu¸ “Amerika'nın Keşfi Sorunu”¸ (2002)¸ http://www.hasantahsinfendoglu.com. Erişim: 28.04.2014.

Sayfayı Paylaş