YÜZONDÖRDÜNCÜ HUTBE

Somuncu Baba

“Ramazan ayı insanlara yol gösterici¸ doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'ânın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrâk edenler onda oruç tutsun…” (2/Bakara¸ 185)

“Ramazan ayı insanlara yol gösterici¸ doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'ânın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrâk edenler onda oruç tutsun…”  (2/Bakara¸ 185)


Muhterem Cemâat!


Mübârek Ramazan'ın hayâtımızda müstesna bir neş'esi vardır. Gündüzlerine oruçlarımız gecelerine terâvih namazlarımız şeref veriyor. İbâdetler arasında orucun rûhumuz üzerinde lâhutî bir tesiri vardır. Bu ulvî tesiri¸ az çok her oruçlu herhâlde nefsinde duyar. Çünkü oruç riyâ karışmayan Allah ile kul arasında mahrem kalan¸ bir ibâdettir. Bu sebeple oruçluda kulluk duygusu¸ Cenâb-ı Mevlâ'ya bağlılık duygusu bulunur. Bu nisbette derunî bir hayır ve sürûru vardır. Orucun¸ bu hususiyetlerine mebnî Allahu Teâlâ orucun armağanını oruçluya doğrudan doğruya veririm buyurmaktadır. Bu yüce ibâdet tabii Ramazan'ın gündüzlerine müstesna bir şeref veriyor. Terâvih namazı da geceleri nurlandırıyor.


Terâvih namazı¸ sünnet bir namaz olmakla beraber onun edâsındaki hususiyetlerden ötürü farzlar kadar gönüllerimizde yükseltici bir te'yîdi vardır. İşte Ramazan'a büyük kudsiyetler veren bu oruçlarımız bu sevimli terâvih namazlarımızdır. Ramazan gelince gönlünde bir hareket duymayan¸ içinde sevinç hissetmeyen adam rûhen hastadır. Biz müminler¸ Ramazan'dan kana kana zevk-yâb olurken bu dînî neş'eden uzak kalan gönüllere Cenâb-ı Hak'tan hidâyet dileriz.


Allah (c.c) cümlemizi doğru yoldan ayırmasın.

Sayfayı Paylaş