CEBELE B. HÂRİSE جبلة بن حارثة

Somuncu Baba

Cebele¸ kaçırılıp köle olarak satılan kardeşi Zeyd’i Hz. Peygamber’den (s.a.v.) istedi. Rasûlullah (s.a.v.) âzat ettiği Zeyd’i ağabeyi ile gidip gitmemekte serbest bıraktıysa da Zeyd tereddütsüz Hz. Peygamber’i (s.a.v.) tercih edince Cebele geri döndü. Yine Cebele’ye¸ “Sen mi büyüksün yoksa Zeyd mi?” diye sorulunca¸ “Ben önce doğdum¸ ama o benden büyüktür.” dedi.

Adı  : Cebele b. Hârise


Künyesi : Muhtemelen Ebû Hârise


Doğum yılı : Bi’setten (M. 610’dan) önce


Doğum yeri  : Muhtemelen Suriye bölgesinde


Baba adı  : Hârise b. Şerâhîl el-Kelbî


Anne adı  : Sa’dâ bint Sa’lebe olup Tay kabilesindendir.


Eş(ler)i  : Tespit edilemedi.


Akrabaları : Peygamberimizin azadlısı Zeyd b. Hârise’nin abisidir.


Oğulları : Hârise


Kızları  :Tespit edilemedi.


Kabilesi : Yemen menşeli olan ve Suriye bölgesinde yaşayan Kelb kabilesinden


İslâm’a girişi: İslâm’ın ilk yıllarında


Sohbet süresi:Yirmi yıla yakın


Rivayeti : 2


Yaşadığı yer : Suriye bölgesi


Mesleği  : Muhtemelen ticaret ve hayvancılık


Hicreti : Tespit edilemedi.


Savaşları : Tespit edilemedi.


Görevleri : Tespit edilemedi.


Fizikî yapı  : Tespit edilemedi.


Mizacı : Akrabalarına bilhassa kardeşi Zeyd’e düşkün ve saygılı


Ayrıcalığı : Cebele küçükken annesi vefat etmiş ve dedesi tarafından yetiştirilmiştir.


Ömrü  : Orta yaş


Ölüm yılı  : Tespit edilemedi.


Ölüm yeri : Tespit edilemedi.


Ölüm sebebi : Muhtemelen hastalık


Hakkında  : Cebele¸ kaçırılıp köle olarak satılan kardeşi Zeyd’i Hz. Peygamber’den (s.a.v.) istedi. Rasûlullah (s.a.v.) âzat ettiği Zeyd’i ağabeyi ile gidip gitmemekte serbest bıraktıysa da Zeyd tereddütsüz Hz. Peygamber’i (s.a.v.) tercih edince Cebele geri döndü. Yine Cebele’ye¸ “Sen mi büyüksün yoksa Zeyd mi?” diye sorulunca¸  “Ben önce doğdum¸ ama o benden büyüktür.” dedi.


Hadisleri  : Hz. Peygamber (s.a.v.) Cebele’ye şöyle buyurmuştur: “Yatağına girdiğin zaman Kâfirûn Sûresini oku! Çünkü bu¸ şirkten beri olmak demektir.”


 


Kaynaklar:İsâbe¸ I. 456; Üsd¸ I. 169; DİA¸ VII. 185;Hâkim¸ Müstedrek¸ III. 240-241; Taberânî¸ el-Mu’cemu’l-Kebîr¸ II 287; Tirmizî¸ Sünen¸ V. 676¸ no: 3815.

Sayfayı Paylaş