MUSTAFA TAKÎ EFENDİ (K.S) VE HULÛSİ EFENDİ (K.S)'DE YÖNTEM BİRLİĞİ

Somuncu Baba

"Takî Efendi ve Hulûsi Efendi'nin en dikkat çekici hareket noktaları ‘halka hizmeti Hakk'a hizmet' olarak görmeleridir. Bu hassasiyetlerinden dolayı her iki isim de ömürleri boyunca nefislerini değil özelde Müslümanları genelde bütün insanlığı düşünerek hareket etmişlerdir. "


Sûfîler ‘ibnü'l-vakt' olma özellikleri nedeniyle dönemlerindeki iletişim araçlarını etkili bir şekilde kullanmayı hayat felsefesi olarak benimsemiş kimselerdir. Farklı zaman dilimlerinde hayatlarını devam ettiren sûfîlerin araç ve gereçleri değişse de ‘aynı hedefe hizmet için emek sarf eden kimseler oldukları' gerçeği hiçbir zaman değişmemiştir. Bu anlamda on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın iki etkili ismi olan Mustafa Takî Efendi ve Osman Hulûsi Efendi'nin paralellik arz eden yöntemleri ustaca kullanmaları da son derece dikkat çekicidir. Aynı membadan beslenen bu iki isim kullandıkları yöntemleri etkili bir şekilde içerisinde yaşadıkları toplumun hizmetine dönüştürebildikleri için topluma yön veren lider ruhlu insanlar olarak tarihe geçmişlerdir. Çalışmamızda geniş halk kitlelerini peşinden sürüklemeyi başarmış bu gönül insanlarının kullandıkları bazı ortak yöntemlere değinmek istiyoruz.


Mustafa Takî Efendi ve Hulûsi Efendi'nin Kullandıkları Bazı Ortak Yöntemler


Takî Efendi ve Hulûsi Efendi'nin en dikkat çekici hareket noktaları ‘halka hizmeti Hakk'a hizmet' olarak görmeleridir. Bu hassasiyetlerinden dolayı her iki isim de ömürleri boyunca nefislerini değil özelde Müslümanları genelde bütün insanlığı düşünerek hareket etmişlerdir. Takî Efendi¸ adliye teşkilatındaki görevleri¸ Sivas Sultanisi ve ilk Meclis'teki faaliyetleri ile dünya savaşlarının pençesinde kıvranan dönemindeki insanların dertlerine derman aramaya çalışmıştır. Bu alanda bıkmadan¸ yorulmadan ve şahsî çıkarlarını hesaba katmadan büyük bir performans göstermiştir. Adliye teşkilatında görev yaptığı dönemlerden itibaren içerisinde yaşadığı toplumun ve bütün dünya insanlarının sorunlarını tespit ve çözüm noktasında fikirler üretmiştir. Aynı hassasiyeti Hulûsi Efendi de görmek mümkündür. O¸ halkın hizmetinde olmayı Hakk'a hizmet olarak gördüğü için canlıya hizmeti şiar edinen vakıf faaliyetleri ile açların doyurulması¸ eğitim-öğretim sürecindeki gençlere destek olma¸ mukaddes ve manevî değerlere sarılarak insanların yaşamaları için ter dökmüştür. Yönetilen ve yönetenler arasında köprü vazifesi gören Hulûsi Efendi¸ döneminin sıkıntılı alanları olan ekonomi ve manevî gelişimin önündeki engellerin kaldırılması için uğraş vermiştir.


Dönemlerinin İletişim Araçlarını Ustaca Kullanmaları


Bireyin düşüncelerini¸ his ve mesajlarını insanlara ulaştırabilme noktasında telefon¸ televizyon¸ radyo¸ yazılı ve görsel basının hayati öneme haiz unsurlar olduğu şüphesizdir. Takî Efendi iletişimde dönemindeki kitap¸ gazete¸ dergi ve camii imam-hatipleri ile mesajlarını muhataplarına ulaştırmaya çalışırken Hulûsi Efendi de kitap¸ dergi¸ vakıf bültenleri¸ televizyon ve radyo unsurlarını ustaca kullanmıştır. Takî Efendi'nin¸ ‘Târîh-i Nûr-i Muhammedî' ¸ ‘Kırk Hadis' ve ‘Ağaç Dikmenin Fazileti' isimli kitapları¸ ‘Sebilürreşat'¸ ‘Sırat-ı Müstakim'¸ ‘Beyânü'l-Hak' ¸ ‘Mikyâs-ı Şeriat' ve ‘Vicdan Gazetesi'ndeki yazıları ve bu çalışmalarının memleketin en ücra köşelerine ulaşabilmesi noktasında köy imam-hatiplerini vasıta olarak kullanması döneminin iletişim araçlarını maharetle kullandığına işaret eden önemli göstergelerdir. Buna karşılık Hulûsi Efendi de ‘Dîvân'¸ ‘Mektûbât' ve ‘Hutbeler' isimli eserleri¸ kuruculuğunu yaptığı vakfın faaliyetlerini anlatan broşür ve gazete haberleri¸ kültür etkinlikleri¸ sempozyumlar¸ faaliyetlerini bütün dünyaya ilan eden radyo ve televizyon vasıtaları ile kendi dönemindeki iletişim vasıtalarını ustaca kullanmıştır.


İlme Düşkünlükleri¸ Kitap Sevgileri ve Kültürün Temeli Zengin Bir Kütüphaneye Sahip Olmaları


Takî Efendi ve Hulûsi Efendi ilme olan düşkünlüklerini sahip oldukları büyük/çok yönlü kütüphaneleri ve kitaplara olan sevgileri ile ifade eden isimlerdir. İlim adamlarına saygı duymaya ve ilim sahibi olmaya insanları teşvik eden Takî Efendi¸ ilimden uzaklaşmanın acı neticelerini¸ kitabın önemini ve ilim ehlinin kıymetini birçok makalesinde dile getirmiştir. Bununla birlikte meclis kayıtlarından elde edilen bilgilere göre Takî Efendi¸ maddî imkânsızlıkların ve dünya savaşlarının cereyan ettiği çok sıkıntılı bir dönemde yaşamasına rağmen¸ büyük çaplı kütüphaneye sahip bir kimsedir. Kütüphanesinin günümüze ulaşabilen¸ Yıldızeli/Ağıllar Bölgesi'ndeki bir yazlıkta muhafaza edilen ve esas kütüphanesinin onda biri olduğu ifade edilen kitapların Takî Efendi'nin kitap sevgisini¸ ilme düşkünlüğünü ve kütüphanesinin kapasitesini tarif etmeye yeterli olduğu kanaatindeyiz. Aynı şekilde Hulûsi Efendi de yaşadığı toplumda ilme olan düşkünlüğü ve kitap sevgisi ile tanınan bir isim olmuştur. 10.000 ciltten fazla eseri bünyesinden barındıran ‘Hacı Hulûsi Ateş¸ Şeyhzâdeoğlu Özel Kitaplığı' ismini verdiği ve ansiklopedi¸ lügatler¸ atlaslar¸ tefsirler¸ hadis ve fıkıh kitapları¸ dîvânlar¸ fikir kitapları ve fen bilimlerine dair eserlerden oluşan zengin kütüphanesi ve kurulmasına vesile olduğu birçok kütüphane onun kitap sevgisini ve ilme olan düşkünlüğünü gösteren işaretlerdir.


Dile Olan Yatkınlıkları ve İnsanlarla İletişimde Dili Ustaca Kullanabilmeleri


Takî Efendi ve Hulûsi Efendi'nin en büyük ortak yönlerinden bir tanesi de dile olan yatkınlıkları ve dili fikirlerini muhataplarına ulaştırmada ustaca kullanabilmeleridir. Birçok sûfîde olduğu gibi bu iki isim de sadece sanat için dil ve şiire değer vermemişler¸ dili ve dilin büyüsünü ifade eden şiiri düşüncelerini ifade etmede bir araç olarak görmüşlerdir.


İslâmî ilimlerin temeli sayılan Arapçaya ve İslâm kültürünü derinden etkileyen ve ondan büyük ölçüde etkilenen Farsçaya her iki isim de ayrı önem vermişlerdir. Takî Efendi¸ öğrencilik yıllarından itibaren dile olan yatkınlığı ile akranları arasında temayüz etmiş¸ bu mahareti dolayısıyla Takî Efendi olgunluk dönemlerinde uzun bir süre Arapça-Farsça hocalığı yapmıştır. Takî Efendi sadece İslâm kültürünü yansıtan dillerde değil içerisinde yaşadığı toplumda konuşulan Ermeniceye de hâkim bir isimdir. Takî Efendi'nin bu hassasiyeti atalarımızın ‘Bir lisan bir insan' anlayışını benimseyen kişiliğinin bir göstergesidir.


Hulûsi Efendi'nin de Arapçayı öğrenme ve onu ustaca kullanma konusunda mahir bir isim olduğunu söyleyebiliriz. Onun bu konudaki maharetini ‘Dîvân'ının ve ‘Mektûbât'ının birçok yerinde gözlemlemek mümkündür.


Topluma Yön Veren Mesleklere Sahip Olmaları ve Sonuç


Takî Efendi'yi ve Hulûsi Efendi'yi hizmetlerinin etkili hale gelmesinde bir araya getiren önemli bir husus da sahip oldukları meslekleridir. Takî Efendi¸ adliye teşkilatının çeşitli kademelerindeki görevleri¸ mebusluk dönemindeki faaliyetleri ve nihayet öğretmenlik sürecindeki hizmetleri ile toplumun önünde hayr hizmetlerinin öncüsü olarak bir hayat sürmüştür. Takî Efendi¸ kişisel ve toplumsal alanlarda hayatlarına anlam katmaya çalışan insanlara çözüm önerileri ve fiilî mücadelesi ile lider ruhlu bir insan olarak insanlara yol göstermiştir. Hulûsi Efendi de¸ Takî Efendi'de olduğu gibi¸ önceleri vekil daha sonra kadrolu olarak yürüttüğü imam-hatiplik görevi ile toplumun önünde topluma yön veren bir isim olmuştur. Hulûsi Efendi¸ toplumun sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde her zaman en önde yer almıştır. İşte Hulûsi Efendi'nin vesile olduğu hizmetlerden bazıları: Şeyh Hamid-i Veli Cami ve Külliyesi'nin onarılması¸ Zaviye Mahallesi'nde kullanılmaz halde olan Ulu Cami'nin aslına uygun hale getirilmesi¸ Abdurrahman-ı Erzincanî Külliyesi¸ Abdurrahman Gazi Cami ve Külliyesi¸ Balaban Çarşı Cami¸ Mersin Hulûsi Efendi Cami¸ İstanbul Ebuzer Cami ve Kültür Sitesi'nin inşası¸ Hulûsi Efendi Erkek Öğrenci Yurdu¸ Aişe Sıddıka Hanım Kız Öğrenci Yurtları¸ Darende İlahiyat Fakültesi'nin inşası¸ Darende İmam-Hatip Lisesi'nin yapımı¸ Darende Devlet Hastanesi'ne jeneratör desteği¸ Hacı Naciye Hanım Sağlık Ocağı¸ Somuncu Baba Dergisi…


Bu veriler iki gönül insanının¸ insanların gönül yangınlarını söndürmekte kullandıkları bazı yöntemleri göstermektedir. Netice olarak ifade etmemiz gerekirse onlar¸ farklı dönemlerde hayatlarını devam ettiren gönül sultanları da olsalar aynı gönül yangınının hissiyatını duyan insanlara benzer yöntemleri kullanarak rehberlik edebilmeyi başarmış kimselerdir. Bizler de zamanını aşmayı başararak insanlara ufuk çizen ve kubbede bıraktıkları hoş seda sebebiyle daima hayr ile yâd edilen bu gönül insanlarının yöntemlerini kullanmaya çalışmalı ve bu şekilde hem şahsımızın hem de içerisinde yaşadığımız toplumun hayatına anlam katabilmiş olmanın hazzına ulaşma gayretinde olmalıyız.



 

Sayfayı Paylaş