MISIR'DA OSMANLI İZLERİ

Somuncu Baba

Ecdadımız Osmanlı¸ Mısır'da uzun yıllar hâkimiyet sağlamış ve başta başkent Kahire olmak üzere İskenderiye¸ Tanta¸ Şarkiye gibi büyük kentlerde eşsiz mimarî yapılar ve eserler inşa ederek bu tarihî yapıları Mısır halkına miras bırakmıştır.

Kahire'de 1848 yılında tamamlanan ve Selahaddin Kalesi'nin içerisinde yer alan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii¸ Mısır'daki Türk mimarisinin en önemli eserlerinden biridir ve hâlen tüm canlılığı ile ayaktadır. Selahaddin Kalesi'nden Kahire'ye bakıldığında Osmanlı mimarisi ile yapılan camiler hemen fark edilebilmektedir. Diğer hükümd


Ecdadımız Osmanlı¸ Mısır'da uzun yıllar hâkimiyet sağlamış ve başta başkent Kahire olmak üzere İskenderiye¸ Tanta¸ Şarkiye gibi büyük kentlerde eşsiz mimarî yapılar ve eserler inşa ederek bu tarihî yapıları Mısır halkına miras bırakmıştır.


Kahire'de 1848 yılında tamamlanan ve Selahaddin Kalesi'nin içerisinde yer alan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii¸ Mısır'daki Türk mimarisinin en önemli eserlerinden biridir ve hâlen tüm canlılığı ile ayaktadır. Selahaddin Kalesi'nden Kahire'ye bakıldığında Osmanlı mimarisi ile yapılan camiler hemen fark edilebilmektedir. Diğer hükümdarlıkların döneminden kalma camilerin minarelerinin hemen arasından yükselen Türk tarzı minareler ne kadar Kuzey Afrika mimarisine uyum sağlasalar da yine de Anadolu'dan ve İstanbul'dan motifler ve çizgiler taşımaktadır. Kaleye bakan Mahmudiye Camii'nin minareleri¸ Anadolu'da görülen minare tarzının yüzde yüz aynısı olduğu için diğer eserler arasından çok çabuk seçilebiliyor.


Kahire'de Osmanlı dönemine ait çok sayıda su sebili bulunmaktadır. Osmanlı Devleti tarafından %96'sı çöl olan ve yazın sıcaklıkların 50 dereceye yaklaştığı Mısır'da Osmanlı sebilleri bağrı yanan¸ dudakları çatlayan Mısır halkına bir rahmet esintisi olarak inşa edilmiştir. Her sebil¸ birer sanat harikası şeklinde Mısır sanat tarihinin önemli birer parçası olmaya devam etmektedir. Yavuz Sultan Selim Han Sina Çölü'nü 09-22 Ocak 1517 tarihleri arasında geçerken Allah'ın hikmeti olarak yağmur yağdığı ve ordunun bu sayede hiç su sıkıntısı çekmediğinden bahsedilir. Onun için demek ki ecdadımızda o bölgeye su azizliğinde davranmıştır. 24 Ocak tarihinde Osmanlı Devleti Kahire'ye giren Yavuz Selim Han¸ “Hadimü'l-Haremeyn” yani “Kutsal Toprakların Hizmetçisi” sıfatıyla Mısır'daki kutsal emanetleri Anadolu'ya getirmiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in bu eşyaları Topkapı Sarayı'nda korunmaktadır.


Dergimizin bu ay kapak konusu Mısır'dır. Konuyla ilgili olarak Mustafa Özçelik'in Mehmet Akif'in Mısır Yılları¸ Doç. Dr. Fatih Erkoçoğlu'nun Kısa Mısır Tarihi ve Kaynakları ile M. Nihat Malkoç'un Nil'in Bereket Vadisi: Kahire yazıları istifadenize sunulmuştur.


Prof. Dr. Ali Akpınar'ın Hz. Yûnus (a.s.)'un Acelesi ve Meşhur Duâsı¸ Prof. Dr. Ramazan Altıntaş'ın Vahiy ve Nebevî Sünnetin İlişkisi¸ Prof. Dr. Kadir Özköse'nin Dinin Şeklî Boyutu Kadar Özüne de Vukûfiyet Sağlamak¸ Prof. Dr. Bilal Kemikli Dervişin Vakit Tasavvuruna Dair ve Prof. Dr. Abdullah Kahraman Ticarette Bereketin Anahtarı: Ticârî Ahlâk başlıklı yazılar ile birbirinden değerli diğer yazarlarımızın yazıları dergimiz sayfalarında siz değerli okuyucularımızı beklemektedir. Selam ile.


 


THE TRACES OF THE OTTOMANS IN EGYPT


Our ancestor The Ottomanş ruled in Egypt for long years and constructed many historical buildings and monuments first in Cairo and then in Alexandria¸ Tanta¸ Sharqia and legated them to the Egyptians.


There are numerous water dispensers in Cairo from the era of the Ottomans. These were constructed in Egypt¸ 96% of which consists of desert and where the temperature reaches 50◦C in summer¸ for the benefit of the Egyptionş who experienced the extremely hot climate of the country. Being a perfect work of art¸ each of these water dispensers stands as an imprtant part of the art history of Egypt.


Yavuz Sultan Selim¸ with the name of “The Servent of the Holy Lands Makkah and Madinah (Hadim-al Haremeyn)” brought the sacred helics to Anatolia. Now these are protected in Topkapı Palace.

Sayfayı Paylaş