DİNİMİZİN İNSANLAR ARASI İLİŞKİLERİ DÜZENLERKEN GETİRDİĞİ HÜKÜMLERİN SEBEP VE HİKMETLERİ

Somuncu Baba


üce dinimiz toplumsal düzeni sağlayabilmek için sadece dinî ve ahlakî hükümlerle yetinmemiş sosyal düzene ilişkin de bazı temel kurallar koymuştur. Bunların bir kısmı cezâî müeyyide şeklindedir. Bir kısmı ise tazmînât türü medenî müeyyide tarzındadır.



Cezâ Hukukuna Dair Hükümlerin Hikmetleri


İslâm getirdiği hükümlerle insanların¸ mal¸ can¸ akıl¸ ırz¸ namus¸ nesil ve dinini koruma altına almıştır. Bunun için bir insanın canına kıyanı öncelikle canıyla ödetme yolunu emretmiş ve buna kısas adını vermiştir. Zira bir can ancak eşdeğer bir canla ödenebilir. Bunun yanında yaralama suçları da kısas cezâsını gerektirir. Cana yönelik suçların dışında aynı zamanda büyük günah sayılan suçlar “had” olarak adlandırılır.


Kısasın sebebi¸ haksız yere kasden adam öldürmektir. Had denilen cezâların sebepleri¸ sarhoş edici maddeleri kullanmak¸ gayr-i meşrû cinsi münâsebet¸ iffetli kimselere iftirâ (kazf)¸ başkasının malını çalmak¸ yemine riâyet etmemek gibi şeylerdir. Bunların meşrûiyetindeki hikmetler ve maslahatlar ise şöylece özetlenebilir:


Kısasın Teşrîî Hikmeti


Kısasın meşrûiyeti¸ hayatı devam ettirmek içindir. Çünkü “Sizin için kısasta bir hayat vardır.” âyetine göre kısas¸ cemiyetin hayatını korumaya vesiledir. Bu hususta üst tabakadan olanla alt tabakadan olan arasında fark yoktur. Çünkü hepsi de kullukta ve insanlıkta eşittirler. Bununla birlikte¸ şahıslar arasında nitelik bakımından farklar vardır. Eğer bu yön dikkate alınacak olsa kısas¸ imkânsız olur¸ fitne devam eder. Kısas ise¸ haksız yere öldürmek suretiyle parlayan bir fitneyi yatıştırmak için meşrû kılınmıştır. Kısas korkusu¸ suça yeltenen cüret sahiplerini men edeceği için şahsî hayatı da korumaya sebep olur ve adaletin tecellîsine hizmet eder.1


İçki Cezâsının Hikmeti


İçki cezâsının meşrûiyeti¸ geçici de olsa aklı devre dışı bırakan haram içkilerden onu koruma hikmetine dayanır. İslâm dini¸ akıl ve irfan üzerine kurulmuş ilâhî bir dindir. Peygamberimiz'in en büyük mûcizesi de¸ aklî bir mûcize olan Kur'an-ı Mübîn'dir. Kur'an-ı Azîm ise sırlar ve hükümler hazinesidir. Ümmetin âlimleri¸ bundan devamlı hüküm ve bu hükümlere dair sırlar elde ederler. Bu sebeple İslâm ümmeti¸ aklı örterek geçici de olsa¸ bu gibi yüce hakikatleri tefekküre engel olan şeylerden yasaklı bulunmuşlardır. Tâ ki dâimâ akıl ve hikmet dairesinde hareket etsinler¸ dâimâ dinlerinin güzelliklerini¸ üstünlüklerini tefekkür edebilecek bir halde bulunsunlar. Bu yönüyle akla diğer ümmetlerden daha çok muhtaç bulunmuşlardır ki¸ bu da haklarında özel bir imtiyazdır.


Sarhoşluk veren maddeler¸ hayata¸ servete¸ kamu düzenine zarar verir. Bu maddelerin İslâm'ın ilk yıllarında hemen haram olmayıp da bir müddet sonra haram edilmiştir. Bunun hikmeti Müslümanların içkinin fenâlığını iyice anlayıp ondan nefret edecek duruma gelmeleridir. Bununla birlikte alışılmış bir şeyi hemen yasaklamada boyun eğmeme ihtimali mevcut olduğundan bunun aşamalı olarak men edilmesi de hikmetin gereğinden sayılmıştır.2


Zinâ Cezâsının Hikmeti


Zinâ cezâsı¸ namusa iftirâ cezâsı ve hırsızlık cezâsının meşrûiyetlerindeki hikmetler de¸ şahısların ve cemiyetlerin huzurunu¸ şerefini¸ hayatını ve mallarını koruma gibi şeylerdir. Aslında zinâ cezâsı¸ nesebi ve iffeti korumaya hizmet eder. Namusa iftirâ cezâsı¸ insanların ırzını ve şerefini korumaya vesiledir. Hırsızlık cezâsı¸ halkın malını¸ servetini tecâvüzden korumaya sebeptir. Bunlar ise yaşamanın zarûretlerindendir. Bunları her şekilde korumak ve himâye etmek çok gereklidir.3


Keffâretlerin Hikmeti


Keffâretlerde¸ ibadet ve cezâ yönünü bir arada bulundurmaktadırlar. Bunlardan her birinin hikmeti¸ meşrûiyeti çok mühimdir. Oruç keffâreti¸ yemin keffâreti¸ hatâ yoluyla adam öldürme keffâreti ve diğerlerinin kendilerine mahsus nice faydaları vardır. Kısacası bunlar¸ günahları örterek sevaba vesile olur. Bunlar¸ nefse¸ dine tecâvüzden insanı engeller.


Mesel⸠hatâ yoluyla öldürülen bir Müslümanın veya bir zimmînin diyeti verilmekle bu yüzden meydana gelen bir zarar mümkün mertebe telâfi edilmiş olur. Bundan dolayı keffâret olarak bir köle âzâd edilmekle de yok edilen bir can karşılığında bir mü'min köle veya câriye mânen ihyâ edilmiş olur ki¸ bu da İslâmiyet'in insan hürriyetine ne kadar kıymet verdiğini gösterir.


Köle âzâd etmekten âciz olan kimse ise bir mü'minin canına karşılık olmak üzere iki ay peş peşe oruç tutar. Hatâ yoluyla adam öldürmek¸ pek çirkin olduğu gibi bunda keffâret olmak üzere fakirlere yemek yedirilmesi yeterli görülmemiştir. Diğer keffâretler ise bunun aksinedir.4


Evlenmenin Hikmeti


Evlenmenin hikmeti¸ insan türünün takdîr edilen güne kadar bekâsına ve bu sûretle insanlık âleminin devamına hizmet etmektir. Nikâh¸ Hazret-i Âdem (a.s.)'den tevârüs edegelen bir aslî sünnettir¸ birçok dinî ve dünyevî maslahatları içermektedir. Bu cihetle nikâh¸ ibadet mânâsını kapsar ve nâfile ibadetle meşgûl olmaktan daha fazîletlidir. Nikâh¸ insan tabiatındaki şehevânî temâyüllerin gayr-i meşrû neticeler vermesine mânidir. Neseb ve evlilik yoluyla doğan akrabalık birer nimettir. Bu bakımdan Hak Teâlâ bunları verdiği nimeti hatırlatma makamında beyân buyurmuştur. Bu nimetler ise nikâh sayesinde gerçekleşir.


Rasûl-i Ekrem Efendimiz¸ nikâha teşvîk etmiştir. Nikâh ümmetin artmasına vesîle olacağı için çok övülmüştür. Ancak şartlarını taşımayan kimseler hakkında nikâh¸ bazen mekruh veya haram olur.5



Evlenilmesi Yasak Olan Kadınlarla Evlenilmemesinin Hikmeti


İslâm hukukunda bazı kadınlarla evlenmek ebediyen¸ bazılarıyla ise geçici olarak yasaktır. Devamlı evlenme mânîsi taşıyan kadınlar kan yoluyla¸ evlilikten doğan akrabalık yoluyla ve süt yoluyla haram olabilir.


İslâm¸ bütün akrabalar arasında dâimâ bir muhabbet ve sevginin güzelce devam etmesini emreder. Nesep yoluyla haram olanlar arasında bu yasak daha yüksektir. Getirilen hükümler de bu duyguyu besleyip geliştirmesi gerekir. Karı koca arasında ise muhabbet esas olsa bile değişik sebeplerle kesintiye uğrayabilir. İşte bu gibi birinci derece yakınlar arasında evliliği câiz görmek bu bağı ve hürmeti bitirir. Bu sebeple bunlarla evlenmek haram kılınmıştır.6



Süt Akrabalarla Evlenme Yasağının Hikmeti


Kişinin süt emdiği kadın ile arasında bedenen ve ruhen güçlü bir bağ meydana gelir ve âdetâ onun bir parçası gibi olur. Nesep yönünden anasına ve bacısına beslediği ulvî duygular bu kadında da gerçekleşir. Dolayısıyla bu kadınla evlenmek bu bağları koparır ve ulvî duyguları yok eder. İnsan sütüyle kazandığını nikâhla kaybetmek durumunda kalır ki bu doğru bir şey değildir.7



Evlilikten Doğan Akrabalık Yoluyla Oluşan Akrabalar Arasında Evlenme Yasağının Hikmeti


Mesela bir babanın geliniyle evlenmesi haramdır. Çünkü babasına sonsuz hürmeti olan bir evlâdın eşini nikâh yoluyla alabilmek bu hürmeti yok eder. Aralarında düşmanlığın peyda olmasına yol açar. Ayrıca baba şefkati bu duruma engel olur ve olması gerekir.



Boşanmanın Hikmeti


Boşanmanın hikmeti de görülen bir lüzûma binâen nikâh bağını talâkla fesih ile bertaraf ederek dinî ve dünyevî sakıncalardan kurtulmaktır. Nikâh bağlılığını ortadan kaldırmak bir ayrılık hâdisesidir ki¸ bu aslında yasaklanmıştır. Fakat bazen nikâhtan beklenilen maslahatlar hâsıl olamaz. Karı koca arasında olması arzulanan kaynaşma ve sevgiden eser görülemez. O halde boşanma¸ bir kurtuluş çaresi olur¸ her iki tarafa yeni bir hayat verir.8


 


Dipnot



1. Ömer Nasuhi Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmûsu¸ I¸ 206;


2. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ I¸ 206;


3. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ I¸ 206;


4. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ I¸ 207; .


5. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ I¸ 207; II¸ 44-45.


6. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ II¸ 77-78.


7. Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ II¸ 91-92.


8 Bilmen¸ Hukuk-ı İslâmiyye¸ I¸ 208; II¸ 215-217.

Sayfayı Paylaş