BİRİNCİ HUTBE

Somuncu Baba

Muhterem Cemâat-i Müslimîn!

İnsan denilen cevher-i zî-kıymet¸ vatan-ı aslîsi olan âlem-i ceberut ve ervâh-ı mücerrededen teb'îd ve tağrîb edilmiş bir garîb-i zardır ki¸ kendisine hemîşe giryân ve figân yakışır. Husûsiyle gecelerde sîne-i sûzân ile nâlân¸ çeşm-i hûnbâr ile giryân olarak garîk-ı lücce-i hûnîn ve müstağrak-ı girdâb-ı âh u enîn olmalıdır.


Muhterem Cemâat-i Müslimîn!


İnsan denilen cevher-i zî-kıymet¸ vatan-ı aslîsi olan âlem-i ceberut ve ervâh-ı mücerrededen teb'îd ve tağrîb edilmiş bir garîb-i zardır ki¸ kendisine hemîşe giryân ve figân yakışır. Husûsiyle gecelerde sîne-i sûzân ile nâlân¸ çeşm-i hûnbâr ile giryân olarak garîk-ı lücce-i hûnîn ve müstağrak-ı girdâb-ı âh u enîn olmalıdır.


Peygamberimiz (s.a.v) Efendimiz Hazretleri buyuruyorlar ki: “Bir kimse Allah'ı ansa da haufu'llah dolayısıyla gözleri yaş saçarak yeryüzüne isabet etse¸ yevm-i kıyamette Cenâb-ı Huda onu muazzeb kılmaz.”


Diğer bir hadîsinde de yine: “Haşyetu'llah'tan nâşîbük⸠nârdan necattır. Haşyetu'llah'tan nâşî ağlayan kimse nâra girmez.” buyuruyor. Hatta rûz-ı pür-sûz-ı cezada müstehıkk-ı zuhûl olan bir kimse şehâdet-i a'zâ sebebiyle cehenneme sevk edilirken bir mi-yi müjgân bi'l- istizan¸ “Yâ Rab¸ bu kul dünyâda iken havfın dolayısıyla ağlayarak beni garîk-ı âb-ı hunin etti idi.” diyecek. O gün kalbinin şehâdetiyle şahs-ı mezkûrun dâhil-i cinân olacağı rivayet ediliyor.


Hazret-i Ali kerreme'llâhu veçhe ve radıya'llâhu anh Efendimiz bir gün hutbelerinde: “Ey Allah'ın kulları mevtten sakınınız¸ mevtten fevt yoktur¸ durursunuz tutar¸ kaçarsınız yeter. Mevt nâsıyenizde değildir. Necat arayınız¸ necat arayınız! Hem tecessüs-i mezkûrda acele ediniz. Zîrâ arkanızda bir tâlib-i hasis vardır ki¸ kabirdir. Mütenebbih olunuz ki¸ kabir cennet bahçelerinden bir bahçe veyahut cehennem çukurlarından bir çukurdur. Agâh olunuz ki¸ kabir her gün üç defa tekellüm eder. Ve ben beyt-i zulmetim hâne-i vahşetim¸ kurtlar eviyim der. Mütenebbih olunuz ki¸ o günün arkasında daha şiddetli bir gün vardır. O günde küçükler ihtiyar¸ büyükler sekrân olur¸ süt emziren her bir kadın kendi çocuğundan zuhûl ve gaflet¸ her bir zât-ı hami olan kadın da vaz-ı hami eder.


Nâsı sarhoş görürsün¸ hâlbuki sarhoş değil¸ velâkin Allah'ın azabı şiddetlidir. Mütenebbih olunuz ki¸ o günün verâsında daha şiddetli bir gün vardır. O günde harareti şedîd¸ ka'n ba'îd¸ zîneti hadîd¸ suyu sadîd¸ rahmet-i hak nâ-bedîd olan nâr-ı cehennem vardır.” buyurduklarında ashâb-ı kiram hüngür hüngür ağlaştılar. Sonra Hazret-i İmam¸ “Agâh ve mütenebbih olunuz ki¸ o günün verâsında muttakîlere hazırlanmış ayna semâvât ve arza müsavi olan cennet vardır. Hazret-i Allah¸ bizi ve sizi cennete idhâl¸ cehennemden halâs buyursun.” buyurdular.


Allah (c.c.) zülcelâl cümlemizi hulûs-i kalb ile kendi kapısına yönelen ve rızâ-i ilâhîsini tahsîle çalışan zümre-i sâlihîne ilhak buyursun.

Sayfayı Paylaş