ŞEHR-İ AMASYA

Somuncu Baba

Amasya şehrimiz kayaları ve kalesiyle¸ elmasıyla meşhur bir ilimizdir. Danişmendoğulları ve Selçuklular devrinde olduğu gibi¸ Osmanlılar döneminde de önemli bir konuma sahip olmuştur. Dağlarında gümüş madenleri¸ gönüllerinde devlet ve millet hazineleri olan bu diyarın insanları her zaman güzelliklerle iç içe yaşamışlardır. Yeşil vadileriyle¸ irem misali bahçeleriyle¸ irfan meclisleriyle Osmanlı Hanedanı'nın taht şehri olmuştur.

Evin insan ve toplum hayatındaki önemini hatırlatır zarif yapıları… Misafire har zaman açık tutulmuştur gönül kapıları…

Amasya şehrimiz kayaları ve kalesiyle¸ elmasıyla meşhur bir ilimizdir. Danişmendoğulları ve Selçuklular devrinde olduğu gibi¸ Osmanlılar döneminde de önemli bir konuma sahip olmuştur. Dağlarında gümüş madenleri¸ gönüllerinde devlet ve millet hazineleri olan bu diyarın insanları her zaman güzelliklerle iç içe yaşamışlardır. Yeşil vadileriyle¸ irem misali bahçeleriyle¸ irfan meclisleriyle Osmanlı Hanedanı'nın taht şehri olmuştur.


Evin insan ve toplum hayatındaki önemini hatırlatır zarif yapıları… Misafire har zaman açık tutulmuştur gönül kapıları…


 


1386 yılında Şehzade Yıldırım Beyazıt Amasya'yı Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402'de Osmanlı birliğinin bozulmasına sebep olan ve Timur'un zaferi ile sonuçlanan Ankara Savaşı¸ Şehzadeler arasında mücadeleye dönüşmüştür. Amasya Valisi Çelebi Mehmet duruma hâkim olarak ikinci defa Osmanlı birliğini sağlamıştır. Amasya; Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedeniyle¸ “Şehzadeler Şehri ” olarak ün yapmıştır. Şehzade Yıldırım Beyazıt¸ Çelebi Mehmet¸ Şehzade Murat (II) (1404 yılında Amasya'da doğmuştur.)¸ Şehzade Ahmet Çelebi¸ Şehzade Mehmet (II)¸ Şehzade Alâeddin¸ Şehzade Bayezid (II) (Oğlu Yavuz Sultan Selim 1470 yılında Amasya Sarayında doğmuştur.)¸ Şehzade Ahmet¸ Şehzade Murat¸ Şehzade Mustafa¸ Şehzade Beyazıt ve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya'da valilik yapmışlardır. Bu dönemde Amasya'da birçok âlim yetişmiş¸ saray¸ çeşme¸ medrese¸ cami¸ türbe v.b. gibi kalıcı eserlerle kentimiz bir kültür merkezi olarak tarihteki yerini almıştır.


Bir de Ferhad ile Şirin'in bitmez tükenmez aşk hikâyesi vardır ki¸ kayaları delip¸ sular akıtan bir sevgi medeniyetinin izlerinin nakışlarıyla doludur. Hulûsi Efendi Hazretleri bir beytinde şöyle buyurur:


 


Aşkdır Ferhâd'a tîşesin başa urduran


Aşkdır Şîrîn lebinden kevser nisâr eder


 


Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu şehrimize gelenlere şu hatırlatmalarda bulunmaktadır:


– Yeşilırmak Vadisi'nde Ferhat Dağı ve Amasya Kalesi eteklerinde kurulmuş açık hava müzesi olan bu kenti¸ kuşbakışı Çakallar Mevkii'nden izlemeden¸


– Çınar ağaçları altında semaver çayını yudumlarken; Yeşilırmak içerisinden yükselen Roma Dönemi sur duvarları üzerine dizelenmiş Amasya tarihi Yalıboyu Evleri'ni¸ arkasında yükselen kalker kayalara ayrılmış Kral Kaya Mezarları'nı ve tepesinde Amasya Kalesi'ni¸ taş işçiliğinin nadide örneği portale sahip¸ İlhanlı Dönemi'nde hastane olarak kullanılan Bimarhane'yi (Darüşşifa) ve doğa harikası Borabay Gölü'nü görmeden¸


– Osmanlı Dönemi yapılardan birisi olan Sultan II. Beyazıt Külliyesi'ni¸ Hazeranlar Konağı'nı¸ Şehzadeler Müzesini¸ Saraydüzü Kışlası ve Milli Mücadele Müzesini ve 1914 Maket Amasya'yı gezmeden¸


– Amasya Misket elmasını ve kirazını yemeden¸ Amasya'dan dönmeyin…


 


AMASYA CITY


 


Amasya is one of our cities which is famous for its rocks¸ castles and apples. It had an important position not only in the eras of Danişmendoğulları and Seljukian but also the era of Ottomans. The people of this city¸ whose mountains have silver mine and hearts have the treasure of the crown and nation¸ have always lived in beauties. It became the city of throne with its green valleys¸ gardens like the Eden and wise people.


The elegant architecture of the city reminds us the importance and influence of the house on people and the society. Here¸ the doors of the hearts have always been open to the guests…


Amasya had the special interest of the Ottoman Emperors and their sons during the Ottoman Era¸ so it had been known as "the City of Princes". Prince Beyazıt I¸ Çelebi Mehmet and Murat II (1404) were born in Amasya.

Sayfayı Paylaş