YÜZÜÇÜNCÜ HUTBE

Somuncu Baba

Muhterem Cemâat-i Müslimîn!

Müminler için¸ manevî kazançları terakki ve tekâmülleri bakımından¸ pek büyük bir fırsat olan mübarek Ramazanın son günlerini idrak ediyoruz. Bu şerefli ayı daha pek çok yıllar¸ sağlık ve selâmet içerisinde idrâk etmemizi Cenâb-ı Hak'tan dilerim.

Mübarek ve şerefli Ramazan ayına sağlıkla ulaşıp da¸ onu hakkıyla ihya edebilmiş¸ içlerini onun feyziyle nuru ile yıkayıp arıtarak¸ kemâl ufuklarına doğru yol alabilmiş olanlara ne mutlu. Cenâb-ı Hak bir kudsî hadîste: “Oruç benim içindir binâenaleyh mükâfatını bi'zzât ben v


Muhterem Cemâat-i Müslimîn!


Müminler için¸ manevî kazançları terakki ve tekâmülleri bakımından¸ pek büyük bir fırsat olan mübarek Ramazanın son günlerini idrak ediyoruz. Bu şerefli ayı daha pek çok yıllar¸ sağlık ve selâmet içerisinde idrâk etmemizi Cenâb-ı Hak'tan dilerim.


Mübarek ve şerefli Ramazan ayına sağlıkla ulaşıp da¸ onu hakkıyla ihya edebilmiş¸ içlerini onun feyziyle nuru ile yıkayıp arıtarak¸ kemâl ufuklarına doğru yol alabilmiş olanlara ne mutlu. Cenâb-ı Hak bir kudsî hadîste: “Oruç benim içindir binâenaleyh mükâfatını bi'zzât ben vereceğim.” buyuruyor. Mü'minler¸ Allah (c.c)'a karşı büyük bir imtihanı başarı ile vermişler¸ bu va'd-i ilâhîyeye nail olmaya hak kazanmışlardır. Allâhu Teâlâ ve tekaddese binlerce hamd olsun ki; bizleri İslâm dininin esaslarından biri olan Ramazan ayının orucuna¸ bu yüce tâat ve ibâdeti îfâya muvaffak kıldı. Allâhu Teâlâ'ya binlerce¸ yüzbinlerce hamd ü senalar olsun ki¸ bize tevfîkini refik etti. Tuttuğumuz oruçlarımız yükselip¸ onun huzuruna gitti. Aklımız ile bilemediğimiz¸ dilimizle övemediğimiz Yüce Mabudumuz bize bizden yakın olan Allah (c.c)'ımız¸ bir aydan beri gece ve gündüz bizi huzurunda bulundurdu. Zât-ı ilâhîsinin hakkımızdaki bu lütuf ve keremine şükür. Bugün¸ Müslümanlık dünyası bayram edecek ve birbirlerini kutlayacaktır. Bu sevinç¸ dargınları barıştıracak ve herkes hüsn-i ahlâk ve fazîlet sahasında yoksullara zekât ve fitre vermek suretiyle¸ yardım etmeye koşmakta yarışacaktır. Yalnız bu bayram günlerinde değil¸ her zaman hüsn-i ahlâk ve fazîlet gösteren mü'minler ne mesutturlar. Her zamanda ve her mekânda Allâhu Teâlâ ve tekaddese itaat ve ibâdetten ayrılmayan mü'minlere ne mutlu.


Azîz Cemâat-i Müslimîn!


Rabbimizin vacip kıldığı bayram namazını edâ etmek için¸ hepimiz bu kubbenin altına toplanarak¸ onun dergâh-ı ulûhiyyetine yüz tutarak¸ şöyle niyazda bulunuyor ve ona duâ ediyoruz.


“Allah'ım! Sen ulular ulusu¸ yüceler yücesisin¸ eşin ortağın yoktur. Övülmeye lâyık tek varlık sensin. Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederiz.


Allah'ım! Bütün bir Ramazan yalnız Senin emrini yerine getirmek¸ yalnız Sana kulluk etmek¸ yalnız Senin rızânı kazanmak maksadıyla aç kaldık¸ susuz kaldık¸ diğer bütün nefsanî isteklerimizden feragat ettik. Bundan böyle de gösterdiğin yoldan ayrılmayız. Senin istediğin gibi bir kul olmaya azmettik. İlâhî huzurunda eğiliyor¸ yerlere kapanıyor¸ oruç tutanlar hakkındaki ilâhî va'adinin tahakkukunu niyaz ediyoruz. Allah'ım sen bizleri yarlığa! Suçlarımızı bağışla. Korktuğumuz her şeyden kurtar. Ve umduğumuz her şeye kavuştur. Ey her şeyin yaratıcısı Yüceler Yücesi Allah!

Sayfayı Paylaş