OSMANLI'NIN SON MUALLİM(E)LERİ

Somuncu Baba

Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve faaliyetlerini yürütmesinde öğretmenler önemli görevler almışlardır. Meclisteki 337 milletvekilinin 30'unu öğretmenler teşkil etmiştir. Ayrıca¸ Ankara'daki okullarda çalışan öğretmenlerin bir kısmı mecliste zabıt kâtipliği yapmışlardır. Çünkü mecliste çalışacak insan bulmakta büyük güçlük çekiliyor ve çevre okullardaki öğretmenlerin yardımına başvuruluyordu. Misalen¸ Ankara Sultanisi'nde edebiyat muallimliği yapan¸ değerli fikir adamı Mahir (İz) Bey¸ diğer öğretmenlerle beraber dört yıl bu vazifeyi görmü

Milletçe karanlık bir tünelden geçtiğimiz ve hayatta kalma mücadelesi verdiğimiz Millî Mücadele'nin felaketli yıllarında ülkemizin "Kalemli Orduları" da bağımsızlık meşalesini alevlendirmek için üzerlerine düşen mükellefiyetleri yerine getirmişlerdir. Derslerini¸ okullarını ve ideallerini bir kenara bırakıp¸ bu yeniden var olma savaşının her safhasında yer almış ve vatana olan borçlarını ödemişlerdir.


 


İstanbul Mitinglerinde Öğretmenler


İzmir'in işgalini protesto amacıyla özellikle İstanbul'da yapılan büyük mitinglerde öğretmenler önemli görevler almışlardır. Fatih¸ Üsküdar¸ Kadıköy¸ Sultanahmet ve Darülfünun mitinglerinde Hüseyin Ragıp¸ İsmail Hakkı¸ Mazhar¸ İhsan¸ Selim Sırrı¸ Emin Ali¸ Mehmet Ali¸ Selahattin¸ Muslihittin Adil ve Akil Muhtar Beyler etkili konuşmalar yapmışlardır. 18 Mayıs 1919'da düzenlenen Darülfünun Mitingi¸ bir "öğretmenler mitingi" olmuştur.


İstanbul'daki mitinglerde coşkulu konuşmaları ve girişkenlikleri ile Halide Edip¸ Nakiye Hanım¸ Müfide Ferit¸ Münevver Saime Hanım¸ Naciye Hanım¸ Hayriye Melek¸ Meliha Hanım¸ Sabahat Hanım¸ Zeliha Hanım ve Şukufe Nihal Hanım kendilerinden söz ettirmişlerdir. 19 Mayıs 1919'daki Fatih Mitingini¸ İnas (Kız) Darülfünun öğrencileri ile Asrî (Modern) Kadınlar Cemiyeti düzenlemiştir. Burada ilk konuşmayı Halide Edip yapmış ve şöyle haykırmıştır: "Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp¸ parlak bir sabah yaratacağız. Bugün elimizde top¸ tüfek denilen alet yok; fakat ondan büyük¸ ondan kuvvetli bir silahımız var: Hak var¸ Allah var. Tüfek ve top düşer¸ hak ve Allah bakidir!"


22 Mayıs 1919'daki Kadıköy Mitinginde İstanbul Lisesi Edebiyat Öğretmeni "Asker" Saime Hanım yaptığı konuşmayla adını hafızalara nakşetmiştir. Konuşmasının en çarpıcı kısmı şudur: "Ben kendimi hürriyeti gasp edilmiş bir milletin kızı sayarak¸ istiklalime basıl yürüyeceğimi söyleyeceğim. Az söylemek¸ çok iş yapmak zamanı gelmiştir. Ağlamakla kazanılacak hak; hıçkırıklarımızı dinleyecek kalp yoktur. Teşkilatlanarak müfrezeler tertip etmeli¸ faaliyette bulunmalıyız!"


13 Ocak 1920'deki Sultanahmet Mitinginde kalabalığı heyecanlandıran konuşmacılar arasında eski İstanbul Kız Lisesi müdürü Nakiye (Elgün) Hanım da vardır. Konuşmasında kadınların erkeklerin yanında mücadele bayrağını açmaya hazır olduğunu şöyle ilan etmiştir: "İçinizde Fatih'in¸ Selim'in¸ Süleyman'ın mezarını¸ ecdadın ebedî abideleri olan camileri¸ türbeleri bırakıp gidecek bir erkek var mıdır? Biz de daima sizinle beraber olacağız… Önümüzde açık iki yol var: Biri¸ tarihimize şanımızla devam etmek¸ diğeri gözlerimizle beraber tarihimizi de kapayıp ebediyete götürmektir."


 


Delege ve Mebus Öğretmenler


Erzurum Kongresi'ne katılan delegelerin 5 tanesi öğretmendir. İsmini tespit edebildiğimiz şunlardır: Muallim Hafız Cemal Efendi¸ Siirt; İdadî Mektebi Müdürü Feyzullah Efendi¸ Sivas; İdadî Mektebi Müdürü Abdullah Efendi¸ Vakfıkebir. Sivas Kongresi'ne katılan delegelerin yine 5'i öğretmendir. Adları ve temsil ettikleri iller şöyledir: Bekir (Gümişioğlu) Bey¸ Afyon Karahisar; Abdurrahman Dursun (Yalvaç) Bey¸ Çorum; Mehmet Tevfik (Ergün) Bey¸ Çorum; Mustafa (Soylu) Bey¸ Niğde; İhsan Hamit (Tigrel) Bey¸ Diyarbakır.


Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve faaliyetlerini yürütmesinde öğretmenler önemli görevler almışlardır. Meclisteki 337 milletvekilinin 30'unu öğretmenler teşkil etmiştir. Ayrıca¸ Ankara'daki okullarda çalışan öğretmenlerin bir kısmı mecliste zabıt kâtipliği yapmışlardır. Çünkü mecliste çalışacak insan bulmakta büyük güçlük çekiliyor ve çevre okullardaki öğretmenlerin yardımına başvuruluyordu. Misalen¸ Ankara Sultanisi'nde edebiyat muallimliği yapan¸ değerli fikir adamı Mahir (İz) Bey¸ diğer öğretmenlerle beraber dört yıl bu vazifeyi görmüştür.


 


Öğretmen Cemiyetleri


Temmuz 1920'de Ankara Sultanisi (Lisesi) öğretmenleri tarafından Ankara'da kurulan "Muallim ve Muallimeler Cemiyeti"¸ Mayıs 1921'de "Muallim ve Muallimeler Cemiyetleri Birliği" adını almıştır. Bu örgüt¸ Maarif Vekâleti ile işbirliği yaparak¸ 15 Temmuz 1921'de Sakarya Savaşı günlerinde I. Maarif Kongresi'ni toplamıştır.


Öğretmenlerin kurduğu cemiyetlerden bir diğeri "Kastamonu Muallimler Cemiyeti"dir. İdare heyetini¸ Kastamonu'nun şu seçkin eğitimcileri oluşturmuştur: Kastamonu Mekteb-i Sultanisi Müdürü Mehmet Behçet Bey¸ Darülmuallimin Müdürü Remzi Bey¸ Medrese Müdürü Zühtü Bey¸ Sultani öğretmenlerinden Talat ve Hayrettin Beyler. Cemiyet¸ daha sonra Muallim ve Muallimeler Cemiyeti ile birleşmiştir.


 


Cemiyet¸ Dernek ve Gazete Kuranlar


Balıkesir'de kurulan Müdafaayı Hukuk Cemiyeti üyeleri arasında Maarif Müdürü Sabri (Sözener) Bey de yer almıştır.Edremit'te Yunan işgaline karşı direniş hareketini başlatanlar arasında öğretmen ve yazar Ruhi Naci (Sağdıç) Bey de bulunmuştur. Edirne'de kurulan Trakya-Paşaeli Cemiyeti'nin kurucuları içinde¸ Edirne Sultanisi tarih ve coğrafya öğretmeni Kızanlıklı Muhsin ve Öğretmen Okulu müdürü Rıdvan Nafiz (Edgüer) Beyler de vardır. Antep Müdafaasında etkili olan Cemiyet-i İslâmiye'nin Kilis şubesi azalarından biri de Muallim Ahmet Mahir Efendi'dir. Kozan'da¸ Kuvayı Milliyeci Öğretmen Lütfullah Erdem başkanlığında "Türk Gençlik Derneği" adıyla bir dernek kurulmuştur.


Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kuruluşunda ve Erzurum Kongresi'nin tertiplenmesinde fedakârca gayretler içerisine giren¸ 1921–1924 arasında Erzurum Lisesi müdürü olan Cevat (Dursunoğlu) Bey'i de hatırlamak gerekir. Yıllarca Erzurum Lisesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yapan¸ Erzurum'da çıkan Albayrak gazetesine ateşli yazılarıyla katkıda bulunan¸ Cevat Bey'in biraderi Müştak Sıtkı (Dursunoğlu) Bey de unutulamaz. İlaveten Erzurum Numune Mektebi müdürlüğü yapan ve Albayrak gazetesinde yazdığı yazılarla gençlere millî ruh kazandıran Süleyman Necati Bey'in eşsiz hizmetleri de önemle zikredilmelidir.


Ankara'da ise Mayıs 1919'da Öğretmen Ayaşlı Ali Rıza¸ Mahir (İz)¸ Yakup¸ Ekrem ve Fevzi Beyler "Azm-i Milli Cemiyeti" adıyla millîbir teşkilat kurarak¸ halk arasında birlik ve direnişesevk etmişlerdir. Öte yandan Konya Darü'l-Muallimatı¸ Konya Sultanisi ve Darü'l-Hilafe Medresesi'nde Türkçe¸ hukuk ve iktisat dersleri okutan¸ Millî Mücadele yıllarında Kuvayı Milliye saflarında yer alan Mümtaz Bahri Bey¸ Konya'da çıkan Babalık gazetesinin ilk dönem yazı kadrosu içerisinde yer almıştır. Uzun yıllar Konya Sultanisi'nde ve muhtelif okullarda Fransızca¸ psikoloji¸ sosyoloji¸ mantık¸ felsefe ve edebiyat dersleri okutan Mehmet Muhlis Bey de Babalık gibi mahalli gazete ve dergilerde yazılar yazmıştır.


 


Ahmet Remzi ve Niyazi Beylerin Adana Gazetesi


Adana'da işgal kuvvetlerine karşı daha ilk günlerden itibaren fikri mücadeleye başlayan birkaç insandan biri Adana Sultanî'si müdürü tarihçi Niyazi Bey olmuştur. Adanalı Öğretmen Ahmet Remzi Yüreğir ile birlikte "Adana" adlı bir gazete çıkarmıştır. Niyazi Bey gazetede¸ işgal güçlerine karşı tavır almış¸ işgalin haksızlığını işleyen yazılar yayımlamıştır. Bu yüzden Adana gazetesi uzun ömürlü olmamış ve Fransızlar tarafından kapatılmıştır.


Kapatmaya neden olan olay da¸ tarihçi Niyazi Bey'in makalesi olmuştur. Niyazi Bey¸ gazetenin 8 Ocak 1919 günlü sayısında "Mehmet Yüreğir" takma adıyla "Devletimizin Kuruluş Günü Münasebetiyle" başlığını taşıyan yazısında¸ o karanlık günleri ve zor şartlar altında ne denli büyük bir mücadele verildiğini anlatmıştır.


 


Çankırılı Ahmet Talat Bey


Çankırılı Ahmet Talat Bey¸ Kastamonu Sultanisi (Lisesi) Edebiyat¸ Felsefe ve Tarih Öğretmenliği; İzmir Sultanisi edebiyat ve felsefe öğretmenliği; Hilali İnas (Kız) Sultanisi edebiyat öğretmenliği yapmıştır. İzmir'de çıkan Anadolu ve Duygu gazetelerinde Yunan işgaline karşı ateşli yazılar kaleme almıştır. Bu yüzden Anadolu matbaası sık sık Yunanlılar tarafından basılıp yakılmak¸ sansürlenmek ve çalışanlar da linç edilmek istenmiştir.


"Kavm-i Şerir" (Şerli Soy) dediği Yunanlılar tarafından gözaltına alınmış¸ hakaretlere maruz kalmış¸ evi yağmalanmış¸ hatta başına on bin drahmi ödül bile konmuştur. Dertli gazetesinin ilavesi olarak basılan "Mehmetçiğin Destanı" adlı şiiri¸ ordudan gelen talep üzerine 2 bin adet basılarak Batı Cephesi'ne gönderilmiştir. Millî Mücadele'ye hizmetlerinden ötürü "Beyaz Şeritli İstiklâl Madalyası" ile onurlandırılmıştır.


 


Bağımsızlık Savaşçısı Öğretmenler


Maraş Sultanisi'nde Riyaziye (Matematik) öğretmeni iken şehirde başlayan direnişte aktif görev alan Hayrullah Bey¸ 7 Ocak 1920'de Fransız birliklerine karşı girişilen çarpışmada ayağından ağır bir şekilde yaralanmış; bilahare Alman Hastanesi'nde tedavi görürken Ermeni Doktor Artin tarafından intikam amacıyla zehirlenerek şehit edilmiştir.


Bu dönemde cepheye gönüllü giden öğretmenlerden biri de Burdurlu Mehmet Şükrü Efendi idi. Konya Öğretmen Okulu'nu bitiren¸ savaş sonrasında Burdur'da öğretmenlik¸ Maarif Vekilliğinde de 20 yıl müfettişlik yapacak olan Mehmet Şükrü¸ Millî Mücadele'ye gönüllü olarak katılmış¸ önce Konya sonra da Çanakkale'de çarpışmıştır. Savaşta yapmış olduğu hizmetlerden dolayı İstiklal Madalyası ile şereflendirilmiştir.


 


Fedakâr Anadolu Hanımları


Anadolu'daki kadınlar ve hanım eğitimciler de çeşitli mitingler gerçekleştirmiş; değişik yerlerde kurdukları mahallî kadın cemiyetleriyle bağımsızlık davasına tarifsiz katkılarda bulunmuşlardır. 1919 yılı sonbaharında¸ Erzurum İslâm Kadınları Cemiyeti¸ Muradiye Camiinde bir toplantı düzenlemiştir. Toplantıya Erzurum Kız İlk Mektebi Müdiresi ve Başöğretmeni Faika Hanım da katılarak etkili bir konuşma yapmış ve kadınları daha büyük protestolarda bulunmaya davet etmiştir.


Millî Mücadele'ye büyük katkıda bulunan kadın öğretmenlerin bir başkası Bursalı Zehra Hanım'dır. Zehra Hanım¸ işgale uğrayan Bursa'da¸ millî hareketi destekleyici çalışmalarıyla dikkat çekmiştir. Bu durum¸ Zehra Hanım'ın Yunanlılar tarafından tutuklanıp Yunanistan'a sürgün edilmesine yol açmıştır. Bir müddet sonra Zehra Öğretmen serbest bırakılmış ve tekrar yurda dönmüştür. Dönüşünde¸ TBMM kendisini fedakârca gayretleri sebebiyle "İstiklâl Madalyası" ile taltif etmiştir.


Kaynak: İsmail Çolak¸ Millî Mücadele'de Kalemli Ordu¸ 2. Baskı¸ İstanbul¸ 2013¸ Yitik Hazine Yayınları.

Sayfayı Paylaş