ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANARKEN

Somuncu Baba

Çağ açıp çağ kapayan ve Sultan Mehmed'e fatih unvanını kazandıran İstanbul'un fethi sadece 1453 yılını sevince boğan bir zafer olmakla kalmayan¸ yankısı bugün dahi dünya tarihinde tesirini sürdüren kutlu bir olaydır. Şüphesiz bu zafere kolay ulaşılmamış¸ sevgili İstanbul'un uğruna nice adsız âşık canını feda etmiştir. Bu şehitlerin bir kısmının nerelerde medfun oldukları belli iken birçoğunun kabri ise meçhul kalmış¸ yapılan araştırmalar sonucunda ise yeni yeni şehitlikler bulunmuştur. İşte bunlardan biri de Demirhane Caddesi üzerinde yer alan İstanbul'un fethi sırasında şehit


Çağ açıp çağ kapayan ve Sultan Mehmed'e fatih unvanını kazandıran İstanbul'un fethi sadece 1453 yılını sevince boğan bir zafer olmakla kalmayan¸ yankısı bugün dahi dünya tarihinde tesirini sürdüren kutlu bir olaydır. Şüphesiz bu zafere kolay ulaşılmamış¸ sevgili İstanbul'un uğruna nice adsız âşık canını feda etmiştir. Bu şehitlerin bir kısmının nerelerde medfun oldukları belli iken birçoğunun kabri ise meçhul kalmış¸ yapılan araştırmalar sonucunda ise yeni yeni şehitlikler bulunmuştur. İşte bunlardan biri de Demirhane Caddesi üzerinde yer alan İstanbul'un fethi sırasında şehit düşmüş yedi askerin medfun olduğu¸ bugün Yedi Şehitler Kabristanı olarak bilinen şehitliktir. Fetihten asırlar sonra Hacı İvaz isimli bir Allah dostu tarafından defnedildikleri yerler bulunan bu şehitlerin kabirlerinin etrafı duvarlar ile çevrilmiş ve muhafaza altına alınmıştır.


Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız İstanbul'da bulunduğu süre içerisinde bir çoğumuzun yıllarca yaşadığımız halde bilmediğimiz tarihi mekânları¸ kültürel değerleri adeta bize yeniden keşfettirip hatırlattılar. Geçtiğimiz aylarda bir gezi esnasında Yedikule'deki Yedi Şehitler kitabesi dikkatlerini çekmişti. Kitabenin okunup incelenmesini sağladılar. 1878 tarihinde Hacı İvaz'ın yer tespiti gibi bize yeniden tarihi hatırlattılar. O kitabenin günümüz Türkçesine birlikte bir bakalım:


Kudsî¸ bu şiirinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan¸ onu fetheden ordu ne güzel ordudur.” mealindeki hadis-i şerifinden ilham alarak burada bulunan askerlerin kutlu bir dava uğruna şehit olduklarını dile getiriyor ve şunları söylüyor:


Burada bulunan yedi kişi Gazi Fatih Sultan Mehmed Han ile birlikte İstanbul'un fethinde bulunmuşlardır. Bu zafer esnasında hepsi birden şehâdet şerbetini içmiş ve Yedikule dışında kaldıkları için bu zamana kadar bunlardan hiç kimse haberdar olamamıştır. Bu şehitlerin medfun oldukları yeri bulan kimdir¸ diye sorduğumda namının cihanın güneşi ve kendisinin uli'l-ebsâr (basiret sahibi) olduğunu işittim. Bu basiret sahibi¸ burada yatan bir bölük kimsenin¸ Hak yolunda cihad eden dindar şehitler olduğunu kaydetmiş ve burayı imar etmiştir. Bu bîçâre Kudsî¸ şehitliğin ne zaman tamamlandığını sordu. Kabri inşa eden zat dedi ki: “Mısırlı tarihini de buraya düşmüş.” (Son beyit ebced hesabıyla şehitliğin imarını yani H. 1296 / M.1878 tarihini gösteriyor.)


Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz…


 


Remembering Our Martyrs With Mercy


The conquest of İstanbul¸ which closed one era and opened a new one and gained Sultan Mehmed the title of Conqueror¸ did not only fill the year 1453 with joy but is also a blessed event which still has had an effect on the world history today. Doubtlessly¸ this victory was not something easy and there given lots of martyrs for this.


The Chairman of the board of trustees of our foundation visited many historical places while he was in İstanbul and reminded us those historical and cultural valueş which should have been known be many of us. In one of those tripş “The Inscription of Seven Martyrs” in Yedikule aroused his attention. Thuş he had it read and investigated.


Those seven martyrs fought alongside with Fatih Sultan Mehmed during the conquest of Istanbul and were martyred then. However¸ since they were not in the area of Yedikule¸ they were not realized so far.


We remember all our martyrs with gratitude…

Sayfayı Paylaş