ELLİBİRİNCİ HUTBE

Somuncu Baba

Bilmiş olunuz ki¸ dünyâda her şeyin devâm ve bakâsı ancak adâletle ve her şeyi yerli yerinde yapmakladır. Bütün mevcûdat böyledir. İnsanın hayâtı adâlet ve i'tidâl ile kâim¸ ecrâm-ı semâvîyyenin muntazaman seyr ü hareketi aralarındaki mutedil nispetle daimdir. Bunun içindir ki Allâh (c.c) bize adâletle emr ediyor¸ dâima adâlet üzere yürüyünüz. Zulümden¸ zâlim olmaktan sakınınız¸ diyor. Zulm denilen şeyin insanlar için dünyâ ve âhirette birçok felâketler¸ musîbetler¸ türlü türlü belâlar doğuracağını Kur'ân-ı Kerîm haber veriyor. Zulüm insanlar i

"Allâh size¸ emânetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allâh¸ bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allâh hakkıyla işitendir¸ hakkıyla görendir. (Nis⸠58.)


Cemâat-i Müslimîn!


Bilmiş olunuz ki¸ dünyâda her şeyin devâm ve bakâsı ancak adâletle ve her şeyi yerli yerinde yapmakladır. Bütün mevcûdat böyledir. İnsanın hayâtı adâlet ve i'tidâl ile kâim¸ ecrâm-ı semâvîyyenin muntazaman seyr ü hareketi aralarındaki mutedil nispetle daimdir. Bunun içindir ki Allâh (c.c) bize adâletle emr ediyor¸ dâima adâlet üzere yürüyünüz. Zulümden¸ zâlim olmaktan sakınınız¸ diyor. Zulm denilen şeyin insanlar için dünyâ ve âhirette birçok felâketler¸ musîbetler¸ türlü türlü belâlar doğuracağını Kur'ân-ı Kerîm haber veriyor. Zulüm insanlar için de milletler için de âmil-i felâket ve izmihlâldir. Milletler de insanlar gibi adl ile yaşar; zulm ile yıkılır gider.


Cemâat-i Müslimîn!


Zulmün türlüsü vardır. Adâletin zıddı olan her şey zulümdür. Bir şeyi mahallinin gayriyle koymak zulümdür. Hak sâhibini hakkından mahrûm etmek¸ birinin hakkını elinden almak zulümdür.


Borçlu olduğu vazîfeleri yapmamak işi ehline vermemek¸ emânete hıyânet etmek zulümdür. Allâh (c.c)'a¸ kendi nefsine âilesine ve çocuklarına karşı vazîfelerini tam yapmamak zulümdür. Bunlar ister sözle¸ ister işle ne sûretle olursa olsun zulümdür.


Millet malına tecâvüz etmek¸ efrâd-ı milletin dişinden tırnağından artırıp vermiş olduğu paraları korumamak¸ onu çalmak en büyük bir zulümdür. Haklıyı haksız çıkarmak da bile bile yanlış hüküm vermek de zulmün en büyüklerindendir. Allâh (c.c) âdil-i mutlaktır. Bütün bunları görüyor¸ biliyor¸ zâlimin yanında yaptığı zulümleri hiç cezâsız bırakır mı?


Peygamberimiz Efendimiz hazretleri bakınız ne buyuruyorlar:


"Zulümden sakının. Çünkü dünyâdaki zulüm kıyâmette sâhibini karanlıklar içinde bırakır¸ selâmet ışığından mahrûm eder. Kâfir dahi olsa mazlûmun bedduâsından¸ âh etmesinden sakının¸ Çünkü onun duâsı¸ bir ateş şerâresi gibi göklere kadar yükselir. Onun önünde bir perde yoktur. Onun duâsı Allâh yanında makbûldür."


Efendimiz diğer hadîs-i şerîflerinde şöyle buyuruyorlar:


"Hakîki müflis şunlardır ki: Kıyâmet gününde namazlarıyla oruçlarıyla zekâtlarıyla ve her türlü ibâdetleriyle gelirler. Bunlar dünyâda iken her türlü ibâdetlerini yapmışlar. Fakat diğer taraftan ötekine sövmüşler¸ berikine iftirâ etmiş¸ haksız olarak filanın malını yemiş¸ birini dövmüş¸ başka birinin kanına girmiş. İşte bu hak sâhibleri onun etrâfını alacak¸ haklarını isteyecekler. Yaptığı ibâdetler¸ hayr u hasenât bunlara taksim edilecek; fakat yine yetişmeyecek. Bu def'a onun günahları da buna yükletilerek¸ cehenneme atılacak işte asıl müflis budur."


Gördünüz mü ey cemâat? Müflis kime derler imiş! Hakîkat böyledir. Asıl iflas işte budur. Öyle ise bu iflastan sakınalım. Dünyâda iken¸ en ufak bir zulümden en küçük bir haksızlıktan sakınalım. Her hak sâhibine¸ hakkını verelim. Vazîfelerimizi yerli yerinde yapalım¸ zâlimlerin uğrayacakları elim akıbetleri asla unutmayalım.


İşte hutbemizin başında okuduğumuz hadîs-i şerîfte Aleyhisselatü ve's-selâm Efendimiz bakınız ne buyuruyorlar:


"Mü'minlerin îmânca en kâmil ve olgun olanları ahlâken en iyi olanlarıdır. Bir kul ahlâkını güzelleştirmedikçe¸ öfkesini yenmedikçe¸ kendi nefsi için sevip istediğini¸ başkaları için de ârzû etmedikçe¸ olgun îmânlılardan olmaz. Bir kulun kalbi doğru olmadıkça îmânı doğru ve kâmil olmaz. Dil doğru ve temiz olmadıkça kalbi doğru olmaz. Kötülüğünden komşuları emin olmayanlar Cennete giremezler."

Sayfayı Paylaş