KÜLTÜRÜN BEŞİĞİ ANKARA

Somuncu Baba

“Şehirler¸ geçmişin izlerini taşıyan devasa açık müzelerdir. Bu açık hava müzelerinde zamanın değişiminin ve mekânın dönüşümünün izlerini sürebilirsiniz. Şehirlerin de insanlar gibi kimlikleri vardır.” diyor bir edibimiz. Şehir¸ onu imar ve ihya eden toplumların hayat anlayışını yansıtır. O toplumun ruhunun yansımasıdır. Şehirlerin de duyguları vardır. Medeniyet merkezi olan şehirler ete kemiğe bürünmüş canlı varlıklar gibidir. Şehir¸ bir nevi hafızadır.

“Şehirler¸ geçmişin izlerini taşıyan devasa açık müzelerdir. Bu açık hava müzelerinde zamanın değişiminin ve mekânın dönüşümünün izlerini sürebilirsiniz. Şehirlerin de insanlar gibi kimlikleri vardır.” diyor bir edibimiz.  Şehir¸ onu imar ve ihya eden toplumların hayat anlayışını yansıtır. O toplumun ruhunun yansımasıdır.  Şehirlerin de duyguları vardır. Medeniyet merkezi olan şehirler ete kemiğe bürünmüş canlı varlıklar gibidir. Şehir¸ bir nevi hafızadır. 


Ankara'yı karanlık gecelerde parlayan aya benzetir şair ruhlu kalem ehli. Bozkırın ortasında parlayan bir mücevherdir Ankara. Hizmet düstur edenler¸ yüzyıllardır ellerinden gelini yapmaya çalışmışlar. Herkes kendinden bir şeyler katmaktadır bu güzel şehre…


Ankara¸ denizden uzaktır ama kültür suyuna kavuşmuş kadim bir medeniyetin nakış nakış motiflerinin bulunduğu işlemeli bir yüzük taşıdır.  Mecnun'un Leyla'sını çöllerde aradığı gibi¸ uzak düştüğü deryaları nehirlerle halkın istifadesine sunan hizmet gönüllülerinin gayret ettiği¸ bir münbit alandır artık. Lâtif ve mülâyim bir çehresi vardır bu şehrin. Onun gönül aynasında vakar ve tevazu¸ gül suretinde yansımaktadır.


Hitabet sanatını iyi bilenlerin konuşmalarını halka duyurabildiği bir kürsüdür Ankara… Seçkin Anadolu çocuklarının millet menfaatine kafa yorduğu¸ halkın daha müreffeh yaşaması için gecesine gündüzüne kattığı¸ hayırlı adımlar attığı¸  kararlar aldığı meclis çatısı altındaki zaman dilimlerinin şahididir. Doğusundan batısına bu ülkenin evlatlarının özgürlük adına¸ demokrasi adına seslerini arşa yükselttiği bir muhteşem korodur. Söyleyecek sözü olanlar¸ Anadolu'dan buraya akmaktadır. Ankara¸ misafirlerini ağırlamakta titizdir. O¸ mihmanlarını Yunus'un sevgisiyle¸ Mevlâna'nın hoşgörüsüyle¸ aziz toprağında sonsuzluk uykusunu uyuyan Hacı Bayram-ı Veli'nin vakarıyla karşılamaktadır.


Somuncu Baba'nın talebesi olarak¸ manevi büyüğünden aldığı feyzi¸ kemâlâtı Ankara'dan dünyaya yayarken Hacı Bayram-ı Veli¸ aynı zamanda kendini yetiştiren o kâmil gönlün hoşgörüsünü¸ irfanını¸ yüceliğini bütün insanlığa yansıtmaktadır.


M. Nihat Malkoç “Bu şehrin manevî bekçiliğini yapan bir ahir zaman mürşididir Hacı Bayram Veli… Hakikat incilerini toplayan bir gönül avcısıdır o…”  cümleleriyle kalpten Hüda'ya açılan yolların işaret taşlarını onun Somuncu Baba'nın gönlünden¸ kendi gönlüne akan inciler olduğuna  dikkat çeker. O üstadının nefisleri tezkiye eden tasavvuf mektebinde¸ gönül ikliminde yetişmiştir. Fatihlere yol olan nice Akşemseddinler geçmiştir rahle-i tedrisatından. Hacı Bayram'da ezanlar ruhlara inşirah neşvesi verir. Dualar tülü tül bulutlara yükselir orada. Ovasındaki başaklar yetkindir¸ olgundur¸ dolgundur. Tevazu ile boyun eğerler ama vakurdur duruşları.  Sevgi ve saygı kültürü taşına toprağına sinmiştir bu mübarek toprakların…


Bir bedendeki kalp gibi¸ seksen bir vilayet için merkezdir bu şehr-i cumhuriyet. Ankara sadece ülkemizin değil¸ vatanını¸ milletini seven yetmişdört milyon vatandaşımızın da gönlünde mutena bir yere sahiptir. Selam olsun¸ Ankara'ya…

Sayfayı Paylaş